İstanbul dahil 10 şehirde ‘Sansüre Hayır, Habere Özgürlük’ yürüyüşleri

İstanbul dahil 10 şehirde ‘Sansüre Hayır, Habere Özgürlük’ yürüyüşleri
Tepki Ver

İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır dahil 10 şehirde sendikaların da destek verdiği “Sansüre Hayır, Habere Özgürlük” yürüşleri yapıldı.

Kadıköy’de Boğa Heykeli’nin orada toplananlar kortej iskele istikametinde yürüdü.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş yaptığı konuşmada, mesajlarının iktidara olduğunu, “ancak yurttaşların da bunu duyması” gerektiğini söyledi.

Durmuş, “Engellenen sizin gerçeklere ulaşma hakkınızdır” dedi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, DİSK/Basın-İş, Haber-Sen ve Çağdaş Gazeteciler Derneği ortak açıklamayla gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

Basın özgürlüğü yürüyüşleriyle eş zamanlı olarak Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız bir paylaşım yaptı.

Yıldız, “Yalan ve yanıltıcı haberlerle insanların onurunu, namusunu, şerefini ayaklar altına almak dünyanın her yerinde suçtur ve basın özgürlüğü ile alakası yoktur” ifadelerini kullandı.

İstanbul’daki yürüyüşte kortej tutuklu gazeteciler İsmail Arı ve Murat Ağırel’in fotoğrafları taşındı.

Ağırel 16 Ekim’de Sarıgül aile fertlerine yönelik soruşturmada tutuklandı.

Sansüre Hayır, Habere Özgürlük pankartı taşıyan kadınları görüyoruz. Çok sayıda pankart da var.

Arı ise 21 Ekim’de eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayeti üzerine “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamasıyla tutuklandı.

Bu Arı’nın aynı yıl içinde ikinci tutukluluğu oldu. Gazeteci, Mart – Haziran arasında 75 gün cezaevinde tutulmuştu.

Türkiye’de son dönemde, “kamuoyunu yanıltıcı nitelikle yayın ve paylaşımlar” suçlaması başta olmak üzere farklı suçlamalarla çok sayıda gazeteci hakkında adli süreç başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında gazeteci Selahattin Günday 15 Eylül’den bu yana tutuklu durumda bulunuyor.

Aynı gün Ankara’da gazeteci Tuğba Tekerek de Gürcistan’daki seçimlerde LGBTİ+ hakları ile ilgili bir haber nedeniyle suçlandı ve tutuklandı.

Gazetecilerin X hesaplarına ve haberlere getirilen erişim engelleri ile T24’ün kapatılması ve Halk TV’ye kayyum atanması gibi gelişmeler yaşandı.

Fon skandalı sonrası yapılan haberler ve paylaşımlar nedeniyle de en az iki gazeteci tutuklu durumda bulunuyor.

Sözcü gazetesi editörü Mustafa Balcı ve gazeteci Şaban Sevinç 10 Ekim’de tutuklandı.

İsmail Saymaz aynı soruşturmada ev hapsinde tutuluyor.

DEM ve Yeni Parti de katıldı

İstanbul’daki gösterinin adresi Kadıköy oldu. Kısa süre önce kayyım atanan Halk TV çalışanlarının da katıldığı eylemde gazeteciler, Boğa heykelinden İskele’ye yürüdü, burada bir basın açıklaması yapıldı.

Ellerinde dövizlerle yürüyen kalabalık
Gazeteciler tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılmasını talep etti

Eyleme; DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Yeni Parti milletvekilleri Özgür Karabat, Gökan Zeybek, Mahmut Tanal da destek verdi.

Yürüyüş boyunca “Gazeteciler tutsak, foncular özgür” ve “Susma, sustukça sıra sana gelecek” sloganları atıldı.

“Artık yeter! Nefes alamıyoruz”

Yürüyüşün sonunda, meslek örgütleri tarafından hazırlanan “Artık yeter! Nefes alamıyoruz” başlıklı ortak açıklamayı ise TGS Başkanı Gökhan Durmuş okudu. Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız. Televizyon kanallarına kayyum atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez.”

Bir meydanda toplanan kalabalık
İstanbul Kadıköy’de toplanan gazeteciler artan sansür uygulamalarına tepki gösterdi

“Gazetecilik halktan yanadır” vurgusu yapılan açıklamanın devamında şöyle denildi:

“İşçinin hakkı gasp edilirken, emekçinin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkûm edilirken, yoksulluk büyürken ve kamu kaynakları sermayeye aktarılırken bunları görünür kılmak gazeteciliğin kamusal sorumluluğudur. Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil. Gazetecilik siyasi iradenin, sermayenin sesi olamaz! İktidarın ya da siyasi erkin çıkarlarını halkın çıkarları gibi sunan, patronların ekonomik gücünü gerçeğin önüne koyan, siyasi iktidara yakın olmayı mesleki güvencenin teminatı sayan anlayış gazetecilik değildir.”

"Gazeteciler tutsak, foncular özgür" yazılı dövizler
Gazeteciler, tutuklu meslektaşlarının resimleri yer alan dövizler taşıdı

Kapatılan, karartılan yayınlar

Gazetecilere yönelik baskı ve yıldırma kampanyasına işaret edilen açıklamada, “Bugün bedel ödeyen gazeteciler; iktidarın hoşuna gitmeyen sorular sordukları, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını haberleştirdikleri, işçilerin direnişini, kadınların hak arayışını, LGBTİ+’ların mücadelesini, gençlerin itirazını ve ezilenlerin sesini duyurdukları için hedef alınıyor” denildi.

"Sansüre hayır" yazılı pankartla yürüyen kalabalık
7 Ekim’de AKP’ye geçen İzmir’de de gazeteciler sokaktaydı

Açıklamada, son iki yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk, TELE1 ve son olarak Halk TV’ye kayyum atandığı ve buralardan iktidara yönelik eleştirel yayınların durdurulduğu hatırlatıldı. Ayrıca, JINNEWS, Mezopotamya Haber Ajansı, KAOS GL ve T24 sitelerinin erişime engellendiği; Kısa Dalga, SolHaber, Yeni Yaşam Gazetesi, Bianet gibi haber sitelerinin de sosyal medya hesaplarının kapatıldığı hatırlatıldı.

‘Dezenformasyon Yasası’

Birçok gazetecinin tutuklanmasına dayanak olan “Dezenformasyon Yasası” olarak adlandırılan kanun Ekim 2022’de meclisten geçti.

Yasa ile Türk Ceza Yasası’na “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu eklendi.

“Endişe, korku veya panik yaratma, ülkenin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini ve kamu barışını bozmaya” yönelik yayın yapanların 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüldü.

Yasanın çıktığı dönemde Özgür Özel, düzenlemenin belirsiz ifadeler içerdiğini ve keyfi uygulamalara yol açacağını söylemişti.

Anaayasa Mahkemesi, kanunun iptaline yönelik yapılan başvuruyu reddetti.

Tepki Ver
Yazar Profili
Türkiye Görüş Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

2599 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar