Atina-Paris savunma anlaşmasının etkisi tartışılıyor, Türkiye tehdidine dikkat çekildi
Yunanistan’ın Fransa ile yaptığı savunma anlaşması, Yunan basınında geniş yankı uyandırdı. HuffPost Greece’te yayımlanan bir analizde, söz konusu anlaşmanın Yunanistan için önemli bir adım olduğu belirtilmekle birlikte, ülkenin kendi askeri kapasitesini de güçlendirmesi gerektiği vurgulandı. Analizde, Türkiye’nin askeri ve ekonomik gücü karşısında Yunanistan’ın yalnızca müttefiklere güvenerek rekabet edemeyeceği ifade edildi.
Fransa ile Savunma İş Birliği
Yunanistan ve Fransa arasındaki savunma anlaşması, özellikle savunma sanayii projeleri üzerinden güçlenmiş bir iş birliğini öne çıkarıyor. Fransa’nın Doğu Akdeniz’deki çıkarlarının, Avrupa savunmasının gelişimi konusundaki hedefleriyle örtüştüğü belirtiliyor. Ancak bu anlaşmanın, egemenlik hakları gibi konuları içermediği ve otomatik bir askeri garanti sağlamadığı da vurgulandı. Jeopolitik analist Themistoklis Z. Zanidis, bu anlaşmanın abartılmaması gerektiğini belirterek, sadece Fransa’ya güvenmenin Yunanistan’ın savunma stratejisi için yeterli olmadığını ifade etti.
Türkiye Tehdidi Gündemde
Analizde, Yunanistan için asıl stratejik tehdit olarak Türkiye öne çıkıyor. Türkiye'nin daha büyük nüfusa, daha güçlü ekonomiye ve geniş savunma sanayii altyapısına sahip olması Yunanistan’ı endişelendiriyor. Bu nedenle, Atina’nın Türkiye ile simetrik bir rekabet içine giremeyeceği, bunun yerine nitelik, hız ve caydırıcılık üzerine bir strateji geliştirmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminde revizyonist hedefler taşıdığı da ileri sürüldü.
Bağımsız Askeri Güç Gerekliliği
Yunanistan’ın, ittifaklara güvenmek yerine savunma kapasitesini bağımsız olarak geliştirmesi gerektiği vurgulandı. ABD, Fransa veya İsrail gibi ülkelerin, gerektiğinde Yunanistan adına otomatik olarak savaşmayacağı belirtiliyor. Bu nedenle Yunanistan’ın savunma kabiliyetlerini, altyapısını ve siyasi kararlılığını kendi imkanlarıyla geliştirmesi gerektiği, modern silah sistemlerinin ancak kapsamlı bir ulusal caydırıcılık stratejisiyle anlam taşıyacağı ifade edildi.
Ulusal Güç ve İttifaklar
Analizin sonuç bölümünde, ittifakların önemli olduğu ancak asıl belirleyici unsurun ulusal güç olduğu vurgulandı. Yunanistan’ın savunma stratejisini, ittifaklardan bağımsız olarak kendi gücüne dayandırması gerektiği bir kez daha hatırlatıldı. Özellikle Dassault Rafale savaş uçakları ve Fransız yapımı FDI sınıfı fırkateynlerin, kapsamlı bir stratejinin parçası olması gerektiği vurgulandı.
Yunanistan’ın güvenlik politikası, mevcut ittifaklar ve ulusal savunma kapasitesinin eşgüdümünü gerektiriyor. Ancak, analizin de belirttiği gibi, bu süreçte asıl belirleyici unsur kendi askeri gücünü artırmak ve sürdürebilir bir strateji geliştirmektir.
Kaynak: www.milliyet.com.tr