İsrail’i sevindiren açıklama. Trump: “İran helikopterimizi düşürdü, karşılık vermemiz gerekiyor”

İsrail’i sevindiren açıklama. Trump: “İran helikopterimizi düşürdü, karşılık vermemiz gerekiyor”

ABD Başkanı Donald Trump bir ABD askeri helikopterinin İran tarafından düşürüldüğünü ve Amerika Birleşik Devletleri’nin “mutlaka” karşılık vermesi gerektiğini söyledi.

Trump açıklamayı 9 Haziran’da yaptı, olayın “dün gece” yaşandığını duyurdu.

Mesajında, İran’ın “Hürmüz Boğazı üzerinde devriye gezen son derece gelişmiş Apache helikopterlerimizden birini düşürdüğünü” öğrendiğini söyledi.

Pilotların yaralanmadığını belirten Trump, “Amerika Birleşik Devletleri’nin bu saldırıya mutlaka karşılık vermesi gerekiyor” dedi.

Trump’ın düşürülen Apache helikopteriyle ilgili mesajından dakikalar önce, İran’ın Washington ile görüşmelerindeki baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, misilleme sinyali verdi.

Sosyal medya mesajında, “Diplomasi dilini tercih ediyoruz, ancak diğer dilleri çok daha akıcı konuşuyoruz. Taahhütlerinizi bozarsanız, en iyi konuştuğumuz dile geçeceğiz” ifadelerini kullandı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) 9 Haziran’da konu ile ilgili bir bilgilendirme yapmıştı.

Olayın 9 Haziran’ın ilk saati içinde yaşandığı kaydedildi ve Apache tipi helikopterlerin “devriye gezerken Umman kıyılarına yakın bir yerde” düştüğü duyuruldu.

CENTCOM “İki askerin yaklaşık iki saat içinde güvenli bir şekilde kurtarıldığını ve durumlarının iyi olduğunu” açıkladı.

Has Donald Trump Accomplished His 5 Goals In Iran War? Here's Where He Stands

İki mürettabatın helikopteri bir Amerikan insansız deniz aracı tarafından kurtarıldı.

BBC’nin ABD’deki ortağı CBS News’a konuşan yetkililer, bunun ABD kuvvetlerini insansız deniz aracı tarafından gerçekleştirilen ilk kurtarma operasyonu olduğunu da ekledi.

Kurtarma operasyonunda hangi tür insansız aracın kullanıldığı belli değil, ancak bir ABD yetkilisi ABC News’e sürat teknesi benzeri bir tasarıma sahip olduğunu söyledi.

Bölgede son olarak İran’ın İsrail’in kuzeyine füze saldırısı düzenlemesinin ardından İsrail de İran’ın batı ve orta bölgelerine hava saldırıları düzenlemişti.

İran Devrim Muhafızları, 7 Haziran Pazar gecesi düzenlenen saldırının “bir hafta sürecek aralıksız saldırıların başlangıcı” olduğunu duyurmuştu.

İran, İsrail’in Pazar günü Lübnan’ın başkenti Beyrut’a hava saldırıları düzenlemesinin ardından saldırılarını başlatmıştı.

İran’dan Pazartesi günü yapılan açıklamada, Nisan ayında İsrail ve ABD ile yapılan ateşkesten bu yana dün ilk kez İsrail’e yönelik başlattığı füze saldırılarının durdurulduğu belirtilmişti.

Netanyahu da aynı gün yaptığı basın açıklamasında İran’ın saldırılarına karşılık verdiklerini ve saldırıları “şu an için” durdurduklarını, ancak savaşın henüz sona ermediğini belirtmişti.

CENTCOM’DAN AÇIKLAMA

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, AH-64 Apache tipi helikopterin, TSİ 02.33’te devriye gezdiği sırada Umman kıyıları yakınlarında düştüğü ifade edildi. Açıklamada, helikopterdeki 2 mürettebatın sağ kurtulduğu, bu askerlerin yaklaşık 2 saat içinde olay yerinden alındığı ve durumlarının stabil olduğu aktarıldı. Olayın sebebine ilişkin soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

İran: En iyi çözüm yabancı güçlerin bölgeyi terk etmeleri

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın ABD ordusuna ait bir helikopteri düşürdüğünü ve yanıt vermek zorunda olduklarına dair açıklamasının ardından, yabancı güçlerin İran yakınlarında risk altında olduğunu ve en iyi çözümün bölgeden ayrılmaları olduğunu söyledi.

Erakçi, ABD Başkanı Trump’ın, İran’ın ABD ordusuna ait bir helikopteri düşürdüğünü ve yanıt vermek zorunda olduklarına dair açıklamasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Mesajında, İran yakınlarındaki yabancı güçlerin “kendi insan hataları, basit kazalar veya çapraz ateşe yakalanma ihtimali nedeniyle sürekli risk altında olduğunu” ifade eden Erakçi, riski azaltmak için en iyi çözümün onların bölgeden ayrılması olacağını belirtti.

“DİPLOMASİ DİLİNİ TERCİH EDERİZ”

Erakçi, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın mesajındaki ifadeleri kullanarak, “Diplomasi dilini tercih ederiz ancak diğer dilleri de konuşuruz.” değerlendirmesinde bulundu.

İran Meclis Başkanı ve ABD ile Müzakere Heyeti Başkanı Kalibaf, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından ABD ile gerginliğe ilişkin paylaştığı mesajında, “Biz diplomasi dilini tercih ederiz fakat diğer dilleri çok daha akıcı bir şekilde konuşuruz. Siz taahhütlerinizi bozarsanız biz en iyi konuştuğumuz dile geçeriz.” ifadelerini kullanmıştı.

ABD’den Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğine ilişkin açıklama

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Atlantic Council tarafından düzenlenen Küresel Enerji Forumu’nda gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin son durumuna ilişkin soruya Wright, “Oldukça belirgin bir şekilde arttığını söyleyebilirim.” yanıtını verdi. Wright, petrol fiyatlarının yaşanan arz kesintisine rağmen beklendiği kadar yükselmemesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bunun birden fazla nedeni olduğunu anlattı.

NEW YORK TIMES: BELİRSİZLİK ANLAŞMA İHTİMALİNİ ZAYIFLATIYOR

New York Times’ın haberine göre, ABD ile İran arasında aylardır devam eden nükleer müzakerelerde en büyük sorunlardan biri Trump’ın müzakere sürecinde sık sık pozisyon değiştirmesi oldu.

Gazeteye konuşan arabulucular, müzakerelerin geleceğine ilişkin süregelen belirsizliğin taraflar arasında anlaşma sağlanmasını zorlaştırdığını belirtti. Haberde, taslak anlaşmada yapılmak istenen her değişikliğin İran tarafına iletilmesinin günler aldığı, bunun da süreci yavaşlattığı ifade edildi.

Özellikle İran’ın en üst karar mekanizmalarına mesaj ulaştırılmasında kullanılan diplomatik kanalların yavaş işlemesinin, görüşmelerdeki tıkanıklığı daha da artırdığı kaydedildi.

Trump moves closer to a major war with Iran

KRİZ NİSAN AYINDA BAŞLADI

Habere göre anlaşmazlıkların temeli, geçen nisan ayında ilan edilen ateşkes sonrasında Pakistan’da gerçekleştirilen ilk görüşmelere kadar uzanıyor.

Kaynaklar, Trump’ın başmüzakerecileri tarafından üzerinde mutabakata varılan şartların daha sonra Beyaz Saray tarafından defalarca değiştirildiğini öne sürdü.

Bu durumun, taraflar arasında güven sorununu derinleştirdiği ve müzakere masasındaki ilerlemeyi yavaşlattığı belirtildi.

İRAN’I ŞAŞIRTAN “20 YIL” ŞARTI

Haberde yer alan bilgilere göre, ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff ile Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İranlı yetkililere Washington’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin 10 yıl süreyle askıya alınmasını kabul etmeye hazır olduğunu bildirdi.

İranlı kaynaklar, Tahran’ın bu teklife olumlu yaklaştığını ve anlaşma zemininin oluşmaya başladığını öne sürdü.

Ancak daha sonra Trump’ın pozisyon değiştirerek askıya alma süresinin 20 yıla çıkarılmasını istemesinin İran tarafında şaşkınlık yarattığı belirtildi.

Arabulucuların, bu değişikliği son müzakere turunun başarısızlığa uğramasının başlıca nedenlerinden biri olarak değerlendirdiği aktarıldı.

Has Donald Trump Accomplished His 5 Goals In Iran War? Here's Where He Stands

YENİ ŞARTLAR GERİLİMİ ARTIRDI

New York Times’a göre Trump yönetimi daha sonra İran’ın nükleer programına ilişkin yeni koşullar ekledi ve İran’a ait bazı varlıkların dondurulması yönünde adımlar attı.

Bu gelişmelerin, İran tarafının anlaşmanın son taslağına vereceği yanıtın beklendiği kritik bir dönemde yaşandığı belirtildi.

İranlı yetkililerin söz konusu hamleleri tepkiyle karşıladığı ve bunu Washington’a duydukları güvensizliğin yeni bir göstergesi olarak değerlendirdiği ifade edildi.

TRUMP’TAN NETANYAHU’YA: ANLAŞMAYA YAKINIZ

Haberde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında gerçekleşen telefon görüşmesine ilişkin oldu.

Konuya yakın kaynaklara göre Trump, Netanyahu ile yaptığı görüşmede ABD ile İran’ın uzun vadeli bir nükleer anlaşmaya varmaya her zamankinden daha yakın olduğunu söyledi.

Trump’ın, müzakerelerde günler içinde önemli bir ilerleme sağlanabileceği yönünde değerlendirmelerde bulunduğu öne sürüldü.

TAHRAN MASADAN KALKMIŞ DEĞİL

İranlı kaynaklar ve arabulucular, Tahran’ın hâlâ bölgedeki ülkelerde dondurulmuş durumda bulunan ve değerinin on milyarlarca doları bulduğu belirtilen İran varlıklarının serbest bırakılması talebinde ısrarcı olduğunu aktardı.

Haberde, Amerikalı müzakerecilerin daha önce bu talebe prensipte olumlu yaklaştığı ancak son dönemde yaşanan görüş ayrılıklarının süreci yeniden belirsizliğe sürüklediği ifade edildi.

Uzmanlara göre, taraflar arasındaki diplomatik temaslar tamamen kopmuş değil. Ancak Trump yönetiminin son dakika değişiklikleri ve karşılıklı güvensizlik, Washington ile Tahran arasında uzun süredir aranan nükleer anlaşmanın önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyasında sık sık dile getirdiği “ABD’yi yeni savaşlara sokmayacağı” yönündeki söylemlerle çelişen açıklamalarda bulundu. İran’da üç aydır devam eden ABD-İsrail operasyonları nedeniyle baskı altında olan Trump, “Savaş olmayacağına dair garanti vermedim” diyerek dikkat çeken bir çıkış yaptı.

TRUMP: SAVAŞ OLMAYACAĞINA DAİR SÖZ VERMEDİM

ABD Başkanı Donald Trump, NBC’nin “Meet the Press” programında gazeteci Kristen Welker’e verdiği röportajda, seçim kampanyası sırasında verdiği sözlere ilişkin tartışma yaratacak açıklamalarda bulundu.

Trump, “Savaş olmayacağına dair garanti vermedim. Dünyanın en güçlü ordusunu neden kurayım ki?” ifadelerini kullandı.

İran’da devam eden ABD-İsrail operasyonlarına değinen Trump, kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verirken, “Yani söz verdiğimi söylüyorsunuz, ben hiçbir şey söz vermedim. Bu bitmek bilmeyen savaşlardan hoşlanmıyorum. Bu bitmek bilmeyen bir savaş değil. Bunu üç aydır yapıyoruz.” dedi.

KAMPANYA DÖNEMİNDE TAM TERSİNİ SÖYLEMİŞTİ

Ancak Trump’ın 2024 seçim sürecinde ABD’yi yeni savaşlara sokmayacağı yönünde birçok kez açıklama yaptığı biliniyor.

Seçim zaferinin ardından yaptığı konuşmada Trump, kendisine yönelik eleştirilere atıfta bulunarak, “Dediler ki, ‘Savaş başlatacak.’ Savaş başlatmayacağım. Savaşları durduracağım.” ifadelerini kullanmıştı.

Son açıklamaları ise seçim dönemindeki söylemleriyle çeliştiği yönünde yorumlara neden oldu.

“SAVAŞ BİTER BİTMEZ HER ŞEY DÜŞECEK”

Trump, röportajda ekonomik eleştirilere de yanıt verdi.

İran’daki çatışmaların sona ermesiyle birlikte enerji piyasalarında rahatlama yaşanacağını savunan Trump, “Savaş biter bitmez her şey düşecek.” dedi.

Buna karşın Başkan Trump, İran ile yürütülen müzakerelerin hangi aşamada olduğu sorusuna net yanıt vermedi. İranlı müzakerecileri “daha rasyonel” ve “çok zeki” olarak tanımlamakla yetindi.

50 BİN ASKER GERİ ÇEKİLECEK Mİ?

Trump, Orta Doğu’da konuşlandırılan yaklaşık 50 bin Amerikan askerinin geri çekilip çekilmeyeceği konusunda da açık bir taahhütte bulunmadı.

“Bunları orada tutmanın bize maliyeti çok az.” diyen Trump, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu yapmak akıllıca olmazdı çünkü belki onları kullanabiliriz. Olası değil. Ama bence çatışma tamamlanana kadar onları orada tutacağız.”

Bu açıklama, Washington’ın bölgede askeri varlığını kısa vadede azaltmayı planlamadığı şeklinde değerlendirildi.

NÜKLEER PROGRAM SORUSUNU YANITSIZ BIRAKTI

Başkan Trump, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin soruları da yanıtsız bıraktı.

ABD’nin, İran’ın nükleer programını sınırlandırmak için nasıl bir yol izleyeceğine dair ayrıntı vermeyen Trump, olası bir anlaşma sağlanamaması halinde askeri seçeneğin masada kalmaya devam edeceği mesajını verdi.

“BİRKAÇ AY DAHA ORADA OLACAĞIZ”

İran’daki operasyonları sona erdirememesi nedeniyle eleştirilere maruz kalan Trump, mevcut sürecin uzun savaşlarla kıyaslanamayacağını savundu.

Vietnam Savaşı’nı örnek gösteren Trump, röportajın sonunda şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç ay orada olacağız. Ve tehdit büyük ölçüde sona erdi. Yakında tamamen sona erecek.”

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar