İstanbul’daki suç örgütü davasında sanıklar savunmalarını detaylandırdı
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda görülen, kamuoyunda ‘çıkar amaçlı suç örgütü davası’ olarak bilinen davanın 33. duruşması tamamlandı. Duruşmada tutuklu sanıklar ve avukatlarının savunmaları alınırken, iddianamede yer alan suçlamalar ve sanıkların beyanları dikkat çekti.
Sanık Volkan Ateş Sorumluluklarını Anlattı
Cebeci Maden Bölgesi’nde kaçak hafriyat dökümü iddiasıyla yargılanan Volkan Ateş, duruşmada kantar sorumlusu olarak görev yaptığını ve işlemlerini İSTAÇ’ın belirlediği sistem dahilinde yürüttüğünü ifade etti. Ateş, kantardan araç geçişlerinden sonra herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını belirterek, “Kantarlarda yaptığımız işlemler standarttı ve sistem İSTAÇ’ın tüm sahalarında kullanılan bir sistemdi” dedi.
Ekrem İmamoğlu’ndan Yetkililere Çağrı
Çapraz sorgu sırasında söz alan ve davada adı geçen Ekrem İmamoğlu, maden sahasıyla ilgili izin belgelerinin verilmesine dair süreci yönetmiş olan dönemin yetkililerinin mahkemeye çağrılmasını talep etti. İmamoğlu, bu kişilerin dinlenmesinin davanın aydınlatılması açısından önemli olduğunu vurguladı.
Harita Mühendisi Yeşilyurt’un Savunması
Tutuklu sanık harita mühendisi Yağmur Cansu Yeşilyurt, 7 aydır tutuklu bulunduğunu ve hayatı boyunca hiçbir suç örgütü veya siyasi partiyle ilişkisi olmadığını savundu. Madencilik alanında mühendislik yaptığını belirten Yeşilyurt, “Mesleki faaliyet dışında hiçbir eylemim olmadı” dedi. Proje kapsamında görev aldığı şirketin kendisini genel müdür olarak tayin ettiğini söyleyen Yeşilyurt, bu görevin kısa süreli olduğunu ve kayyum atanmasıyla son bulduğunu ifade etti.
Sanıkların Savunmalarına Devam Edildi
Duruşmada diğer sanıklar da benzer şekilde savunmalarını sundu. Sanıklar, suçlamaların asılsız olduğunu ve kendilerinin sadece görevlerini yaptıklarını ifade etti. Avukatlar ise kanıtlara dayanarak müvekkillerinin suçsuzluğunu vurguladı.
Davanın Geleceğinde Ne Bekleniyor?
Bu önemli davanın sonucunun, hem maden sektörü hem de belediye yönetimleri üzerinde etkili olacağı düşünülüyor. Davanın sonraki duruşmasında, yetkili isimlerin tanık olarak dinlenip dinlenmeyeceği ve mahkemenin nasıl bir karar vereceği merak konusu. Konunun tarafları ise sürecin adil bir şekilde tamamlanmasını bekliyor.
Kaynak: www.milliyet.com.tr