ABD’nin Gri Bölgeleri Yani Ortadoğu’da Gizli İsrail Üsleri

ABD’nin Gri Bölgeleri Yani Ortadoğu’da Gizli İsrail Üsleri

2003 yılında ABD’nin “demokrasi getiriyoruz” şarkıları eşliğinde Irak’ı işgalinin altından muhakkak bir “çapanoğlu çıkacağını” öngörmek için falcı olmaya gerek yoktu. Farklı mecralardaki makalelerim ve katıldığım yayınlarda ileri sürdüğüm başlıca tez, ABD’nin bu işgal süreçlerinde bölgedeki esas hedef ülkelere karşı operasyonlar yürüteceği “gri bölgeler” yaratmayı amaçladığıydı.

Yani uluslararası hukuktan muaf, hiçbir uluslararası örgütün söz hakkının olmadığı, otorite boşluğunun hakim olduğu alanlar yaratıp, burada gerek Blackwater gibi özel orduları gerek kendisine ait özel kuvvetleriyle dilediği gibi hareket edeceği alanlar yaratıyordu.

Küresel Güç Mücadelesinde İran-İsrail Çatışması - SAVAŞ BİÇER

Yani ABD’nin demokrasi götüreceğini iddia ederek işgal ettiği ülkelerde istikrarsızlığın uzun sürmesi ve merkezi otoritenin tesisinin gecikmesi tam da Beyaz Saray ve Pentagon’daki kadroların tercih ettiği seçenekti.

ABD, Irak’taki bu yöntemi 2014-2015 yıllarında Suriye topraklarına taşıdı. Ülkemizde de liboş olarak tabir edilen kimi kesimler ilk ABD askerlerini Suriye topraklarında gördüklerinde, Washington’un Esad’ı devirmeye geldiği zannına kapılarak kutlamalar yapmışlar ancak ilerleyen yıllarda kazın ayağının farklı olduğu ortaya çıkmıştı.

ABD, Suriye’nin kuzeyinde bir terör örgütün partner edindiği gibi, bugün İsrail’in çıkarlarına hizmet edecek çalışmaların temelini attığı bir başka “gri bölge” oluşturduğu ancak 10 yıl sonra anlaşılabildi. Nitekim ABD-İsrail ikilisinin Irak toprakları üzerinden bölgenin başına nasıl bir çorap ördüğü de tüm unsurlarıyla yeni yeni anlaşılıyor.

IRAK’TAKİ GİZLİ İSRAİL ÜSLERİ ORTAYA ÇIKIYOR

Önce Wall Street Journal gazetesi ardından New York Times, İsrail’in Irak’ın batısındaki çöl bölgesinde en az iki gizli üs kurduğunu ifşa ettiler. Gizli İsrail üslerinin ifşası İran’a karşı başlatılan savaş esnasında mümkün oldu. İddiaya göre bölgedeki bir aşiretin üyesi olan Avad el-Şammari Kerbela kentinin 180 kilometre güneybatısındaki üssü 3 Mart 2026 günü tesadüfen keşfetti.

El Şammari’nin bölgedeki bir köye kamyonetiyle erzak taşırken yaptığı bu keşif hayatını mal oldu. İsrail helikopterinin saldırısında aracıyla havaya uçuruldu. Ailesi el Şammari’nin naaşını bulduktan sonra olayın izini sürdü ve konu resmi makamlara yansıdı.

Irak ordusu gizli üssü araştırmak için bölgeye askerler gönderdi ve bu askerler de saldırıya uğradı. Saldırıda en az bir Irak askeri öldü ikisi de yaralandı. Dünyaya bu haberi duyuran ilk basın organı Wall Street Journal oldu. Haber Irak makamları tarafından yalanlansa da bölgeyi Irak Genelkurmay Başkanlığı’ndan bir heyet ziyaret etti ve her şeyin kontrol altında olduğu duyuruldu. Ancak geçen hafta sonu bu defa New York Times gazetesi ikinci gizli üssün varlığını duyurdu.

Eldeki bilgilere göre her iki gizli üs en az 2024 yılından bu yana faaliyetteydiler. Temel amaçları, İran’a yapılacak saldırılarda İsrail hava kuvvetlerine istihbarat ve lojistik desteği sağlamak, bir İsrail uçağının düşürülmesi halinde pilotların kurtarılması için yürütülecek operasyona destek sağlamaktı. Hiç şüphesiz 2025 yılındaki “12 Gün Savaşı”ndan itibaren bu üsler, İran füze saldırılarının izlenmesi ve kaynaklarının tespit edilmesi için de kullanılmıştı.

GİZLİ ÜSLER SAHTE BAYRAK OPERASYONLARI İÇİN Mİ?

Gizli üs haberleri iyice dallanıp budaklanırken 17 Mayıs Pazar günü Irak hava sahasından Suudi Arabistan topraklarına 3 dronun girdiği tespit edildi. Dronlar hedeflerine ulaşamadan imha edildi. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı’nın “bu saldırı girişimine uygun zaman ve mekanda karşılık verme hakkımız saklı tutulmaktadır” açıklaması Irak makamlarını bir kez daha harekete geçirdi. Irak Dışişleri Bakanlığı tarafından 18 Mayıs günü yapılan açıklamada Irak hava savunma sistemleri kayıtlarında yapılan incelemeler neticesinde dronların Irak kaynaklı olmadığı kaydedildi. Bu noktadan itibaren artık akıllara pek çok soru geliyor:

1- 28 Şubat’ta başlayan savaşta bazı Körfez ve bölge ülkelerini hedef alan dron ve füze saldırılarının hepsi gerçekten İran tarafından mı gerçekleştirildi?

2- Bu gizli üsler sahte bayrak operasyonlarında yani Körfez ve diğer bölge ülkelerini İran’a karşı savaşa çekmek için kullanılmış olabilir mi?

3- Geçmişte Pençe Kilit Harekat Bölgesini hedef alan kimi saldırılar gerçekten PKK tarafından mı gerçekleştirildi yoksa saldırıların kaynağı bölgede hala tespit edilmemiş İsrail üsleri olabilir mi?

4- Bu gizli üslerin geçmişi tam olarak hangi yıllara dayanıyor? Mesela 2014 yılında DEAŞ terör örgütünün Musul’u ve ardından Suriye topraklarını ele geçirmesi sürecinde de İsrail ya da ABD’nin gizli üslerinin rolü var mıydı?

5- İşgal edilmiş ülkeler terk edilse bile gizli üs işletme alışkanlığı Irak dışında hangi ülkelerde sürmekte? Mesela Çin Halk Cumhuriyeti’ni izlemek için Afganistan’da faaliyetini sürdüren gizli üsler mevcut mu?

6- İsrail’in Suriye’deki yeni yönetime ve Türkiye’ye duyduğu öfkenin sebeplerinden biri Suriye çöllerinde artık bu tür gizli üslere sahip olamaması mı?

Bu soruları daha da çoğaltabiliriz. Ancak ABD’nin İsrail tarafından nasıl kullanıldığının, ABD’nin arkasına saklanarak yürüttüğü savaş, entrika ve sabotajların hangi boyutlara ulaştığının çarpıcı bir örneğidir bu Irak’taki gizli üsler vakası.

* Mehmet A. KANCI
Uluslararası İlişkiler ve Strateji Analisti / Gazeteci

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar