Bahçeli, CHP’ye uzlaşma çağrısı yaptı

Bahçeli, CHP’ye uzlaşma çağrısı yaptı

MHP Genel Başkanı Bahçeli, CHP’deki mutlak butlan kararına ilişkin “kararı tanımıyoruz” gibi çıkışların boşuna olduğunu söyledi. Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu’na tarihi bir sorumluk düştüğünü, Özgür Özel ile görüşerek görevinden feragat etmesi gerektiğini ifade etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’de mutlak butlan kararı sonrası krize ilişkin açıklama yaptı.

Bahçeli CNN Türk’e yaptığı açıklamasında Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunun altını çizerek, “Bu anlayışla, kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP’nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır” dedi.

Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’de herhangi bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söylerken, “Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir.” dedi.

Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“KARARIN EN ÖNEMLİ SONUCU…”

21 Mayıs 2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı vermiştir. Bu karar, söz konusu kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına gelmektedir. Mahkeme ayrıca bu kurultay sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu süreçte alınan kararların da hükümsüz olduğuna hükmetmiştir. Karar kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının, karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın YSK’ya, ilgili seçim kurullarına ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın en önemli sonucu, CHP’de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilecektir. Nitekim, gerekli itirazın yapıldığı açıklanmıştır.

“KURULTAY, CHP DELEGELERİ TARAFINDAN MAHKEMEYE TAŞINMIŞTIR”

Kamuoyunun bildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı gerçekleşmiş, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girmişlerdir. Sayın Özgür Özel’in Genel Başkan olarak seçildiği kurultay, usulsüzlük iddialarıyla ve iptal talebiyle bazı CHP delegeleri tarafından mahkemeye taşınmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, söz konusu kurultaya dair usulsüzlük iddialarının sübut bulduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararına hükmetmiş; karar kesinleşinceye kadar Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevinden uzaklaştırılmış, eski Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi karar kesinleşinceye kadar göreve iade edilmiştir.

“CHP’NİN KURUMSAL KİMLİĞİNİ GELECEĞE TAŞIMA İRADESİYLE HAREKET ETMEK EN SAĞLIKLI YOL OLACAKTIR”

5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Grup Toplantımız sonrasında CHP’nin mutlak butlan davası hakkında görüşümüz gazeteciler tarafından sorulduğunda kendilerine, “CHP, Cumhuriyet’in kurulduğu günden bu yana var olan en önemli siyasi kurumlardan biridir. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya farklı amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz.” demiştim. Geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır. Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek, CHP’nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşıma iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır.

“BU NOKTADA “YARGI KARARINI TANIMIYORUZ.” GİBİ ÇIKIŞLAR BOŞUNADIR VE GEREKSİZDİR”

Bilindiği gibi 5 Kasım 2024 CHP Büyük Kurultayı’nda Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girdiler. O günkü şartlarda kongrede CHP delegelerinin iradesinin Sayın Özgür Özel’den yana olduğu seçim kurulu tarafından ilan edilmiş ve Sayın Özel CHP Genel Başkanı seçilmiştir.

Kongrenin ardından ise delegeler üzerinde yapılan usulsüzlükler nedeniyle kongrenin iptal edilmesi yönünde dava açılmıştır. Kongrenin yok sayılması talebiyle açılan dava 21 Mayıs günü neticelenmiş ve söz konusu büyük kongre, iddia olunan usulsüzlüklerin sübut bulduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Mahkeme kararıyla, iddia olunduğu gibi Sayın Kılıçdaroğlu’nun haksızlığa uğradığı kabul edilmiş ve mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Bu noktada “Yargı kararını tanımıyoruz.” gibi çıkışlar boşunadır ve gereksizdir.

“CHP FARKLI AMAÇLARLA KULLANILMAYA MÜSAİT HÂLE GETİRİLMEMELİ”

Direnmek yerine, Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP’nin kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır. Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile CHP ortak paydasında buluşması, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesiyle hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde, aynı zamanda da terörsüz Türkiye iradesinin vücut bulduğu bir iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir. CHP farklı amaçlarla kullanılmaya müsait hâle getirilmemeli, o hâlde bırakılmamalıdır.

“CHP’DE ORTAK AKIL EGEMEN HÂLE GELMELİDİR”

Bu çerçevede CHP’de ortak akıl egemen hâle gelmelidir. Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihî bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Bu sonuç hem CHP’nin hem de ülkemizin yararına olacaktır. Aynı zamanda da bu tarihî sorumlulukla Sayın Kılıçdaroğlu hem CHP’nin kurumsal kimliğinin hem de CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinecektir.

“CHP ÜZERİNDEN BU YOLLARA GİRİŞİLMESİ İSE TELAFİSİ İMKÂNSIZ YARALAR AÇABİLECEKTİR”

Türk siyasetinde kurumsallaşma, toplumsal istikrarın, siyasî uzlaşmanın ve millî dayanışmanın en önemli parçasıdır. Etrafımızın ateş çemberiyle sarıldığı bu atmosferde siyasî kaosa sebebiyet verecek güç kavgaları, hizip çatışmaları, parçalanmalar ve ufalanmalar hem siyasete hem de demokrasinin güçlenmesine sekte vuracaktır. CHP üzerinden bu yollara girişilmesi ise telafisi imkânsız yaralar açabilecektir. Geçmişte yaşanan bu tür olayların yarattığı travmalar Türk siyasî hafızasında saklıdır. Bu bağlamda, Sayın Kılıçdaroğlu’nun alacağı bu karar, istikrar ve CHP’nin birlikteliği açısından daha hayırlı olacaktır.

“BU AŞAMADA TEK YOL UZLAŞMAKTIR”

Karar sonrası Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve Sayın Özgür Özel’in yaptığı açıklamalar birlik çerçevesindedir. Ancak bunun CHP ortak iradesine dönüştürülmesi bu çabaları yapıcı kılacaktır. Temennimiz, kalabalıklar oluşturarak karşılıklı meydan okumalar yerine her iki genel başkanın bir araya gelerek kanunların, parti tüzüğünün ve mahkeme kararının verdiği imkân çerçevesinde gerekli fedakârlıkları göstermek suretiyle CHP menfaatlerini esas alan ortak bir yol bulmalarıdır. Bunu da geciktirmeden, toplumsal veya parti içi bir karışıklığa yol açmadan yapmalarıdır. Unutulmamalıdır ki, CHP’nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır, CHP’ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak; uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir.

Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Güçlü bir siyasî kültüre sahiptir. Anayasamıza göre yargı tarafsız ve bağımsızdır. Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla; kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP’nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır.”

CHP İçinde Yönetim Krizi Derinleşiyor

Kasım 2023’teki kurultayda Genel Başkan seçilen Özgür Özel’in görevinden uzaklaştırılması, partideki mevcut yönetim boşluğunu artırdı. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve dönemin yönetim kadrosu mahkeme kararı ile göreve dönerken, partideki iç çekişmeler ve belirsizlik daha da belirgin hale geldi. Bu durum, CHP’nin siyasi geleceği için ciddi bir ikilem yaratıyor.

Uzlaşma ve Hukuki Sürecin Önemi

Hukuki sürecin devam etmesi, CHP’deki yönetim krizinin çözümünü belirsiz bir süre için erteleyebilir. Ancak, Bahçeli’nin de vurguladığı gibi, partinin kurumsal yapısını koruyarak ve uzlaşmacı bir tavırla hareket etmesi, CHP’nin geleceği açısından hayati önem taşıyor. Uzmanlar, yaşanan krizin parti içindeki demokratik süreçlere dair önemli dersler barındırdığını belirtiyor.

CHP’nin Geleceğine Dair Beklentiler

CHP’nin içindeki bu kriz, sadece parti içi dengeleri değil, Türkiye’nin siyasi yapısını da etkileyebilir. Yargıtay’ın yapacağı değerlendirme ve alacağı karar, CHP’nin siyasi geleceği ve Türkiye siyaseti üzerinde belirleyici olacaktır. Partinin bu süreçte nasıl bir yol izleyeceği, hem kendi iç dinamikleri hem de ülke siyaseti açısından yakından izleniyor.

Kaynak: www.milliyet.com.tr

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar