Emine Erdoğan: Toplumun Kurucu Kodlarına ve Hamiyet Kültürüne Sarılmanın Önemi

Default post image

Emine Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen ve sivil toplumun önemli buluşma noktalarından biri olan Cemre Çarşısı’nın açılışına katılarak burada topluma seslendi. Etkinlik, bu yıl ‘iyilik, sürdürülebilirlik ve dayanışma’ temaları etrafında şekilleniyor. Erdoğan, konuşmasında Cemre Çarşısı’nın, iyiliğin filizlendiği ve toplumun manevi zeminine kök saldığı hayırlı bir platform olduğunu belirtti.

İyiliğin Gücü ve Toplumsal Dayanışma

Erdoğan, günümüz dünyasında merhamet duygusunun giderek zayıfladığına dikkat çekerek, bu durumun toplumlar üzerinde olumsuz etkiler yarattığını vurguladı. İyiliğin çoğaltılması gerektiğine inanan Erdoğan, kötülüklerin sıradanlaşmasına karşı en etkili mücadelenin, hayır işlerinin ve dayanışmanın artırılması olduğunu ifade etti. Sezai Karakoç’un “Kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri çoğaltabiliriz” sözüne atıfta bulunarak, bu anlayışın hayatı daha anlamlı ve güzel kıldığını söyledi.

Vakıfların Tarihsel Önemi

Tarih boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nda kurulan vakıfların sayısının 26 bini geçtiğini belirten Erdoğan, bu rakamın ecdadın insan odaklı bir medeniyet kurma gayretinin en önemli göstergesi olduğunu dile getirdi. Vakıfların yalnızca insanı değil, doğayı da kapsayan bütüncül bir medeniyet anlayışının ürünü olduğunu açıklayan Erdoğan, dayanışmanın toplumsal yaşamın temel taşı olduğunu ve iyiliğin günlük bir yaşam pratiği haline geldiğini anlattı.

TOGEM-DER’in Rolü ve Etkileri

Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği’nin (TOGEM-DER) örnek bir sivil toplum kuruluşu olarak eğitim ve sağlık alanlarında önemli projelere imza attığını belirtti. Dernek, binlerce ihtiyaç sahibi aileye gıdadan ev eşyasına kadar birçok alanda yardım ulaştırmanın yanı sıra, “Artsın, Eksilmesin Dönüşüm Pazarları” gibi projelerle de aileleri desteklemekte ve sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığı artırmaktadır. Ayrıca dernek, insani krizlerde sınırların ötesine de yardım götürmüş, iyilikte sınır tanımamıştır.

Sivil Toplumun Gücü ve İyiliğin Ortak Dili

Türkiye’nin güçlü bir sivil toplum ağına sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu ağın ‘iyilikte saf tutanlar’ olarak nitelendirilebileceğini söyledi. Sivil toplumun en güzel yönlerinin arasında kimseyi ayırmadan, iyiliği ortak bir vicdan dili haline getirmesi olduğunu ifade etti. Erdoğan, Mevlana’nın “Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez” sözünü hatırlatarak, iyiliğin paylaşarak büyüyen bir değer olduğunu belirtti.

Aile, Toplumun Çözüm Merkezi

Konuşmasının son bölümünde aile yapısının önemine değinen Erdoğan, ailenin insanlığın karşı karşıya olduğu pek çok sorunun çözüm merkezi olduğuna işaret etti. Savaşlar ve tüketim alışkanlıklarıyla yıpranan çağımızda, aile değerlerinin toplumu ayakta tutan en önemli dinamiklerden biri olduğunu vurguladı. Ailenin ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, bu unsurların geleceğe umutla bakmamızı sağlayacağını söyledi.

Sonuç olarak, Emine Erdoğan’ın konuşması, toplumsal değerlerin ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek, toplumun kurucu kodları olan iyilik ve hamiyet kültürüne sahip çıkmanın gerekliliğini vurguluyor. Bu mesaj, özellikle günümüzün karmaşık ve hızla değişen dünyasında, toplumsal dayanışmanın ne denli hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Kaynak: www.milliyet.com.tr

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar