Fon krizi: Fatma Betül Sayan Kaya kaç yılla yargılanacak?
Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya fon soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevinde gönderildi.
Eski Bakan’ın tutuklanması gözleri hakkındaki suçlamalara çevirdi. Peki, Kaya hakkında süreç nasıl başladı?
Kaya’nın adı ilk olarak, 26 Eylül’de Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre tarafından gündeme getirildi.
Emre; Kaya’nın Nisan 2026’da Özata Denizcilik hisselerine (OZATD) yaklaşık 63,4 milyon lira yatırdığını, Eylül ayında ise yaklaşık 1,34 milyar lira çektiğini açıkladı. Ayrıca Kaya’nın eşi İlyas Kaya’nın da yaklaşık 99,7 milyon liralık işlem yaptığını ve sonunda 826 milyon lira çektiğini aktardı.
Böylece Kaya çiftinin yatırdığı toplam para 163 milyon olurken, çektikleri para ise 2,17 milyar TL oldu.
Deşifre olunca AKP’den istifa etti
Fatma Betül Sayan Kaya, iddiaların ardından ertesi gün AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etti. 29 Eylül’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaya çiftinin tüm mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin yazının ilgili kurumlara gönderildiğini bildirdi.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, 5 Ekim 2026 tarihinde toplam 1 milyar 860 milyon TL’yi TMSF’nin isteğe bağlı iade hesabına aktardı. Ancak 163 milyon TL ana para ile bu süreçteki mevduat faizi olan 147 milyon TL iade edilmedi.
Kaya’nın ilk ifadesi
Fatma Betül Sayan Kaya, fon soruşturması kapsamında ilk kez 7 Ekim 2026’da Çağlayan Adliyesi’nde şüpheli sıfatıyla ifade verdi.
Basına yansıyan ifadelere göre Sayan, Özata Denizcilik hisselerinden Nisan 2026’da yaklaşık 250 bin lot aldığını anımsatarak, “Hisselerin bir bölümünü Ağustos ayında, kalanını ise Eylül ayında sattım” dedi.
Kaya, satıştan elde ettiği kazancı kısa süre Tera fonunda değerlendirdiğini öne sürerken, yatırım kararında kendisini herhangi bir kişinin yönlendirmediğini, kendisine herhangi bir özel bilgi de gelmediğini savundu.
Fatma Betül Sayan Kaya bu kez 5 Kasım 2026’da eşi İlyas Kaya ile ikinci kez ifadeye çağrıldı. Kaya çifti, 5 Kasım’da Çağlayan Adliyesi’ne giderek fon soruşturmasını yürüten savcıya ifade verdi. Eşi adli kontrol kararıyla serbest bırakılırken, Fatma Betül Sayan Kaya akşam saatlerinde tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
SPK suç duyurusunda bulunmuş
Savcılığın tutuklamaya sevk yazısı, Sermaye Piyasası Kurulunun Kaya çifti hakkında uzun süredir beklenen suç duyurusunda bulunduğunu ortaya koydu. Sermaye Piyasası Kanunu’na göre, bu kanun kapsamındaki suçlardan soruşturma yürütülmesi için SPK’nın savcılığa yazılı başvuruda bulunması gerekiyordu.
SPK’nın dilekçesinde, Özata Denizcilik isimli şirket hissesinde işlem verileri ve bulgular neticesinde, Fatma Betül Sayan Kaya’nın kamuya açıklanmamış ve Sermaye Piyasası aracının fiyatını, değerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgilere sahip olduğu yönünde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından rapor düzenlendiği anlatıldı.
Sevk yazısına göre, Fatma Betül Sayan Kaya Tera grubu yöneticilerinden Erdin Özel ile geçmişten de tanışıklığının bulunduğu ve yine hisse yatırım sürecinde de bu görüşmenin yoğun bir şekilde devam ettiğini kabul etti. Tera grubunda yatırım hesabı açtığını ifade eden Kaya, ayrıca Tera grubu yönetim kurulu başkanı Emre Tezmen ile de görüştüğünü kaydetti.
Erdin Özel bağlantısı ne?
Özata Denizcilik hisselerindeki yükseliş Nisan 2026’da başladı. Hisse, 15 Eylül’de yaklaşık 4 bin 980 liraya kadar çıktı. Fon krizinin derinleştiği 16 Eylül’de ise sert düşüş yaşandı.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın soruşturma kapsamında tutuklanan Tera Grubu yöneticileri Erdin Özel ve Emre Tezmen ile de ilişkisi bulunuyor. Örneğin Kaya, Tera Portföy Yönetimi Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ile 8 Nisan 2026’da AKP İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlenen Dünya Romanlar Günü etkinliğine katıldı.
Savcılığa göre Fatma Betül Sayan Kaya, OZATD hisselerini de aynı ay aldı, 16 Eylül’de elinden çıkardı.
Savcılık, “bu tarihte hissenin piyasada satılmayıp virman şeklinde Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ tarafından alındığı ve hisse değerinin de şüphelinin hesabına aynı gün yatırıldığının anlaşıldığını” kaydetti.
Savcılık, hisse satışının gerçekleştirilme biçimine de dikkat çekti. Sevk yazısında, OZATD hisselerinin normal şartlarda T+2 takas süresine tabi olduğu, yani satıştan elde edilen tutarın iki iş günü sonra yatırımcının hesabına geçtiği belirtildi. Ancak Fatma Betül Sayan Kaya’ya ait hisselerin bu süre beklenmeden, T+0 yöntemiyle virman yoluyla devredildiği kaydedildi.
Tasfiye kararından bir gün önce satış
Savcılığın tespitlerine göre, hisseler 16 Eylül 2026’da Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye virman edildi. Aynı gün şirket tarafından hisse satış bedeli Kaya’nın hesabına yatırıldı. Böylece normal takas sürecinde iki iş günü beklenmesi gerektiği hâlde işlem aynı gün tamamlandı.
Sevk yazısında, söz konusu işlemin fonların tasfiyesine ilişkin kararın alındığı 17 Eylül 2026’dan yalnızca bir gün önce gerçekleştirilmiş olmasına dikkat çekildi. Kaya’nın Tera Grubu yöneticileriyle iletişim hâlinde olması ve ilk kez borsa yatırımı yapmasına rağmen yüksek miktarda yatırım gerçekleştirmesi de savcılığın değerlendirmesinde yer aldı.
Savcılık, bu hususları birlikte değerlendirerek Kaya’nın hissenin fiyat hareketleri hakkında bilgi sahibi olduğu ve fonların tasfiye edileceğini önceden bilerek işlem yaptığı kanaatine ulaşıldığını belirtti.
Fatma Betül Sayan Kaya neden tutuklandı?
Savcılığın tutukluluğa sevk yazısında, şüphelinin kaçma ve delilleri karartma ihtimaline ilişkin değerlendirmelere yer verilerek tutuklanması talep edildi.
Kaya, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlamalarıyla tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edildi. Hâkimlik, Kaya’nın her iki suçtan tutuklanmasına hükmetti.
Dava açılması hâlinde Kaya, iki ayrı suçtan 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle yargılanacak. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106’ncı maddesinde düzenlenen “Bilgi Suistimali” suçunu işleyenler 5 yıla kadar hapisle yargılanıyor. Ayrıca, bu suçtan adli para cezasına hükmedilmesi hâlinde verilecek ceza elde edilen menfaatin iki katından az olamıyor.
Kaya’nın yargılanabileceği bir diğer madde ise Türk Ceza Kanunu’nun 220’nci maddesinde düzenlenen “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma üye olma” iddiası oldu. Yasaya göre, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ile cezalandırılıyor.
Tutuklanan Fatma Betül Sayan Kaya kimdir?
Fatma Betül Sayan Kaya, yüz binlerce kişiyi etkileyen fon krizinde haksız şekilde yüksek kazanç sağladığı iddiası üzerine ikinci kez ifade verdi, ardından tutuklandı.
Geçmişte Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak da görev yapmış olan Kaya, kendisi ve eşi İlyas Kaya’nın borsadaki işlemleri hakkında muhalefet partilerinin yönelttiği soruların ardından AKP genel başkan yardımcılığından ayrılmıştı.
Kaya, eşi İlyas Kaya ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ilk ifadesini geçen ay vermişti. Ancak o dönem çift hakkında herhangi bir işlem yapılmamıştı.
İkinci ifade sonrası Kaya, “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlamalarıyla tutuklanırken, eşi İlyas Kaya ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, fon soruşturmasının başlamasından kısa süre sonra Kaya’nın Nisan 2026’da Özata Denizcilik hisselerine yaklaşık 63,4 milyon lira yatırdığını, Eylül ayında ise yaklaşık 1,34 milyar lira çektiğini somut bilgiler vererek açıklamıştı.
Eski Bakan’ın eşi İlyas Kaya’nın da yaklaşık 99,7 milyon liralık işlem yaptığı ve sonunda 826 milyon lira çektiği iddia edildi.
Mühendislikten siyasete geçiş
Peki AKP’deki üst düzey görevinden istifa eden ve ardından tutuklanan Kaya siyasette nasıl yükseldi?
31 Ocak 1981’de İstanbul’da doğan Kaya, hukukçu bir ailenin üçüncü çocuğu.
Fatih İlkokulu ve Beyoğlu Anadolu Lisesinin ardından Bilkent Üniversitesi’nde elektrik ve elektronik mühendisliği okuyan Kaya, daha sonra New York Üniversitesi’nde meme kanserinin termal görüntülenmesi üzerine yüksek lisans yaptı ve daha sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdi.
Kaya, kendi internet sayfasında yer alan bilgiye göre, 2009’da AKP İstanbul İl Yönetim Kuruluna girerek siyasi kariyerine başladı.
İl teşkilatında dış ilişkiler ve tanıtım medya görevlerini üstlendi; 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın İstanbul seçim ofisinin tanıtım medya çalışmalarını yürüttü.
Haziran 2015 seçimlerinde milletvekili seçilemezken, Kasım 2015’te yenilenen seçimlerde TBMM’ye girdi. Parti merkezinde önce AR-GE, ardından dış ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcılığı yaptı.
24 Mayıs 2016’da Binali Yıldırım hükümetinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı oldu. Görevi, 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişle son buldu. Aynı yıl yeniden İstanbul milletvekili seçildi; 2023 seçiminden sonra ise Mecliste yer almadı.
Son olarak AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı olarak görev yürütüyordu.
İBB bağlantısı ve ABD bursu
Kaya’nın siyasi kariyerinden önceki İBB dönemi ise, AKP döneminde belediye iştiraki İsbak’ta çalışması ve New York eğitimi için sağlanan kaynak üzerinden tartışılıyor.
30 Kasım 2021 tarihli İBB Teftiş Kurulu raporuna göre Kaya, 14 Kasım 2008’de İBB iştiraki İsbak’a mühendis olarak alındı. Rapora göre New York’taki yüksek lisans için burs talebi de aynı gün uygun görüldü ve sözleşme imzalandı.
Kaya işe girdikten yaklaşık iki ay sonra, 12 Ocak 2009’da ABD’ye gitti.
Kaya’ya burs olarak 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 lira ödeme yapıldığı bilgiler arasında.
Ekrem İmamoğlu İBB Başkanı seçildikten sonra dönemin yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunuldu ve usulsüz ödenen bu tutarların faiziyle geri alınması istendi. Ancak dosyalarda takipsizlik kararları çıktı.
Bu arada İstanbul Anadolu 9’uncu Sulh Ceza Hakimliği 2024’te bu konuyla ilgili 71 internet adresindeki habere erişim engeli getirdi.
Kaya, belgeler ortaya çıktığında resmi hesabından “Yolsuzluk ve rüşvet CHP’nin öz adıdır” diye yazmıştı.
Hollanda ile diplomatik kriz
Kaya’nın bakanlık döneminden en çok hatırlanan olaylardan biri Mart 2017’de Hollanda ile yaşanan diplomatik kriz oldu.
Anayasa değişikliği referandumu öncesinde Almanya’dan karayoluyla Hollanda’nın Rotterdam kentine geçen ve ev sahibi ülkenin uygun görmemesine rağmen burada siyasi toplantı yapmak isteyen Kaya’nın Türk konsolosluğuna ulaşması Hollanda polisi tarafından engellendi.
Polis Türk Bakan’ı Almanya sınırına götürdü. Ankara muameleyi diplomatik kuralların ihlali olarak görürken Hollanda makamları seçim etkinliğine izin veremeyeceklerini belirtti. Olay o dönemde iki ülke arasında gerilim yarattı.
“Çocuk yaşta evlilik” tartışması
2016’da çocuk yaşta evliliklere ilişkin ceza düzenlemesi de Kaya’nın bakanlık döneminin önemli gündem maddelerinden biri oldu.
Kasım 2016’da AKP’nin Meclise getirdiği önerge ile, cebir ve tehdit olmaksızın 16 Kasım 2016’ya kadar işlenen cinsel istismar suçlarında, fail mağdurla evlenirse hükmün açıklanması geri bırakılacak ya da cezanın infazı ertelenecekti.
Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bu düzenlemeyle 3-4 bin kişinin tahliye edileceğini açıklayınca tepkiler büyüdü. Kadın örgütleri, istismar edilen çocuk faille evlendirerek cezasızlığın ödüllendirildiği eleştirilerinde bulundu.
Hükümete yakın kadın örgütleri bile düzenlemeye karşı çıkarken Kaya düzenlemeyi “cinsel istismar” yerine “erken evlilik” kavramıyla savundu. Kaya’ya göre amaç “binlerce ailenin mağduriyetini” gidermekti.
Önerge 22 Kasım’da ilgili Meclis komisyonuna geri çekildi. Kaya ise aynı gün tasarının yeniden ele alınacağını duyurdu ve “Biz, erken yaşta evliliklere kesinlikle karşıyız” dedi.
Sivil toplum kuruluşları da Kaya’yı şiddet gören kadını bağımsız bir birey olarak korumak yerine evlilikleri her koşulda sürdürmeye odaklanmakla eleştirdi.
Sayan ailesinin “süper kardeşleri” nasıl yükseldi?
Bu arada Kaya’nın aile fertlerinin kamuda sürekli üst düzey görevler almaları da yıllardır konuşuluyor.
Kardeşi Ömer Fatih Sayan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu başkanlığının ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcılığı yaptı. Ömer Sayan Temmuz 2026’da ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) üyeliğine atandı.
Bir diğer kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytak ise Aile Bakanlığında müsteşar yardımcılığı ve daha sonra Kuveyt ile Bahreyn’de büyükelçilik görevleri üstlendi. Son olarak Eylül başında Finlandiya Büyükelçiliği’ne atandı.
Üçüncü kardeş Nazmiye Sümeyye Sayan ise bir dönem İBB Meclisi üyesi olarak görev yaptı.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın oğlu 2024 LGS’de tüm soruları doğru yanıtlayıp 500 tam puan alan 352 öğrenciden biri oldu.
Aynı aileden birden fazla kişinin üst düzey kamu görevleri üstlenmesi muhalefet tarafından liyakat ve siyasi yakınlık açılarından sorgulanıyor.
KAYNAK: DW Türkçe İnternet Sitesi