İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında ilk duruşma heyecanı İmamoğlu’ndan kararlılık vurgusu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk davasında, mutlak butlan kararı sonrası ilk duruşma görüldü. Görevden uzaklaştırılan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 68 tutuklu sanık, 11’inci haftasında hakim karşısına çıktı. İmamoğlu, davanın 42’nci duruşmasına katıldı ve mahkeme salonuna gelirken, “Umudumuz sizlersiniz” diyerek destekçilerine seslendi.
Mutlak Butlan Kararı Sonrası İlk Duruşma
Mutlak butlan kararıyla CHP’nin yönetiminde değişikliklerin yaşanmasının ardından, davada yeni bir sürecin başladığı görülüyor. Bu karar, CHP’nin yönetim yapısında köklü değişikliklere sebep olmuştu. Bu bağlamda, son gelişmelerin ışığında, davanın seyri merakla takip ediliyor. İmamoğlu, sosyal medyada yaptığı paylaşımda “Şimdi teslim olma değil, kararlılıkla yürüme zamanıdır. Rehberimiz millettir.” diyerek kararlılık mesajı verdi.
Sanık Sayısında Azalma
Davanın önceki celselerinde, mahkeme heyeti bazı sanıkları tahliye etme kararı aldı. Tahliyesine karar verilen isimler arasında İBB Özel Kalem Müdürü ve bazı iş insanları da bulunuyor. Mahkeme, savcının mütalaası doğrultusunda 42 sanığın daha tahliyesine karar verdi. Savunmaların alındığı bugünkü duruşmada, diğer sanıkların durumları da değerlendirilmek üzere incelendi.

İddianamenin Kapsamı Geniş
3 bin 809 sayfalık iddianamede Ekrem İmamoğlu, suç örgütünün lideri olarak yer alıyor. İddianamede, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Rüşvet”, “Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” gibi ağır suçlamalar dikkat çekiyor. Savcılık, İmamoğlu ve beraberindekilerin çeşitli usulsüzlük ve yolsuzluklara karıştığını öne sürüyor. Sanıklar, bu suçların hiçbirini kabul etmiyor ve savunmalarını sürdürmeye devam ediyor.
Dava Süreci Nasıl İlerliyor?
Duruşmalar, geniş bir sanık ve suçlama listesiyle devam ediyor. Savunmaların alınmasının ardından karar sürecine geçileceği belirtiliyor. Davanın seyri, İBB üzerindeki yönetimsel ve hukuki etkileri nedeniyle yakından takip ediliyor. Mahkeme sürecinin birkaç ay daha devam etmesi bekleniyor; bu süreçte yeni delillerin ve tanık ifadelerinin ortaya çıkması muhtemel.
Toplum ve Siyaset Üzerindeki Etkileri
Bu dava, sadece yargı açısından değil, siyasi atmosfer açısından da önemli bir yere sahip. İmamoğlu’nun duruşmalardaki tavrı ve mesajları, siyasi arenada yankı buluyor. Destekçileri, İmamoğlu’nun savunmasını ‘mücadele’ ve ‘direniş’ olarak niteliyor. CHP’nin içindeki değişimler ve bu dava, siyasi dengeleri de etkileyebilecek nitelikte.
Gelecek Beklentileri
Davada önümüzdeki süreçte, yeni tahliyeler ve itirazlar bekleniyor. Aynı zamanda İmamoğlu ve diğer sanıkların savunmalarını güçlendirme çabaları devam edecek. Davanın sonuca bağlanması, İBB ve Türkiye genelindeki siyasi dengeleri etkileme potansiyeline sahip.
Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, T24’ten Murat Sabuncu’ya verdiği mülakatta partisinin tartışmalı bir mahkeme kararıyla ‘göreve iade edilen’ eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sert ifadelerle yüklendi.
İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan “emir aldığını ve koşa koşa yaptığını” belirttiği Kılıçdaroğlu’nu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’sinde yer alan ve günümüz Türkçesiyle “içerideki düşmanlar” anlamına gelen ifadeyle “dahili bedhah” olarak tanımladı.
Sabuncu’nun “Kılıçdaroğlu beni betona gömmek istiyor” ifadesini sarf edip etmediğini sorduğu İmamoğlu, “Onun emir aldığı, her söylediğini koşa koşa yaptığı Erdoğan, Cumhuriyet’i, demokrasiyi, adaleti betona gömmek istiyor. Figüranların, kayyımın hiçbir önemi yoktur” ifadelerini kullandı.
“Benim en özgür halimle bulunduğum dört duvarın da kayyımın sıkışıp kaldığı dört duvarın da bir önemi yoktur. Allah ömür, millet destek verdikçe ben mücadelemi sürdüreceğim. Önemli olan Cumhuriyet’in, emanetin geleceğidir. Koruyacağız, kazanacağız.”
“Siyasi kayyımlık”
Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararını kabul etmesi hakkında konuşan İmamoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına, delegelerin iradesiyle değil; sarayın yargı marifetiyle kurduğu operasyonla taşınan bir yönetim anlayışının demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bunu kim yaparsa yapsın, adı bellidir: Siyasi kayyımlık” ifadelerini kullandı.
“Milletin sandıkta vermediği yetkiyi mahkeme koridorlarından devşirmeye çalışmak, siyaseten de vicdanen, ahlaken de meşru değildir. ‘Dâhili bedhah kayyım’ diyorum ben ona. Çünkü bu partiyi dışarıdan yıkamayanlar, şimdi içeriden teslim almak istiyor. Yanlış mı? Hiç değil” diye ekleyen İmamoğlu, “Ama herkesin şunu bilmesini isterim: Cumhuriyet Halk Partisi, sarayın hukuk mühendisliğiyle ele geçirilecek bir yapı değildir. Bu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet egemenliği üzerine kurduğu bir direniş partisidir” ifadelerini kullandı.
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezi, adalet yerini bulana ve delegenin iradesi ortaya koyulana kadar o bina değildir. CHP’nin genel merkezi artık bütün partililerimizin ruhunu ve yüreğini taşıdığı meydanlardır.
Şimdi otursunlar, boş duvarlara baksınlar. Darbeye direnenleri izlesinler.”
Kaynak: www.ntv.com.tr