CHP’de ‘Mutlak Butlan’ kararı krizi… Özel: ‘Butlana karşı ikinci parti seçeneğini düşünmedik’

CHP’de ‘Mutlak Butlan’ kararı krizi… Özel: ‘Butlana karşı ikinci parti seçeneğini düşünmedik’

2023 yılında yapılan CHP kurultayı için mutlak butlan kararı çıktı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 2023 yılındaki kurultayın “mutlak butlanla sakatlandığı” görüşüne vararak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görevden uzaklaştırılmasına, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise tedbiren göreve iadesine karar verdi. CHP kararın yok hükmünde olduğunu ileri sürdü.

AYRINTILAR ŞÖYLE:

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP için mutlak butlan kararı verdi. 4-5 Kasım 2023’te CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline karar verildi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MYK ve YDK üyelerinin görevden uzaklaştırılmasına karar verildi. Mahkeme Kemal Kılıçdaroğlu, PM ve YDK üyelerinin tedbiren görev üstlenmesini de kararlaştırdı.

Kılıçdaroğlu’nun, “Sorunu beraber çözmek için Özel’i arayacağı” açıklandı.

Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’dan “görevi kabul etmediğini veya partiyi huzura kavuşturacak adım atmasını” beklediklerini söyledi.

Özel, kurmaylarıyla ve partinin yönetim kademesiyle 5 saat süren toplantının ardından basın toplantısı düzenledi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararı sonrası yapılan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sona erdi. Yaklaşık beş saat süren toplantını ardından konuşan Özgür Özel, karara karşı ikinci bir parti seçeneğini düşünmediklerini söyledi.

“Biz burada ev sahibiyiz, kiracılar gider, ev sahipleri kalır. Baba ocağında kimin oturacağına da baba ocağının gerçek sahipleri karar verirler” dedi.

“İkinci bir parti, bir yedek parti seçeneği Türkiye’deki tüm siyasi partilerin gündeminde olabilir ama bu bir kapatma davasına karşı bir tedbirdir. Butlana karşı böyle bir tedbir düşünmedik” diye ekledi.

Özgür Özel, bugün tedbir kararının kaldırılması amacıyla ilk başvuruyu Yargıtay’a yaptıklarını belirtti. Yarın ise kendilerine verilen mazbatanın korunması için YSK’ye başvuracaklarını ifade etti.

Yargıtay’dan tedbirle ilgili başvuruların “acil şekilde” değerlendirilmesini beklediklerini söyleyen Özel, YSK’nın da kendi görev ve yetki alanına sahip çıkması gerektiğini vurguladı.

Özel konuşmasında, kararın siyasi olduğunu savundu. “Suçumuz 47 yıl sonra CHP’yi birinci parti yapmak, kurulduğu günden bu yana AKP’yi llk kez yenmek! Bizim suçumuz, emeklinin, asgari ücretlinin umudu olmak” dedi.

“Erdoğan milleti adaysız, seçeneksiz bırakma niyetindedir. CHP tüm darbecilere, işbirlikçilerin ve onların kariyer ihtiraslarına karşı dimdik ayaktadır” diye ekledi.

MAHKEME KARARINDA NE DENİLDİ?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi kararında, “Mutlak butlanla sakatlanmış 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay ile göreve gelen genel başkan Özgür Özel’in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi Üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi görevde bulunan genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmelerine ve görev iadelerine” ifadesine yer verildi.

ÖZGÜR ÖZEL: YARGITAY’A BAŞVURUMUZU YAPTIK

Kararın hemen ardından CHP Merkez Yürütme Kurulu olağanüstü toplandı. Toplantı 5 saat sürdü. MYK toplantısı sonrası Özgür Özel açıklamalarda bulundu.

Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar:

“Bizim suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak, kurulduğu günden bu yana AK Parti’yi ilk kez yenmek. Bizim suçumuz, emeklinin, asgari ücretlinin umudu olmak.

Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Birileri bizim ne kurultayı kazanmamızı hazmetti ne de bir diğerleri yerel seçimi kazanmamızı hazmetti. Milletin kararına savaş açmayı seçtiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını devreye soktular.

Ben 30 sene koltuğumda oturabilirdim. Ama o koltukta icazetle kimse oturmamalı. Konforlu muhalefet partisi liderliğini reddediyorum, o koltukta oturmam, kimse oturmamalıdır. Cumhurbaşkanı adaylığını kabul etseydim, Ekrem’e sırtımı dönseydim, benden iyisi yoktu.

Bu kararın mağduru millettir. Millete seçme ve seçilme hakkına darbe yapılmıştır.

Tedbir kararının kaldırılması için ilk itirazımızı Yargıtay’a yaptık. Yarın Yüksek Seçim Kurulu’na da başvuru yapacağız. Yargıtay’a tedbirin durdurulmasına yönelik başvurularımızın en acil şekilde ele alarak, YSK’nın kendisine tanınan görev sorumluluk alanına, kendisine sahip çıkmasını bekliyoruz. Genel merkeze sahip çıkacağız, bizi buraya delegeler oturttu. Ben ve arkadaşlarım genel merkezdeyiz”

“KILIÇDAROĞLU’NA DÖNMENİN MANASI YOK”

Mutlak butlan kararının ardından Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’i telefonla arayacağını söylemişti.

Özel’e Kılıçdaroğlu’nun kendisini arayıp aramadığı soruldu. Özel, “Kılıçdaroğlu’nun telefonuna henüz dönmedim. Dönmenin manası yok. Dönsem de ne konuşacağız. O telefon bu yargının o kararıyla uzlaşmak ise uzlaşamam. Elbette telefonuna bir şekilde dönülecek, düşüncelerimiz ifade edilir. Ancak butlan kararını onaylamam” dedi.

KILIÇDAROĞLU’NDAN İLK AÇIKLAMA

Kılıçdaroğlu ilk açıklamasında “Bu süreci ‘keşkelerle’ değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız” dedi.

Karar sonrası Özgür Özel’den ilk açıklama sosyal medya hesabından geldi. Özel, geçmişteki bir konuşmasının videosunu paylaşarak, “Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum” şeklinde paylaşım yaptı.

ÖZEL’DEN KILIÇDAROĞLU’NA ÇAĞRI

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının ardından ilk değerlendirmesini DW Türkçe’ye yaptı.

Özel, kararı DW Türkçe ile yapılan söyleşi sırasında öğrendiğini belirterek görüşmeye ara verdiğini, hukukçu kurmaylarıyla kısa bir toplantı yaptığını ve ardından olağanüstü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı kararı aldığını ifade etti.

Mutlak butlan kararını “CHP’yi felç etmeye, siyaset üretmesini engellemeye dönük bir girişim” olarak değerlendiren Özel, bunun Türkiye’de demokratik siyaseti hedef alan bir süreç olduğunu söyledi.

“Otoriterleşmenin vardığı son nokta”

Özel, karara ilişkin değerlendirmesinde bunun sadece bir hukuki süreç olmadığını savunarak, “Bugün CHP’nin başına gelen, yıllardır süren davalar zincirinin geldiği noktadır. Amaç CHP’yi felç etmek, rakibini ortadan kaldırmak ya da siyaset üretmesini engellemektir. Bu Türkiye’de otoriterleşmenin vardığı son noktadır” dedi.

Belediyelerden başlayan soruşturmalar ve Ekrem İmamoğlu üzerinden yürüyen süreçlere değinen Özel, hedefin doğrudan CHP olduğunu belirterek, “Önce belediyeler hedef alındı, sonra adayımız, sonra partinin kendisi hedef alındı” ifadelerini kullandı.

“Baskın seçim gelirse kazanırız”

Baskın seçim ihtimaline ilişkin soruya Özel, “Yapsınlar baskın seçimi, bekliyoruz. En kısa sürede sandığı getirsinler, biz bu seçimi kazanırız. Adayımızı gösterir, iktidarı değiştiririz” yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin değerlendirmesinde Özel, Ekrem İmamoğlu’nun adaylığına işaret ederek, “Partimizin adayı bellidir. İmamoğlu aday gösterilemediği sürece bu partinin kazanacak adayı odur” dedi.

Kılıçdaroğlu açıklaması ve parti içi tartışmalar

Parti içi tartışmalara ilişkin konuşan Özel, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında dikkatli bir dil kullanmayı sürdürdüğünü belirterek CHP kültüründe önceki genel başkanlara saygının esas olduğunu vurguladı.

Özel, “Onların hukukunu korumak mevcut genel başkanın görevidir” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu ile ilgili beklentisini de dile getiren Özel, bir butlan kararı durumunda ya bu kararı kabul etmemesi ya da partiyi en kısa sürede olağan sürece döndürecek adımları atması yönünde bir açıklama beklediklerini söyledi.

Parti içinde farklı görüşler bulunduğunu ancak CHP’nin birlik ve bütünlük içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Özel, geçmiş tartışmalara rağmen uzlaşma çağrısı yaptıklarını ifade etti.

“Yedek parti tedbir amaçlı”

“Yedek parti” iddialarına ilişkin konuşan Özel, bunun partiden ayrılma ya da yeni parti kurma hazırlığı olmadığını vurgulayarak, “Parasını ayırma gibi iddiaların hepsi fasarya. Ama yedekte bir parti olduğu doğru. Bu, partiden ayrılmak için değil” dedi.

Özel, bu hazırlığın olası bir kapatma davası veya CHP’nin seçimlere sokulmaması ya da liste verememesi ihtimaline karşı bir tedbir olduğunu belirterek, “Mutlak butlan kararıyla ilgili bir hazırlık değildir” ifadelerini kullandı.

Dünyadaki otoriterleşme eğilimlerine de değinen Özel, “Birbirinden öğrenen diktatörler ve otoriter yönetimler var. Türkiye’de de basın ve siyaset üzerindeki baskılar bu sürecin parçası” dedi.

Türkiye’de iktidarın seçimleri ortadan kaldırmak yerine rakipleri dizayn etmeye çalıştığını savunan Özel, “Amaç sandığı kaldırmak değil, sandıkta yarışacağı rakibi belirlemektir” ifadelerini kullandı.

Bahçeli: Özel ve Kılıçdaroğlu ortak formül üretmeli

CHP için mutlak butlan kararı sonrası Bahçeli’den açıklama

MHP Genel Başkanı Bahçeli, CHP’deki mutlak butlan kararına ilişkin “kararı tanımıyoruz” gibi çıkışların boşuna olduğunu söyledi. Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu’na tarihi bir sorumluk düştüğünü, Özgür Özel ile görüşerek görevinden feragat etmesi gerektiğini ifade etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’de mutlak butlan kararı sonrası krize ilişkin açıklama yaptı.

Bahçeli CNN Türk’e yaptığı açıklamasında Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunun altını çizerek, “Bu anlayışla, kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP’nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır” dedi.

Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’de herhangi bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söylerken, “Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir.” dedi.

Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“KARARIN EN ÖNEMLİ SONUCU…”

21 Mayıs 2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı vermiştir. Bu karar, söz konusu kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına gelmektedir. Mahkeme ayrıca bu kurultay sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu süreçte alınan kararların da hükümsüz olduğuna hükmetmiştir. Karar kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının, karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın YSK’ya, ilgili seçim kurullarına ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın en önemli sonucu, CHP’de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilecektir. Nitekim, gerekli itirazın yapıldığı açıklanmıştır.

“KURULTAY, CHP DELEGELERİ TARAFINDAN MAHKEMEYE TAŞINMIŞTIR”

Kamuoyunun bildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı gerçekleşmiş, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girmişlerdir. Sayın Özgür Özel’in Genel Başkan olarak seçildiği kurultay, usulsüzlük iddialarıyla ve iptal talebiyle bazı CHP delegeleri tarafından mahkemeye taşınmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, söz konusu kurultaya dair usulsüzlük iddialarının sübut bulduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararına hükmetmiş; karar kesinleşinceye kadar Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevinden uzaklaştırılmış, eski Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi karar kesinleşinceye kadar göreve iade edilmiştir.

“CHP’NİN KURUMSAL KİMLİĞİNİ GELECEĞE TAŞIMA İRADESİYLE HAREKET ETMEK EN SAĞLIKLI YOL OLACAKTIR”

5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Grup Toplantımız sonrasında CHP’nin mutlak butlan davası hakkında görüşümüz gazeteciler tarafından sorulduğunda kendilerine, “CHP, Cumhuriyet’in kurulduğu günden bu yana var olan en önemli siyasi kurumlardan biridir. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya farklı amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz.” demiştim. Geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır. Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek, CHP’nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşıma iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır.

“BU NOKTADA “YARGI KARARINI TANIMIYORUZ.” GİBİ ÇIKIŞLAR BOŞUNADIR VE GEREKSİZDİR”

Bilindiği gibi 5 Kasım 2024 CHP Büyük Kurultayı’nda Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girdiler. O günkü şartlarda kongrede CHP delegelerinin iradesinin Sayın Özgür Özel’den yana olduğu seçim kurulu tarafından ilan edilmiş ve Sayın Özel CHP Genel Başkanı seçilmiştir.

Kongrenin ardından ise delegeler üzerinde yapılan usulsüzlükler nedeniyle kongrenin iptal edilmesi yönünde dava açılmıştır. Kongrenin yok sayılması talebiyle açılan dava 21 Mayıs günü neticelenmiş ve söz konusu büyük kongre, iddia olunan usulsüzlüklerin sübut bulduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Mahkeme kararıyla, iddia olunduğu gibi Sayın Kılıçdaroğlu’nun haksızlığa uğradığı kabul edilmiş ve mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Bu noktada “Yargı kararını tanımıyoruz.” gibi çıkışlar boşunadır ve gereksizdir.

“CHP FARKLI AMAÇLARLA KULLANILMAYA MÜSAİT HÂLE GETİRİLMEMELİ”

Direnmek yerine, Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP’nin kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır. Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile CHP ortak paydasında buluşması, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesiyle hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde, aynı zamanda da terörsüz Türkiye iradesinin vücut bulduğu bir iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir. CHP farklı amaçlarla kullanılmaya müsait hâle getirilmemeli, o hâlde bırakılmamalıdır.

“CHP’DE ORTAK AKIL EGEMEN HÂLE GELMELİDİR”

Bu çerçevede CHP’de ortak akıl egemen hâle gelmelidir. Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihî bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Bu sonuç hem CHP’nin hem de ülkemizin yararına olacaktır. Aynı zamanda da bu tarihî sorumlulukla Sayın Kılıçdaroğlu hem CHP’nin kurumsal kimliğinin hem de CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinecektir.

“CHP ÜZERİNDEN BU YOLLARA GİRİŞİLMESİ İSE TELAFİSİ İMKÂNSIZ YARALAR AÇABİLECEKTİR”

Türk siyasetinde kurumsallaşma, toplumsal istikrarın, siyasî uzlaşmanın ve millî dayanışmanın en önemli parçasıdır. Etrafımızın ateş çemberiyle sarıldığı bu atmosferde siyasî kaosa sebebiyet verecek güç kavgaları, hizip çatışmaları, parçalanmalar ve ufalanmalar hem siyasete hem de demokrasinin güçlenmesine sekte vuracaktır. CHP üzerinden bu yollara girişilmesi ise telafisi imkânsız yaralar açabilecektir. Geçmişte yaşanan bu tür olayların yarattığı travmalar Türk siyasî hafızasında saklıdır. Bu bağlamda, Sayın Kılıçdaroğlu’nun alacağı bu karar, istikrar ve CHP’nin birlikteliği açısından daha hayırlı olacaktır.

“BU AŞAMADA TEK YOL UZLAŞMAKTIR”

Karar sonrası Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve Sayın Özgür Özel’in yaptığı açıklamalar birlik çerçevesindedir. Ancak bunun CHP ortak iradesine dönüştürülmesi bu çabaları yapıcı kılacaktır. Temennimiz, kalabalıklar oluşturarak karşılıklı meydan okumalar yerine her iki genel başkanın bir araya gelerek kanunların, parti tüzüğünün ve mahkeme kararının verdiği imkân çerçevesinde gerekli fedakârlıkları göstermek suretiyle CHP menfaatlerini esas alan ortak bir yol bulmalarıdır. Bunu da geciktirmeden, toplumsal veya parti içi bir karışıklığa yol açmadan yapmalarıdır. Unutulmamalıdır ki, CHP’nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır, CHP’ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak; uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir.

Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Güçlü bir siyasî kültüre sahiptir. Anayasamıza göre yargı tarafsız ve bağımsızdır. Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla; kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP’nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır.”

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar