ABD-İran arasında karşılıklı saldırılar: Kuveyt’e füze saldırısı düzenlendi
Hürmüz Boğazı çevresinde gerginlik tırmanmaya devam ediyor. ABD, hafta sonu İran’ın askeri hedeflerine saldırı düzenlediğini açıklarken, Tahran bir Amerikan üssünü hedef alarak karşılık verdiğini belirtti.
ABD Merkez Komutanlığı (Centcom), uluslararası sularda bir Amerikan insansız hava aracının düşürülmesini de içeren “İran’ın saldırgan eylemlerine” yanıt olarak “meşru müdafaa saldırıları” düzenlediğini açıkladı.
İran İslam Devrim Muhafızları, ABD güçlerinin İran’ın güneyine yönelik saldırı için kullandığı bir hava üssünü hedef aldığını belirtti.
Kuveyt, hava savunma sisteminin “düşmanca” füzeler ve insansız hava araçlarıyla karşı karşıya geldiğini açıkladı; Dışişleri Bakanlığı da daha sonra “İran saldırılarını” kınadı.
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Haziran Pazartesi sabahı Truth Social’da yaptığı bir paylaşımda, tutumunu eleştirenlere “arkalarına yaslanıp rahatlamalarını” söyledi ve “sonunda her şeyin yoluna gireceğini” belirtti. İran’ın “gerçekten bir anlaşma yapmak istediğini ve bunun ABD için iyi bir anlaşma olacağını” ekledi.
Aylar süren savaşı sona erdirecek bir anlaşma için müzakereler hafta sonu ilerleme kaydetmedi. ABD medyası, Başkan Trump’ın anlaşma şartlarında değişiklik talep ettiğini bildirdi.
BBC’nin ABD haber ortağı CBS News’in haberine göre, değişiklikler Hürmüz Boğazı nakliye kanalı ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun kaldırılmasıyla ilgili. Beyaz Saray, yorum talebine yanıt vermedi.
İran’ın baş müzakerecisi 31 Mayıs Pazar günü, İran’ın hakları tam olarak güvence altına alınmadıkça Tahran’ın hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceğini söyledi.
İran’dan Lübnan uyarısı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 1 Haziran’da paylaştığı sosyal medya mesajında, İran ile ABD arasında imzalanan 8 Nisan ateşkesinin “Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde geçerli” bir ateşkes niteliğinde olduğunu vurguladı.
Ateşkesin herhangi bir cephede ihlalinin “tüm cephelerde ihlal sayılacağını”, ihlal nedeniyle doğacak sonuçların sorumluluğunun ABD ve İsrail’e ait olacağını söyledi.
Arakçi’nin uyarısı, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını genişletmesi ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Beyrut’un güneyindeki hedeflere saldırı emri vermesinin ardından geldi.
İsrail ile Lübnan arasında yaklaşık altı hafta önce ateşkes ilan edildiğinden bu yana, İsrail ile Hizbullah arasında çatışmalar devam ediyor ve her iki taraf da birbirini ateşkes ihlaliyle suçluyor.
İran anlaşmasıyla ilgili toplantıdan sonuç çıkmadı

Trump, İran ile ateşkesin uzatılmasına yönelik bir çerçeve hakkında “nihai bir karar” vermek üzere 29 Mayıs’ta üst düzey yardımcılarıyla bir toplantı yaptı, ancak toplantı bir sonraki adımlar konusunda netlik olmadan sona erdi.
Trump, İran’ın asla bir nükleer silaha ya da bombaya sahip olmayacağını kabul etmesi gerektiğini, Hürmüz Boğazı’nın “her iki yönde sınırsız gemi trafiğine” açılması gerektiğini ve su yolundaki mayınların “yok edilmesi” gerektiğini söyledi.
Toplantı, büyük krizlerin ele alındığı Beyaz Saray’daki Situation Room’da yapıldı. İran daha önce nükleer programı konusunda müzakere etmediğini söylemiş ve bunun tamamen sivil amaçlara yönelik olduğunu savunmuştu.
İran’ın yarı resmi Tasnim haber ajansı da anlaşmanın sonuçlandırılmadığını yazdı.
Bir aydan uzun süredir kesintili devam eden görüşmelere rağmen, savaşı kesin olarak sona erdirecek bir anlaşma şimdiye kadar sağlanamadıBBC’nin sorularını yanıtlayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’la anlaşmaya çok yakın olduklarını fakat birkaç madde üzerinde daha uzlaşılması gerektiğini söylemişti.
Vance, anlaşmanın imzalanıp imzalanmayacağı veya bunun ne zaman olacağı gibi soruları yanıtlamak için çok erken olduğunu da ekledi.
Perşembe akşamı gazetecilere yaptığı açıklamada Vance, müzakerecilerin “uranyum zenginleştirme meselesi” de dahil olmak üzere anlaşma metninde “birkaç nokta üzerinde gidip geldiğini” söyledi.
“Henüz o noktaya gelmedik, ancak çok yaklaştık ve bu konuda çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
ABD, uzun süredir İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretimini durdurmasını ve teorik olarak nükleer silah yapımında kullanılabilecek mevcut stoklarını imha etmesini talep ediyor.
İran ise nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu savunuyor ve nükleer silah geliştirmeye çalıştığına dair iddiaları reddediyor.
Vance, Washington DC’de gazetecilere yaptığı açıklamada iyimser bir tavır sergiledi ve ABD’nin İranlıların “iyi niyetle” müzakere ettiğine inandığını söyledi.
Geçen hafta İran ve ABD, birbirini kırılgan ateşkesi ihlal etmekle suçluyordu.
Devrim Muhafızları, İran’ın güneyine düzenlenen ABD saldırılarının ardından Perşembe günü bölgede bir ABD üssünü hedef aldığını açıkladı.
Çarşamba günü İran devlet medyası, iki ülke arasında 14 maddelik bir mutabakat zaptı taslağı olduğunu belirttikleri metnin bazı unsurlarını yayımladı.
Haberde, Washington’ın İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması, ABD güçlerinin “İran’ın çevresinden” çekilmesi ve Hürmüz Boğazı’ndan askeri olmayan trafiğin, İran ve Umman’ın gemi yönetimi ve yönlendirmesini kontrol etmesiyle yeniden başlaması yer aldı.
Beyaz Saray söz konusu mutabakat taslağını “tamamen uydurma” olarak nitelendirdi.
Dünyadaki sıvılaştırılmış doğalgaz ve petrolün beşte biri normalde Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor ve boğazın kapanması küresel yakıt ticaretini etkiledi.
8 Nisan’da yürürlüğe giren ilk ateşkesten bu yana Trump, iki tarafın anlaşmaya yakın olduğunu ve müzakerelerin ilerlediğini defalarca söylese de şu ana kadar somut bir sonuç elde edilemedi.