Dünya genelinde peş peşe depremler: Yıkım neye bağlı?
Türkiye, coğrafyası nedeniyle depremlere yabancı olmayan ülkelerden biri. 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli iki depremde resmi kayıtlara göre 53 binden fazla kişi hayatını kaybetti.
Uzmanların sık sık uyarıda bulunduğu, beklenen “büyük İstanbul depremi” ise büyük endişe kaynağı.
Ancak çeşitli fay hatları üzerinde yer alan Türkiye, bu konuda yalnız değil. Dünyada deprem gerçeği ve korkusuyla yaşayan birçok bölge bulunuyor. Uzun yılları baz alan ortalamalara göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 15 deprem 7 ve üzeri büyüklükte gerçekleşiyor.
Bazı depremlerin yol açtığı sonuçlar ise diğer depremlere göre çok daha yıkıcı olabiliyor. Can kayıpları ve hasar her zaman depremin büyüklüğü ile doğru orantılı olmuyor.
Endonezya: 34 yıl sonra aynı bölgede deprem
Endonezya’nın doğusundaki Flores Adası açıklarında 15 Ağustos Cumartesi günü sabah karşı 7,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. En az 53 kişinin hayatını kaybettiği depremde yetkililerin verdiği bilgiye göre arama kurtarma çalışmaları sürüyor. İlk deprem sonrasında bölgede bin kadar artçı sarsıntının meydana geldiği bildiriliyor.
Endonezya, Japonya’dan Güneydoğu Asya’ya Pasifik Havzası boyunca uzanan dünyanın en yoğun sismik faaliyetlerinin yaşandığı Pasifik Ateş Çemberi üzerinde yer alıyor.
Flores Adası açıklarında 1992 yılında da 7,7 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş ve depremin tetiklediği tsunami sonucu 2 bin 500 kişi hayatını kaybetmişti.
Venezuela: 39 saniye arayla iki deprem
24 Haziran’da Venezuela, yılın şimdiye kadarki açık ara en ölümcül deprem felaketiyle sarsıldı. 7,2 büyüklüğündeki depremin ardından yalnızca 39 saniye sonra 7,5 büyüklüğünde daha da güçlü bir sarsıntı yaşandı. Ülkenin kuzeyi ve başkent Karakas özellikle ağır hasar gördü.

Resmi verilere göre çifte depremde 6 bin 300’den fazla kişi hayatını kaybetti. Yoksul ülkenin altyapısındaki etkiler de dramatik boyutta. Oregon State Üniversitesi araştırmacılarının uydu verilerine dayanan analize göre, depremin hemen ardından yapılan ön değerlendirmede, 58 bin binadan fazlasının hasar gördüğü veya yıkıldığı tahmin ediliyor.
Filipinler: Yılın en güçlü depremi
8 Haziran’da Filipinler’in Mindanao adasının güney kıyısı açıklarında meydana gelen ve 7,8 büyüklüğünde ölçülen deprem, 2026 yılının şimdiye kadarki en güçlü depremi oldu. Merkez üssü yaklaşık 57 kilometre derinlikte yer aldı ve sarsıntılar adanın geniş bölümünde hissedildi.
Yetkililerin açıklamalarına göre, depremde en az 107 kişi hayatını kaybetti. Devasa büyüklüğe rağmen can kaybının Venezuela’daki rakamın çok altında kalması, bir kez daha depremin büyüklüğünün yol açabileceği sonuçlar hakkında doğrudan belirleyici olmadığını gösteriyor.
Kolombiya: Büyük derinliğe rağmen yüzlerce ölü
10 Ağustos’ta 7,4 büyüklüğünde bir deprem Kolombiya’nın batısını sarstı. Depremin merkez üssü, Choco eyaletinde San Jose del Palmar yakınlarındaydı. Güney Amerika ülkesinde deprem, 100 kilometreden daha derinde meydana gelmiş olmasına rağmen doğal afet ağır hasara yol açtı.
Şimdiye kadarki tahminlere göre, depremde 250’den fazla kişi hayatını kaybetti. Heyelanlar ve hasar gören yollar, enkaz altında kalanların aranmasını ve uzak yerleşim yerlerine yardım ulaştırılmasını zorlaştırdı. Bu deprem, Venezuela’nın ardından Latin Amerika’da yılın şimdiye kadarki en yıkıcı ikinci depremi oldu.
Peru: 100 metre derinlik ve can kaybı yok
Kolombiya’daki depremden 10 gün sonra bir başka Güney Amerika ülkesi Peru sallandı. Ülkenin orta kesiminde yer alan Parinacochas eyaletindeki deprem, yaklaşık 300 kilometre uzaklıktaki başkent Lima’da da hissedildi.
Depremin büyüklüğü ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) tarafından 6,7 olarak kaydedildi. Peru Jeofizik Enstitüsü (IGP) ise depremin büyüklüğünü 7,2 olarak bildirdi.
Yaklaşık 100 metre derinlikte meydana gelen deprem, Kolombiya’daki felaketin aksine can kaybına yol açmadı.
Tonga: Güçlü deprem, sınırlı hasar
24 Mart’ta Pasifik’teki Tonga Krallığı’na bağlı Vavau takımadaları açıklarında da deprem yaşandı. 7,5 büyüklüğündeki bu deprem, yıl içinde dünya genelindeki en güçlü depremler arasında yer aldı. Ancak büyük hasar veya can kaybı yaşanmaması nedeniyle medyada neredeyse hiç yer bulmadı.
Depremin olağandışı biçimde yaklaşık 230 kilometre derinlikte meydana gelmesi nedeniyle sarsıntılar yeryüzüne belirgin şekilde zayıflamış olarak ulaştı.
Japonya: Sanriku kıyılarında güçlü deniz depremi
20 Nisan’da Japonya’nın kuzeydoğu kıyısı açıklarında bir deniz depremi meydana geldi. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) depremin büyüklüğünü 7,4 olarak açıkladı.
Sanriku kıyısında yer alan Iwate açıkları, 2011’deki tsunami felaketinden bu yana hüzünlü bir üne sahip. Ancak 2026’daki bu doğal afet, tsunami uyarısına rağmen 15 yıl önceki 9 büyüklüğündeki depreme kıyasla çok daha az hasarla atlatıldı. Bu kez yıkıcı bir tsunami yaşanmadı. Yine de deprem, Japonya’nın Pasifik Ateş Çemberi üzerindeki konumundan ne denli etkilendiğini bir kez daha gösterdi.
Yaklaşık 40 bin kilometre uzunluğundaki bu volkanik kuşak, birden fazla tektonik levhanın karşılaştığı Pasifik’in kenarları boyunca uzanıyor.

Afganistan: Zayıf ama yine de ölümcül
3 Nisan’da Afganistan’ın Bedahşan eyaletinde meydana gelen depremin büyüklüğü 5,8 olarak ölçüldü. Dolayısıyla söz konusu deprem, yılın en güçlü depremleri sıralamasında geride kalıyor. Buna rağmen afette en az 12 kişi hayatını kaybetti.
Tam da bu nedenle bu deprem, yılın en önemli depremleri arasında yer alıyor. Yoksul ülkelerde zayıf sarsıntılar bile ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Evlerin yapım tarzı ve birçok bölgeye ulaşımın zorluğu, yetersiz gelişmiş afet yönetimiyle birlikte riski artırıyor.
