TADİV, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs ve Azerbaycan Kararlarına Sert İtiraz Etti
Türkiye Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV), Avrupa Parlamentosu’nun son dönemde aldığı kararlarla ilgili sert bir açıklama yaptı. Vakıf, 8 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen ve Türkiye’nin 1974 yılında gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekâtı’nı hedef alan kararı ve Azerbaycan’ın öz topraklarını işgalden kurtarma hakkına karşı daha önce alınan kararları kesin bir dille kınadı.
TADİV’den Sert Bir Açıklama
Avrupa Parlamentosu’nun bu kararları, TADİV tarafından ‘yok hükmünde’ olarak nitelendirildi. Vakıf, bu tür kararların herhangi bir hukuki veya siyasi geçerliliği olmadığını belirterek, Türkiye ve Azerbaycan’ın uluslararası hukuka dayalı haklarını savunmaya devam edeceklerini vurguladı. TADİV’in yaptığı açıklamada, “Bu tür kararlar, tarihsel gerçekleri çarpıtmaktan öteye geçememektedir,” denildi.
Kararlar Nasıl Ortaya Çıktı?
Avrupa Parlamentosu’nun söz konusu kararları, Türkiye’nin 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ve Azerbaycan’ın topraklarını işgalden kurtarma girişimleri üzerine odaklanıyor. Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör güç olarak gerçekleştirdiği harekât, o dönem adadaki Türk toplumunun güvenliğini sağlama amacı taşırken, Azerbaycan ise Dağlık Karabağ ve çevresindeki işgalleri sona erdirmek için uzun yıllar mücadele etmişti. Bu tarihsel çerçevede alınan kararlar, ilgili ülkeler tarafından reddediliyor.
Neden Önemli?
Avrupa Parlamentosu’nun kararları, uluslararası arenada Türkiye ve Azerbaycan’ın haklı pozisyonlarını zayıflatmaya yönelik hamleler olarak değerlendiriliyor. Bu durum, bölgedeki hassas siyasi dengeler üzerinde etkili olabilecek potansiyele sahip. Kararların, özellikle Doğu Akdeniz ve Kafkasya’da artan gerginliklerle birlikte, bölgesel barış ve istikrarı olumsuz etkileyebileceği yönünde endişeler bulunuyor.
Tepkiler ve Yansımalar
TADİV’in yanı sıra, Türkiye ve Azerbaycan’daki birçok sivil toplum kuruluşu ve hükümet yetkilileri de Avrupa Parlamentosu’nun bu tutumunu eleştirdi. Türkiye, Kıbrıs Harekatı’nın uluslararası hukuk çerçevesinde meşru bir müdahale olduğunu savunurken, Azerbaycan da kendi toprak bütünlüğünü koruma hakkının uluslararası hukuk tarafından tanındığını hatırlatıyor. Uzmanlar, bu tür kararların iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarını daha da güçlendireceğini, ortak bir duruş sergilemelerine neden olacağını belirtiyor.
Gelecekte Ne Bekleniyor?
Avrupa Parlamentosu’nun kararlarına karşı yükselen tepkiler, önümüzdeki dönemde Türkiye ve Azerbaycan’ın uluslararası platformlarda daha aktif bir savunma stratejisi izlemesine yol açabilir. Diplomatik girişimlerle, bu kararların ve benzerlerinin etkisiz kılınması hedefleniyor. Türkiye ve Azerbaycan’ın, ortak tarihî bağlar ve stratejik iş birlikleri çerçevesinde, bu tür uluslararası zorluklara karşı daha dayanıklı bir yapı oluşturacağı tahmin ediliyor.
Kaynak: haberglobal.com