FETÖ benzeri yapılanmaya operasyon: Süleymancıların 70 milyon dolarlık yeni “Pensilvanya” planı deşifre oldu

FETÖ benzeri yapılanmaya operasyon: Süleymancıların 70 milyon dolarlık yeni “Pensilvanya” planı deşifre oldu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, örgüt kurma ve örgüte üye olma gibi suçlamalarla aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu 30 şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, örgütün Almanya’nın Köln şehrinde 70 milyon dolarlık dev bir genel merkez inşa ettiğini ve Türkiye’deki tüm faaliyetlerini buraya taşımayı hedeflediğini açıkladı. Yapının, FETÖ’nün ABD’nin Pensilvanya eyaletinde kurduğu sisteme benzerliği dikkat çekti. Alihan Kuriş liderliğindeki yapılanmaya yönelik 12 ilde düzenlenen dev operasyonda en çok dikkat çeken isim, eski Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyesi ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen oldu. Adnan Oktar suç örgütü davasından tanınmış isimlerin ve ünlü avukat Rezan Epözdemir’in de avukatlığını üstlenen Gökçen’in gözaltına alınması, soruşturmaya damga vurdu.

AYRINTILAR ŞÖYLE:

Alihan Kuriş, Süleymancılar olarak bilinen cemaatin liderliğini yapıyor.

Savcılık toplam 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini duyudu.

Alihan Kuriş operasyonunda FETÖ/PDY taktikleri deşifre oldu! "Ulak"lı haberleşme, özel program ve şifreli e-posta

Soruşturma kapsamında 17 ilde, toplam 123 adreste arama yapıldığı kaydedildi.

Arama yapılan adresler arasında 33 şirkete ait yerler olduğu açıklandı.

Başsavcılığın açıklamasında, soruşturmanın şüpheli mali işlemler üzerinden yürütüldüğü belirtildi.

TRT Haber, soruşturmaya ilişkin haberinde, operasyonun herhangi bir sosyal veya dini faaliyet alanına göre yürütülmediğini iddia etti.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NTV yayınında, Alihan Kuriş’in 2016’da liderliği almasıyla “faaliyetler daha gizli yürümeye başladı” dedi.

Cemaatin Köln’de 70 milyon dolarlık bir genel merkez yaptığını ve faaliyetlerin buraya kaydırılacağının değerlendirildiğini söyledi.

Çiftçi operasyonun üzerinde uzun zamandır çalışıldığını da kaydetti.

Akın Gürlek’ten “Süleymancılara operasyon” açıklaması

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Süleymancılar olarak bilinen cemaate yönelik “suç örgütü” ve “dolandırıcılık” operasyonuna dair bilgi verdi.

Trabzon’da konuşan Bakan Gürlek, “Burada kesinlikle dini bir görüşe, dini bir cemaate ya da sivil toplum kuruluşlarına karşı bir operasyon yok. Bu, tamamen mali yapılanmaya yönelik bir operasyon” dedi.

Gürlek operasyonun “uzun süreden beri takip edilen, çalışılan bir dosya” olduğunu belirtti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, aralarında Süleymancıların lideri olduğu belirtilen Alihan Kuriş’in de bulunduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Geçtiğimiz saatlerde polisin 37 kişiyi gözaltına aldığı açıklandı. Gözaltı kararı verilen 9 kişinin yurt dışında olduğu tespit edilirken, diğer 3 ismi yakalamaya dönük çalışmanın sürdüğü bildirildi.

Şirketlere kayyum atandı

Kuriş ve diğer şüphelilere “suç örgütü kurma ve yönetme,” “suç örgütüne üye olma,” “kara para,” “dolandırıcılık” ve “vergi kaçakçılığı” suçlamaları yöneltiliyor.

Soruşturmada Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemelerinin dikkate alındığı belirtiliyor. Söz konusu yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL’yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı tespit edildiği öne sürülüyor.

Kara para aklandığı düşünülen şirketlere ve bağlantılı mal varlıklarına da kayyum atandı, ayrıca 33 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapıldı.

whatsapp-image-2026-08-13-at-09-08-35

Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik 49 şüpheliyi kapsayan operasyon derinleştikçe, soruşturma dosyasına giren itirafçı beyanları kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İtirafçıların verdikleri ifadeler; yapının FETÖ ile olan gizli temaslarını, seçim süreçlerindeki siyasi yönlendirmelerini ve toplumsal kaos planlarını gün yüzüne çıkardı.

“FETÖ BİZİM CEMAATİ ELE GEÇİRDİ”

Soruşturma dosyasında yer alan itirafçı beyanları, örgüt içindeki baskı ve FETÖ vesayetini gözler önüne serdi.

İtirafçılar, “FETÖ bizim cemaati ele geçirdi; Alihan bey de onlar ne istiyorsa onu yapıyor” ifadeleriyle örgütün tepe yönetimindeki sapmayı aktardı.

Seçim dönemlerinde CHP’ye oy vermeyen üyelerden özür mektubu istendiği, özel “ikna odaları” kurulduğu ve “Oy vermezseniz hatimlere, kurslara alınmazsınız” şeklinde tehdit edildikleri kaydedildi.

hjlvhjl

ERDOĞAN’A YÖNELİK KAOS PLANLARI VE TEHDİTLER

Dosyada yer alan en kritik iddialardan biri de ihraç edilmiş FETÖ’cü emniyet mensupları ile Alihan Kuriş arasındaki görüşmeler oldu.

İtirafçı ifadelerine göre ihraç FETÖ’cü emniyetçilerin Kuriş’e;

“Cumhurbaşkanı 3-4 yıla vefat edecek; Gezi’den çok daha büyük olaylar çıkacak; Karadeniz’de çay ve fındık üzerinden eylemler, Anadolu’da çiftçi isyanları başlatacağız” şeklinde kaos ve isyan senaryoları aktardığı belirtildi.

SEÇİM MÜDAHALELERİ VE OTEL HİBESİ İDDİASI

Soruşturma dosyasında yapının geçmiş seçim süreçlerindeki gizli ajandasına dair çarpıcı detaylar yer buldu.

2023 ve 2024 Seçim Yönlendirmeleri

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’ye oy çağrısı yapıldığı; 2024 yerel seçimlerinde ise Alanya’da denize sıfır bir otelin verilen oy desteği karşılığında cemaate hibe edildiği öne sürüldü.

2018 Seçimleri

Dışarıya “Cumhur İttifakı” mesajı verilirken, arka planda gizlice İYİ Parti’nin desteklendiği iddia edildi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in “Süleymancılar bende, ekmek yiyorsun oy vermiyorsun; yüzde 7 ile seçimi onlarla kazanacağım” şeklinde ifadeler kullandığı soruşturma detaylarına yansıdı.hfligh

Örgütün FETÖ ile organik ilişkisini gösteren diğer iddialar ise şu şekilde sıralandı:

New York Fatih Camii’nden bir hoca heyetinin Fetullah Gülen’in cenaze törenine katılarak en ön safta dua ettiği aktarıldı.

Örgüt yöneticilerinden A.G.’nin, 7-8 yıl boyunca FETÖ davası sanığı Hidayet Karaca’nın evinde teravih namazı kıldırdığı öne sürüldü.

Konuya ilişkin AK Parti milletvekili Denizolgun’un “MASAK raporları var, zamanı gelince ortaya çıkacak; kriminal işlere kadar gitti; itikatları bozdular” değerlendirmesi dosyada yer aldı.

ALİHAN KURİŞ DAHİL 37 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Soruşturma kapsamında bir kısmı yurt dışında olduğu tespit edilen toplam 49 şüphelinin gözaltına alınmasına, şüphelilere ait 43 adres ile 33 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapılmasına karar verildi. Bu kapsamda ‘Alihan Kuriş’ suç örgütüne yönelik İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı.

Operasyonda, aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 3 şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edilirken, diğerlerinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.

zdgdf

Araştırmacı Enes Alkan, Süleymancılar cemaatinin “ilginç” inançlarını sıraladı:

– Süleyman Hilmi Tunahan Mehdi ve son gerçek şeyhtir çünkü rabıta imani bir meseledir. Diğer Nakşi kolları sahtedir.

– Cemaat kararları semada Divanı Salihin’de alınır ve şeriata aykırı görünse dahi lidere mutlak itaat edilir.

– Türkiye ile 1839 Tanzimat Sonrası Osmanlı Darulharptir ve bu nedenle faiz geliri elde edilebilir.

– Süleymancı olmayanlar tam Müslüman sayılmaz ve mümkün olduğunca arkalarında namaz kılınmamalıdır.

– Çarşaf giymek bidattır ve kadınların kısa pardesü ile çene altından bağlanan eşarp giymesi zorunludur.

– Hitler Müslümandır ve imkan bulsaydı Türkiye’deki yönetimi yıkıp Süleyman Hilmi Tunahan’a bırakacaktı.

– Mars’ın öbür yüzünde yüksek teknolojiye sahip uzaylılar vardır ve dünyayı Süleymancılara bırakacaklardır.

– Aspirin şifalıdır ve hasta olmayanlar bile düzenli olarak tüketmelidir.

– Erkeklerin mavi takke giymesi Kemal Kacar’ın sünneti olarak mübarekleştirilmiştir.

Nasıl bir yapılanmaları var?

Cemaatin ilk lideri, Süleyman Hilmi Tunahan, ya da takipçilerinin tabiriyle “Süleyman Efendi Hazretleri”ydi.

Tunahan, kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen dini oluşumun temellerini atan isimdi.

Bu oluşum bugün de çalışmalarına yaygın bir şekilde devam ediyor.

Tunahan’ın 1959’da ölümünün ardından cemaatin başına damadı Kemal Kacar geçti.

Cemaatin başına Kacar’ın 2000’de ölümünün ardından Tunahan’ın torunu Arif Ahmet Denizolgun, onun 2016’da ölümünün ardından da yine Tunahan’ın bir başka torunu Ali Erhan (Alihan) Kuriş geçti.

Süleymancılar aslında cemaate dışarıdan verilen bir isim.

Süleyman Hilmi Tunahan'ın Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarı
Süleyman Hilmi Tunahan’ın Karacaahmet Mezarlığı’ndaki mezarı

Cemaattekiler ise “Süleymanlılar” veya “Süleyman Efendi’nin talebeleri” gibi tabirleri tercih ediyor.

Birçok uzmana göre genel olarak cemaatler için geçerli olan içe kapalı olma durumu bu grup için de geçerli ancak bazı cemaatlere göre daha da kapalı görünüyorlar.

Cemaat için halk arasında “kapalı kutu” tanımı sık sık kullanıyor.

Alihan Kuriş operasyonunda FETÖ/PDY taktikleri deşifre oldu! “Ulak”lı haberleşme, özel program ve şifreli e-posta

Alihan Kuriş liderliğindeki gruba yönelik 17 ilde düzenlediği dev operasyonda şok edici detaylar ortaya çıktı. Soruşturma dosyasında, örgütün hiyerarşik yapılanması, bölge sorumlulukları, şifreli e-posta trafiği, sosyal medya yasakları ve kararların “ulak” isimli kuryelerle taşınması gibi yöntemlerinin FETÖ/PDY’nin geçmişte kullandığı organizasyon modelleriyle birebir benzerlik gösterdiği vurgulandı.

FETÖ/PDY BENZERLİĞİ: ŞİFRE, YAZILIM, SOSYAL MEDYA YASAĞI VE “ULAK” SİSTEMİ

Soruşturma dosyasında, Alihan Kuriş yapılanmasının hiyerarşik teşkilatlanması, bölge ve mıntıka sorumlulukları, komisyon sistemi ile yurt dışındaki yapılanma modeli en ince ayrıntısına kadar inceleniyor. İncelemelerde, organizasyonun kapalı haberleşme ve yönetim yöntemlerinin FETÖ/PDY’nin geçmişte kullandığı bazı yöntemlerle büyük benzerlik gösterdiği saptand.

Yapıda yer alan personele ilişkin tüm verilerin özel bir bilgisayar programında saklandığı tespit edildi.

Örgüt sorumluları ve yöneticileri arasında iletişim için şifreli e-posta sistemlerinin kullanıldığı belirlendi.

Takip edilmeyi önlemek amacıyla örgüt mensuplarına WhatsApp ve Facebook platformlarını kullanmamaları yönünde kesin talimatlar verildiği ortaya çıktı.

Kritik kararların ve talimatların dijital iz bırakmamak adına “ulak” olarak adlandırılan kuryeler aracılığıyla taşındığı soruşturma dosyasına girdi.

GÖZALTI LİSTESİNDEKİ İSİMLER OLDUKÇA DİKKAT ÇEKİCİ

Soruşturma dosyasındaki paylaşılan listeye göre, operasyon kapsamında gözaltına alınan kritik isimler ve konumları şu şekilde:

Fahri Candemir: Alihan Kuriş’in özel sekreteri.

Prof. Dr. Ahmet Gökçen: Eski HSK (HSYK) üyesi, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi, Adnan Oktar suç örgütü yöneticilerinden Merve Büyükbayrak’ın ve ünlü avukat Rezan Epözdemir’in avukatı.

Mehmet Akbacakoğlu: Ayakkabı Dünyası markasının kurucusu.

Mehmet Hilmi Molla: Ümraniye Hisar İnşaat Turizm’in ortağı.

Recep Okumuşlar: Yapının “İstanbul idarecisi” olarak tanımlanan isim.

Kuriş operasyonunda dikkat çeken isim! Eski HSK üyesi gözaltına alındı - Resim : 1
Eski HSK üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen de gözaltına alındı

Süleymancılar lideri Alihan Kuriş soruşturmasında kayyım atanan şirketler:

1- Ayakkabı Dünyası
2- Armine Giyim
3- ELF Yapı AŞ
4- Altun Mimarlık İnşaat Ticaret AŞ
5- Güldeniz İnşaat AŞ
6- Ardeniz Emlak AŞ
7- Garanti Gayrimenkul Geliştirme Ticaret Ltd. Şti.
8- Arden Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
9- ŞMS Kopuz Gıda Pazarlama ve Sanayi Ticaret AŞ
10- Tasfiye Halinde TEB Denizcilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
11- Özgür Giyim Tekstil Ürünleri Ticaret ve Sanayi AŞ
12- Hisar Sağlık Hizmetleri Eğitim-Araştırma ve Tıbbi Cihazlar İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ
13- Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri Sanayi ve Dış Ticaret AŞ
14- İstanbul Hisar Turizm ve Ticaret AŞ
15- MKM Taş Ocağı Hafriyat İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ
16- Perka Yapı İnşaat Sanayi Ticaret AŞ
17- Günso İnşaat Gıda Eğitim ve Yurt Hizmetleri Ticaret ve Sanayi AŞ
18- Seli Kaynak ve Meyve Suları İşletmeleri Sanayi Ticaret AŞ
19- MKM Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
20- Asya Otomotiv ve Tekstil Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.
21- MKM Elektronik Ekipmanları ve Güvenlik Sistemleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
22- Seli Turizm Otelcilik İnşaat Ticaret AŞ
23- Ada Nakış Desen Dokuma Giyim İmalat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
24- Verona Ev Tekstil Ürünleri Ticaret ve Pazarlama AŞ
25- Ada Dokuma İmalat Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
26- Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ
27- Asya Süs Bitkileri Fidancılık ve Tarım İşletmeleri Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.
28- Sakarya Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yönetici AŞ
29- Han Yapı Grubu Mühendislik Mimarlık İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
30- Bolu Yıldız Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ
31- Doğu Marmara Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi (ABİGEM) AŞ
32- Göknur Gıda Maddeleri Enerji İmalat İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi AŞ

 

BBC Türkçe gözünden Süleymancılar
(BU HABER 21 Ağustos 2024 tarihinde YAYINLANMIŞTIR)

Mahmut Hamsici
İstanbul, BBC Türkçe

İstanbul’un en büyük mezarlıklarından Karacaahmet’te bir Pazar sabahı.

Ortalık genel olarak sakin. Ama bir mezarın başında büyük bir hareketlilik var.

Kadın, erkek, çocuk ve yaşlılardan oluşan kalabalık; sessiz bir şekilde bir mezarı ziyaret ediyor.

Mezara yaklaşanlar, geri adım atarak uzaklaşıyor.

Dua edip mezardan ayrılanların yerine durmadan yenileri geliyor.

Kadınlar ayrı, erkekler ayrı yerde.

Hepsi kumaş pantalon giymiş erkeklerden bazıları koyu renk mavi takke takıyor.

Kadınlar ise tesettürlü ve başörtülerini kendilerine has bir tarzda bağlamışlar.

Hepsi dua ederken ellerini birleştiriyor.

Bu mezar, 1959’da ölen Süleyman Hilmi Tunahan’a ait. Takipçilerinin tabiriyle “Süleyman Efendi Hazretleri”ne.

Tunahan, kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen dini oluşumun temellerini atan isim ve bu oluşum bugün de çalışmalarına yaygın bir şekilde devam ediyor.

Geçen yıllarda yurtlarında yaşanan yangından tacize çeşitli olaylarla haberlere konu olan cemaat, son dönemde de bazı eleştiri ve tartışmaların odağında.

Aslında Türkiye’de Süleymancıların varlığından çok fazla kişi haberdar. Ama haklarında çok az şey biliniyor.

Bunun nedeni ise biraz da oluşumun tarihinde gizli.

Tunahan’ın ders halkalarıyla oluştu

Süleyman Hilmi Tunahan günümüzde Bulgaristan sınırlarında yer alan Silistre’de doğduktan sonra gençlik yıllarında İstanbul’da din alanında aldığı eğitimlerin ardından 1922’de müderris oldu.

Cumhuriyet devrimleri sürecinde 1924’te Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu ilan edilince müderrislikten istifa etti.

1938’de vaizlik görevine başladı. Sultanahmet, Süleymaniye, Şehzadebaşı, Beyazıt, Yenicami gibi büyük camilerde verdiği vaazlarla tanındı.

Bu dönemde bazı cami odaları ile evlerin bodrum katlarında Kur’an eğitimi verdiği ders halkaları oluşturdu.

Tunahan; 1930’lar, 40’lar ve 50’lerde takibata uğradı, sorgulandı ve tutuklandı.

Oluşumun Kur’an öğretme çalışmaları yıllar boyunca illegal olarak sürdü.

1950’de ise Tunahan, Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle dini çalışmalarını yoğunlaştırdı.

1950’lerin başında ilki Çamlıca’da olmak üzere Kur’an kursları açıldı.

Tunahan’ın 1956’da ders okuttuğu yerlere baskın düzenlendiği, sorgulandığı oldu ancak o, ders gruplarına devam etti.

“Talebelerini” ülkenin farklı yerlerine gönderip Kur’an kursları açtırdı.

Oluşumun kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan
Oluşumun kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan

1950’ler ve 1960’larda hızla artan kurs sayısı

BBC Türkçe’ye konuşan, doktora tezini cemaat üzerine yazıp günümüzde Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Mehmet Ali Kirman, cemaat kaynaklarına atfen, 1950-1956 arasında cemaatin kurs sayısı 70’e yakınken 1956 yılında gerçek anlamda bir patlama yaşandığını ve 400’ü bulduğunu, 1960’a gelindiğinde ise sayının 1000’i aştığını söylüyor.

Tunahan’ın 1959’da ölümünün ardından cemaatin başına damadı Kemal Kacar geçti.

Prof. Dr. Kirman; 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası kurs faaliyetlerinde duraklama yaşandığını, 1962’de normal hale döndüğünü, yine cemaat kaynaklarına göre 1966’da kurs sayısının 3000’e yaklaştığını aktarıyor.

Mektepliler-Süleymancılar gerilimi

1965’te kurslardan gelen ve sınava girerek din görevlisi olma yolunu ortadan kaldıran yasa ile yıllarca sürecek Süleymancı-İmam Hatipli din görevlisi gerilimi ortaya çıktı.

Süleymancılar tanımlamasının ilk defa, 1960’larda Din Görevlileri Federasyonu’ndaki etkinlik mücadelesinde grubun rakipleri tarafından kullanıldığı iddia ediliyor.

Yaşanan mücadeleler sonucu İmam Hatip okulları ve İlahiyat fakültelerinden yetişen “Mektepliler” ve Kur’an kurslarından yetişen “Süleymancılar” olmak üzere ortaya iki tür din görevlisi çıktı.

12 Mart’ı nasıl atlattılar?

12 Mart 1971 muhtırası sonrasında yapılan yasal düzenlemeyle Kur’an kursları binalarından yararlanma hakkının Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlanması söz konusu oldu.

Cemaat ise bunun karşısında elindeki derneklerin isim ve tüzüklerini değiştirdi ve bu durumu, kendine Kur’an eğitimi veren değil de eğitim-öğretim faaliyetlerine alt yapı sunan bir konum getirerek atlattı.

Bu kurumlar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın kontrol ve denetimine tabi hale geldi.

Böylece çalışmaların ağırlığı öğrenci yurtlarına kaydı. Ancak yurtlarda öğrencilere dini eğitim devam etti.

Prof. Dr. Kirman, 1971 yılının cemaat için bir dönüm noktası olduğunu ancak Süleymancıların çok çabuk toparlanarak yaşadıkları şaşkınlığı üzerlerinden attıklarını söylüyor.

Kemal Kacar, 1980 yılında Almanya'da bir konuşma yaparken
Kemal Kacar, 1980 yılında Almanya’da bir konuşma yaparken

12 Eylül darbesine yakın mı durdular?

12 Eylül 1980 darbesi sonrası cemaatin yurtlarına ve malvarlıklarına el konmasına karar verildi ancak son anda bu işlemden vazgeçildi.

Bu geri adım, farklı spekülasyonlara neden oldu.

Prof. Dr. Kirman’ın aktardığına göre, cemaat mensubu ve sempatizanları bunu, yapılan teftişlerde yasal olmayan ve suç unsuru taşıyan herhangi bir duruma rastlanmamasına bağlıyor.

Ancak bunu cemaat ile yapılan pazarlıklara bağlayan görüşler de ortaya atıldı.

Örneğin gazeteci Nazlı Ilıcak, cemaatin 1982’deki anayasa referandumunda “Evet” oyu vermesi karşılığında el koyma işleminden vazgeçildiğini iddia etti.

Darbenin lideri ve 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren 10 Nisan 1987’de bunu reddedecek ve “Biz böyle bir küçüklüğe tenezzül eder miyiz?” diyecekti.

12 Eylül sürecinde bazı cemaat üyeleri hakkında laikliğe aykırı faaliyette bulunmak iddiasıyla davalar açıldı ve bazı cezalar verildi.

Gazeteci Ruşen Çakır, Ayet ve Slogan adlı kitabında, 1980’li yılların ortalarından itibaren Süleymancı yurtlarında olup bitenlere basının yakın ilgi gösterdiğini aktarıyor.

Çakır; pansiyonlarda yaşanan intihar, şüpheli ölüm, dayak ve kaçma olaylarıyla ilgili yayınların Süleymancıları çok zora soktuğunu, cemaat liderlerinin basından kaçma veya soruları yazılı yanıtlama yoluna gittiğini belirtiyor.

İstisna olarak 1989 yılında Tercüman gazetesinden Kemal ve Nazlı Ilıcak, Kemal Kacar ile röportaj yaptı ve röportaj “Süleymancılar cevaplıyor” başlığı ile yayımlandı.

Röportajda Kacar’ın Diyanet ile ilgili bazı sözleri üzerinde eski Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç da cevap hakkını kullanmak istedi ve Aralık 1989-Haziran 1990 arasında yaklaşık 6 ay süren bir yazı dizisi ortaya çıktı.

Cemaat üzerine çalışması bulunan farklı uzmanlar, Süleymancıların 90’lı yılların sonunda 28 Şubat sürecinden de fazla etkilenmediğini, faaliyetlerini Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde sürdürdüğünü belirtiyor.

Cemaatin başına Kacar’ın 2000’de ölümünün ardından Tunahan’ın torunu Arif Ahmet Denizolgun, onun 2016’da ölümünün ardından da yine Tunahan’ın bir başka torunu Ali Erhan (Alihan) Kuriş geçti.

Nasıl bir yapılanmaları var?

Süleymancılar aslında cemaate dışarıdan verilen bir isim.

Cemaattekiler ise “Süleymanlılar” veya “Süleyman Efendi’nin talebeleri” gibi tabirleri tercih ediyor.

Birçok uzmana göre genel olarak cemaatler için geçerli olan içe kapalı olma durumu bu grup için de geçerli ancak bazı cemaatlere göre daha da kapalı görünüyorlar.

Cemaat için halk arasında “kapalı kutu” tanımı sık sık kullanıyor.

BBC Türkçe’ye konuşan Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın, cemaati “derinliği olmayan ama istikrarlı bir yapı” olarak yorumluyor ve “kapalılık” konusunu şöyle yorumluyor:

“Bir hayli uzun bir zaman kapalı kaldılar. Açık bir yerleri yoktu. Son zamanlarda belirli merkezler oluşturdular. Örneğin burada, Konya’da iki büyük yerleri var. Cemaat buralarda bir araya gelir. Birine gittim, Cumhurbaşkanlığı konağı gibiydi. Çok davetkar değiller ama gitmek istediğinizde de bir engelle karşılaşmazsınız.”

Prof. Dr. Kirman ise birçok cemaat için geçerli olduğunu söylediği kapalılık durumunu, Türkiye’de tekke ve zaviyelerin kapatılmış olmasıyla ilişkilendiriyor:

“Bu durumda varlıklarını sürdürebilecek bir zemin bulmakta zorlanıyorlar. Kendilerini dini grup olarak tanıtmazlar ama dini grup olduklarını da herkes bilir.”

Cemaat içinde liderden il sorumlularına doğru bir hiyerarşi bulunduğunu belirtiyor Prof. Dr. Kirman.

Grubun otoriter bir yapısı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kirman; cemaatte disiplin ve sadakatin diğer dini gruplara göre çok daha ileri düzeyde olduğunu belirtiyor ve Kemal Kacar’ın 1996’da bir öğrenci yurdunda yaptığı konuşmada “Teslim ol, müsterih ol” dediğini aktarıyor.

Cemaatin, son yıllarda kız çocukların eğitimine de eğilmekle birlikte erkek üyelerin egemen olduğu bir topluluk görüntüsü arz ettiğini belirten Prof. Dr. Kirman, cemaatin İstanbul dışında özellikle Türkiye’nin güney bölgelerinde güçlü olduğunu belirtiyor.

Prof. Dr. Kirman bu noktada Antalya, Adana, Mersin, Tarsus, Isparta, Burdur, İzmir, Manisa, Kütahya ve Adapazarı’na dikkat çekiyor.

1980 yılında, Almanya'daki Kuzey Ren Westfalia Eyaleti'ndeki İslami Kültür Merkezi'nde Kemal Kaçar'ın konuşmasını kayda alan dinleyiciler
1980 yılında, Almanya’daki Kuzey Ren Westfalia Eyaleti’ndeki İslami Kültür Merkezi’nde Kemal Kaçar’ın konuşmasını kayda alan dinleyiciler

Oluşum görüşlerini öğrenmek mümkün mü?

Grupla bağlantılı birçok kurum ve yayın organı olmakla birlikte bunlar grubun belirli konulardaki görüşlerine dair açıklamalar yapmıyor.

Bazı cemaatlerde olduğu gibi oluşumun sosyal medya hesapları bulunmuyor.

Doğrudan görüşlerini aktaran TV, radyo ve gazete gibi yayınları da yok.

Cemaatle bağlantılı olduğu öne sürülen Çamlıca Kitabevi’ne gidip, görevlilerle sohbet edip, alıp incelediğimiz Yedi Kıta, İnsan ve Hayat gibi dergilerde de bu açıklıkta bilgilerin olmadığını görüyoruz.

Yine kitabevinden edindiğimiz kitaplarda da Tunahan’ın hayatı dışında cemaatle ilgili bilgiler bulamıyoruz.

Fazilet Takvimi, cemaatin en ünlü ve yaygın yayınlarından. Türkiye’de on yıllardır hayli yaygın olan bu duvar takviminde, her sayfanın arkasında dini açından önemli bilgiler bulunuyor. Ancak bunda da cemaate dair bilgi yer almıyor.

Bu arada cemaatin önde gelenleri son yıllarda basına da konuşmuyor.

Eğitim alanına yoğunlaşmış durumdalar

2019 yılında internete “sızan”, Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait olduğu iddia edilen, resmi görevlilerin bugüne kadar yalanlamadığı, “Dini-Sosyal Teşekküller, Geleneksel Dini-Kültürel Oluşumlar ve Yeni Dini Yönelişler” adlı “gizli” ibareli raporda; cemaatin faaliyetlerinin günümüzde orta ve yükseköğretim öğrencileri için yurtlar, Süleymaniye Özel Eğitim Kurumları ve Kur’an kurslarıyla devam ettiği öne sürülüyor.

“Gizli rapora” göre buralarda öğrenciler sıkı bir disiplin altında tutuluyor ve sırlarını dışarı vermemeleri söyleniyor; yurt, kurs ve okulların finansmanı, cemaatin sahip olduğu çok sayıda holding ve halktan toplanan paralarla sağlanıyor.

BBC Türkçe’nin cemaate yakın kaynaklardan edindiği bilgilere ve medyadaki haberlere göre cemaat son yıllarda hastane, turizm şirketi, zincir market gibi farklı alanlarda da faaliyet gösteriyor.

Kemal Kacar'ın 1989 yılında Tercüman gazetesinde yayımlanan röportajı
Kemal Kacar’ın 1989 yılında Tercüman gazetesinde yayımlanan röportajı

Nasıl bir din anlayışları var?

Uzmanların aktardığına göre Süleymancılar, Nakşibendi tarikatının Müceddidi koluna bağlı bir oluşum.

2019’daki raporda, cemaat üyelerinin kendilerini “Hz. Nuh’un gemisi” olarak gördüğü ve bu gemidekilerin yegane kurtuluşa erenler olduğuna inandıkları öne sürülüyor, ve cemaat mensuplarının kendilerinden olmayan imamın arkasında namaz kılmadığı iddia ediliyor.

Prof. Dr. Mustafa Aydın, “Tunahan’ın hareketinin ilmi ve fikri bir hareket olmadığını” savunuyor ve ekliyor:

“Örneğin doğruluğu yanlışlığı ayrı ama Said-i Nursi bazı ayetleri, bazı konuları kendi özgünlüğünde tartışır. Süleyman Hilmi Tunahan’ın ise bir küçük risalesi dışında kitabı yok. Hareketin fikri cephesi yok. Din konusu biraz dışlanınca insanlara Kur’an-ı Kerim’i öğretmek istemiş, kendisini buna vermiş. Hatta Süleyman Efendi’nin başta bir cemaat oluşturmak gibi bir niyeti de yok diye düşünüyorum.”

Prof. Dr. Kirman ise cemaatin zamanla bir değişim ve buna bağlı olarak bir iç sekülerleşme sürecine girdiğini gözlemlediğini de söylüyor.

Sağ partilerle yakın ilişkiler

Cemaatin on yıllardır farklı sağ partilere destek sunduğu görülüyor.

2019’daki raporda, “cemaat liderlerinin konjonktüre ve kendi cemaatleriyle kurduğu ilişkilerine bağlı olarak değişik partilerden milletvekili seçildikleri” belirtiliyor.

Cemaat üyelerinin geçmişten bugüne Millet Partisi (MP), Demokrat Parti (DP), Adalet Partisi (AP), Anavatan Partisi (ANAP), Doğru Yol Partisi (DYP), Refah Partisi (RP) ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştığı anlaşılıyor.

Gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun 1987 yılında yayımlanan Rabıta kitabının Süleymancılarla ilgili bölümünde grubun 12 Eylül sonrasında bir ara, darbe çizgisindeki Milliyetçi Demokrasi Partisi’ni (MDP) desteklediği de yazıyor.

Kemal Kacar; biri MP, ikisi AP’den olmak üzere üç dönem milletvekilliği yaptı.

Bir dönem Avrupa Konseyi’nde Türk Parlamenterler Heyeti üyeliğini de yürüttü.

Yine cemaat mensubu Hilmi Türkmen bir dönem Demokratik Parti, bir dönem AP’den olmak üzere iki dönem; Ali Ak ise AP’den bir dönem milletvekilliği yaptı.

1995’de RP’den milletvekili seçilen Arif Ahmet Denizolgun, 1998-1999 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığı görevini yürüttü. NATO Komisyon Başkanlığı da yaptı.

Prof. Dr. Kirman, cemaat için, “son derece dikkatli ve hesaplı adımlar atmak suretiyle diğer dini gruplardan oldukça farklı bir siyaset anlayışına sahip olduğu söylenebilir” tespitinde bulunuyor. Süleymancıların bazı seçimlerde oylarını farklı partilere yayabildiklerini de belirtiyor.

Geçmişte, Hilmi Türkmen gibi cemaatten ayrılan bazı kişiler arasında, Süleymancıların devleti ele geçirmeyi hedeflediğini iddia edenler oldu.

Prof. Dr. Kirman, “Tunahan’ın talebelerinin de tıpkı üstatları gibi içlerinde Osmanlı sevgisi taşıdıkları ve Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra yapılan bazı uygulamaları, özellikle bazı laiklik uygulamalarını zaman zaman eleştirdikleri bilinmektedir” diyor.

Bunun yanında, siyasal alanda kendilerini devletle karşı karşıya getirebilecek hareket ve tutumlardan kaçınmaya çalıştıkları görüşünü savunuyor.

2019’daki raporda, diğer bazı cemaatlerden farklı olarak, Süleymancılara yönelik sert uyarıların yer alması dikkat çekiyor. Raporun bir yerinde, “Süleymancılarla ilgili olarak, onların, birtakım yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantısı olduğu iddialarının ciddiye alınması ve yeni bir FETÖ ile karşılaşmamak için gerekli incelemelerin yapılması üzerinde durulması gereken önemli bir konudur” ifadeleri yer alıyor.

İngiltere'nin başkenti Londra'nın doğusunda yer alan, Süleymaniye Cemaati Derneği'ne ait Süleymaniye Camii.
İngiltere’nin başkenti Londra’nın doğusunda yer alan, Süleymaniye Cemaati Derneği’ne ait Süleymaniye Camii.

Yurt dışında aktif çalışmalar

Cemaat, on yıllardır yurt dışında da aktif çalışmalar yürütüyor.

2019’daki raporda, 1961’de Almanya’ya yönelik işçi göçünden sonra yurt dışında İslam Kültür Merkezleri (İKM) adı altında Kur’an kurslarını ilk açan grubun Süleymancılar olduğu yazıyor.

Cemaat, bu yapıyı ilk olarak 1973’te Almanya’nın Köln kentinde kurdu.

Bu merkezler zaman içinde Almanya’nın diğer kentleri ve farklı ülkelere yayıldı.

Zaman içinde yurt dışında yüz binlerce kişiyle temas eden bir yapılanma oluşturuldu.

İKM’nin merkezi bugün de Köln’de bulunuyor.

2019’daki rapora göre yurt dışında İKM aracılığıyla örgütlenen cemaat, 1980’de kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türk-İslam Birliği (DİTİB) örgütlenmesini kabul etmedi.

Cemaatin, farklı ülkelerdeki farklı dernek ve vakıflar üzerinden çalışmaları artık Afrika’dan Asya’ya bütün kıtalara yayılmış durumda.

Grup, onlarca ülkede eğitimden yardım çalışmalarına çeşitli alanlarda faaliyetler yürütüyor.

2016'da Adana'nın Aladağ ilçesinde yaşanan yurt yangınında 11'i çocuk 12 kişi yaşamını yitirmişti.
2016’da Adana’nın Aladağ ilçesinde yaşanan yurt yangınında 11’i çocuk 12 kişi yaşamını yitirmişti.

Cemaat son dönemde neden gündemde?

Cemaat yıllardır, dönem dönem yurtlarında yaşanan bazı olaylarla ilgili gündeme geliyor.

Örneğin 2008’deki Konya Taşkent’teki LPG patlaması ve 2016’da Adana Aladağ’daki yangın faciası, 2022-2023’te Alanya’daki bi yurtta çocukların taciz ve istismar olayı bunlar arasında.

Bununla birlikte son aylarda cemaat eleştirilerle gündeme geliyor. Eleştiriler daha çok hükümete yakın çevreler veya İslami kesim içinden geliyor.

Tunahan’ın torunu ve geçmişte AKP’de milletvekilliği yapan Fatih Süleyman Denizolgun, sosyal medyada yaptığı açıklamalarla, cemaatin liderliğini siyasi tavır dahil birçok açıdan sert bir şekilde eleştiriyor.

Hükümete yakın bazı sosyal medya kullanıcıları ve yazarların, ve de Metin Külünk gibi AKP’li siyasetçilerin de cemaate eleştirilerde bulunması dikkat çekiyor.

Yine son dönemde, kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün de cemaati eleştirmesi göze çarpıyor.

Furkan Hareketi lideri Alparslan Kuytul ise “ortada cemaatlere karşı bir bölme planı olduğunu” belirtip, bu eleştirilerin bununla ilgili olduğunu iddia ediyor.

BBC Türkçe’nin görüştüğü cemaatin tabandaki bazı destekçileri, son dönemdeki eleştirilerin, cemaatin seçimlerdeki tavrıyla ilgili olduğunu düşündüklerini söylüyor.

Cemaatin son yıllardaki seçimlerde muhalefeti desteklediği öne sürülüyor.

Prof. Dr. Mustafa Aydın, sohbet ettiği cemaat üyelerinde böyle bir eğilim gözlemlediğini, hatta bir cemaat mensubunun kendisine Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) oy vermemesi için yemin ettirildiğini söylediğini aktarıyor.

Bu tartışmalar karşısında cemaat herhangi bir açıklama yapmış değil.

Tartışmaların nasıl sonuçları olacağını tahmin etmek de zor.

Ancak ortaya çıkışı 1940’lara kadar uzanan cemaat, geçmişte olduğu gibi ülke gündeminde tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar