Mehmet Akif Ersoy bugün hâkim karşısına çıkacak
Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ile yedi kişinin “nitelikli cinsel saldırı” ve “suç örgütü kurma” suçlamalarıyla yargılandığı davanın duruşması bugün (10 Eylül 2026 Perşembe) gerçekleştirilecek.
Ersoy’un avukatı duruşmanın izleyici ve basına kapalı yapılmasını talep etmişti.
Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ile yedi kişi hakkında “nitelikli cinsel saldırı” ve “suç örgütü kurma” suçlamalarıyla ikinci kez hazırlanan iddianamenin kabul edilmesinin ardından davada ilk duruşma İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Ne olmuştu?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında, aralarında Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un da bulunduğu 8 şüpheli 9 Aralık 2025 akşamı İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” ile “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanılmasına yer ve imkân sağlamak” suçlamaları yöneltildi. Ersoy, gözaltına alındığı dakikalarda TMSF tarafından Habertürk’teki görevinden uzaklaştırıldı.
Şüpheliler 10 Aralık’ta adliyeye sevk edildi. Savcılığın hazırladığı sevk yazısında, şüphelilerin uyuşturucu kullanılması için yer ve imkân sağladıkları, eve gelen kadınlara uyuşturucu temin ettikleri ve madde kullanımının ardından ikiden fazla kişinin birlikte cinsel ilişkiye girdiği öne sürüldü. Sevk yazısında ayrıca Ersoy’un çevresindeki kişiler ile kadınları ilişkiye soktuğu, bu süreçte sektörel ve maddi menfaat sağladığı ileri sürüldü. Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan’ın Ersoy ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği iddia edildi.
İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği, 11 Aralık 2025’te Ersoy, Manaz, Tetik ve Gülan’ı “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlamasıyla tutukladı. Diğer dört şüpheli Gizem Aybaktı, Buse Öztay, Elif Kılınç ve Dilara Yıldız adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ersoy, savcılık ifadesinde suçlamaları reddederek, “Hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım. Bu iddialar çok çirkindir” dedi. Hâkimlik savunmasında ise sürecin siyasi olduğunu öne süren Ersoy şunları söyledi:
“Savcılık bana öyle sorular sordular ki ülkenin bütün ahlaksızlığını üstüme boca etmişler gibi hissettim. Benim 15 yılda edindiğim itibarımı 15 dakikada yerle bir ettiler.”
Adli Tıp Kurumu, 15 Aralık’ta Ersoy’un saç örneğinde yapılan uyuşturucu testinin pozitif çıktığını bildirdi. Sabah gazetesinde yer alan habere göre Ersoy’un kokain kullandığı belirlendi. Aynı soruşturma kapsamında tutuklanan spiker Ela Rümeysa Cebeci’nin testinde ise hem kokain hem de esrar tespit edildi.
Ersoy, 30 Aralık’ta savcılığa verdiği ek ifadede önceki beyanlarının aksine uyuşturucu kullandığını kabul etti. Kendisine ilk uyuşturucuyu sunan kişinin gazeteci Veyis Ateş olduğunu öne süren Ersoy şöyle dedi:
“Hatırladığım kadarıyla 2019 yılında Piyalepaşa’daki evimdeyken Veyis Ateş bana geldi. Bu gelişinde yanında uyuşturucu madde ile gelmişti. Ben hayatımda ilk defa orada uyuşturucu maddeyi gördüm. O gün ya da ikinci getirmesinde Piyalepaşa’daki evimde ilk defa kokain içtim.”
Veyis Ateş ise hakkındaki iddiaları reddetti. Ateş ifadesinde, Ersoy’un Piyalepaşa’daki evine 2018-2020 yılları arasında yalnızca çay içmek için uğradığını öne sürdü ve 20 yıllık itibarının asılsız iddialarla zedelendiğini savundu. Ateş’in kan testinin negatif çıktığı, ancak daha uzun vadeli geriye dönük tespit yapan saç örneği analizini yaptırmadığı öğrenildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20 Mayıs’ta düzenlenen iddianame, 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Cumhuriyet gazetesinden Batuhan Serim’in aktardığına göre mahkeme, iddianameyi kabul etmeyerek savcılığa geri gönderdi. Sanıkların avukatları, dosyada gizlilik kararı bulunduğu için iade kararının kendileriyle paylaşılmadığını ve kararın gerekçesinin henüz öğrenilemediğini belirtti.
İddianamede Mehmet Akif Ersoy’a yönelik birden fazla ağır suçlama yer alıyordu. Suç örgütü kurma ve yönetme ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımını kolaylaştırma suçlarından 11 yıldan 27,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Bunların yanı sıra zincirleme biçimde 11 kez nitelikli cinsel saldırı ile zincirleme biçimde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ya da sağlama suçlarından ise 266 yıldan az olmamak üzere hapis cezası istendi. Savcılık, bu suçlamaların tümünü birlikte değerlendirerek Ersoy’un ağır biçimde cezalandırılmasını talep etti.
Avukatlar, dosya üzerindeki gizlilik kararını gerekçe göstererek mahkemenin iade kararına ilişkin bilgiye ulaşamadıklarını aktardı. Söz konusu karar, savunma tarafına resmi olarak tebliğ edilmedi.
İDDİANAMEDE 11 KADIN MAĞDUR OLARAK YER ALDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 96 sayfalık iddianamede 11 kadın mağdur olarak yer aldı.
Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi.
İddianamede soruşturmanın, 2 Kasım 2025’te İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na yapılan bir ihbar üzerine başlatıldığı belirtildi.
İhbarda Ersoy ve bazı isimlerin uyuşturucu madde kullandıkları, Ersoy’un düzenlediği öne sürülen etkinliklerde kadınlara uyuşturucu madde sağlandığı ve bu kişilerin karar alma süreçlerinin etkilenerek cinsel birlikteliklere yönlendirildiği iddia edildi.
İddianamede neler vardı?
Savcılık Mayıs’ta hazırlanan iddianamede Mehmet Akif Ersoy’dan “suç örgütü lideri” olarak bahsediyor.
Ayrıca “nitelikli cinsel saldırı”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama”, “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma” suçlarından da cezalandırılması talep edildi.
İddianamede Mustafa Manaz, Ahmet Göçmez, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik’ten “örgüt üyesi” olarak bahsedildi.
Gazeteci Ersoy’a yönelik şu suçlamalar yer aldı:
- Kokain maddesinin “kişiler üzerindeki etkisini hem kadın olan mağdurlar üzerinde hem de örgüt üyeleri üzerinde sıkça kullanmak”
- Arkadaş ve iş çevresinden tanımakta olduğu “örgüt üyeleri ile sıkça uyuşturucu madde sağladığı partiler düzenlemek”
- Partilerde “cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullanmak”
- Bulunduğu konumu kullanarak örgüt üyesi olan şüphelilerden bazılarının televizyon programlarına katılımını sağlayarak menfaat elde etmek
Aynı zamanda, “örgüt üyelerinin kişisel menfaat karşılığında kendi çevrelerindeki kadınları bu ilişkinin tarafı haline getirdikleri de” iddia ediliyor.
Suçlanan diğer kişilerin çevrelerindeki kadınları Ersoy ile tanıştırdığı ve bu kişileri “suçun mağduru konumuna getirdikleri” iddia ediliyor.
İddianamede beş kişi hakkında daha örgüt üyeliği dahil farklı suçlamalarla ceza istendi.
İddianameye göre soruşturma gelen ihbarla 2 Kasım 2025’te başladı.
Ersoy’un da aralarında bulunduğu dört kişi 11 Aralık 2025’te tutuklanmıştı.
Aralık ayı içinde etkin pişmanlık kapsamında da ifade verdi.
Mehmet Akif Ersoy tutuklama sonrası verdiği ifadelerde uyuşturucu madde kullandığını itiraf etti. Ancak savcılık verdiği bilgiler “soruşturmaya katkı sağlamadığı” gerekçesiyle Ersoy’un tahliyesini istemedi.
Ne olmuştu?
Mehmet Akif Ersoy dahil sekiz kişi, “uyuşturucu” soruşturmasında 9 Aralık’ta gözaltına alındı.
10 Aralık’ta dört şüpheli adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı. Ersoy ve beraberinde üç kişi ise gecenin ilerleyen saatlerinde tutuklandı.
Ersoy, 11 Aralık’ta mahkemede verdiği ifadede kendisine yönelik suçlamaların “utanç verici” ve “çirkin ifadeler” olduğunu söyledi.
Ersoy, “Savcılıkta bana öyle sorular sordular ki ülkenin bütün ahlaksızlığını üstüme boca etmişler gibi hissettim” dedi.
Ersoy’un “Benim 15 yılda edindiğim itibarımı 15 dakikada yerle bir ettiler” dediği kaydedildi.
Ersoy, gözaltına alınmasının ardından Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği görevinden alındı.
Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren Habertürk’e eylül ayında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum atanmıştı.
1985’te İstanbul’da doğan Ersoy, Habertürk televizyonunda program yapmaya başlamadan önce TRT’de de muhabirlik ve yöneticilik yaptı.
2011’de Tunus’ta patlak veren ve Ortadoğu’ya yayılan protestolar sırasında TRT için farklı başkentlerde muhabirlik görevlerinde bulundu.
Habertürk’ün TMSF’ye devredilmesi sonrası genel yayın yönetmenliğine getirildi.
Ersoy, görevden uzaklaştırılmadan evvel haber kanalının akşam haberlerini sunuyordu.