Trump, Almanya’ya uzun menzilli füze konuşlandırma planını da rafa kaldırdı mı?
İran savaşına destek vermeyen Avrupalı müttefiklerine kızgın olan ABD Başkan Donald Trump, bugüne kadarki en sert tepkisini Almanya’ya gösterdi.
Başbakanı Friedrich Merz’in, İran savaşını eleştiren açıklamalarına tepki olarak, Almanya ile askeri işbirliğini sınırlandırma yönünde adımlar açıklayan Trump, diğer yandan Alman otomotiv sanayisine gümrük vergilerini artırma tehdidiyle, Berlin üzerinde baskıyı daha da arttırıyor.
Pentagon’un beş bin Amerikan askerinin Almanya’dan çekileceğini duyurmasının yankıları sürerken Trump yeni bir açıklama yaptı ve “çok daha büyük bir kesinti” planladıklarını duyurdu.
Berlin için sürpriz olmadı
Almanya hükümeti, ilk açıklamalarında soğukkanlı bir tutum takınırken, Savunma Bakanı Boris Pistorius, ABD’nin Almanya’dan asker çekeceğini duyurmasının sürpriz olmadığını ve bunun “öngörülebilir bir karar” olduğunu dile getirdi.
Alman Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da, Trump yönetimi öncesinde de ABD’nin Pasifik ile Çin’e odaklanmak istediğini, bu nedenle ülke dışındaki askeri birliklerinin durumunu gözden geçirdiğini hatırlattı. Wadephul “Bu bir sır değil. Biz buna hazırlıklıyız. NATO’da bunu kapalı kapılar arkasında istişare ediyoruz” dedi.
Ankara’daki NATO Zirvesi öncesinde İsveç’te yapılacak gayri resmi dışişleri bakanları toplantısında Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceklerini aktaran Wadephul, Almanya’nın zaten ABD’nin üzerindeki yükü hafifletmek ve daha fazla sorumluluk üstlenmek için adımlar attığını kaydetti.
Berlin’de soğuk duş etkisi yaratan asıl konu ise, Trump’ın Almanya’ya uzun menzilli ABD füzelerini konuşlandırma planlarını rafa kaldırdığı iddiası.
Trump’ın soru işaretlerine yol açan hamlesi
ABD ile Almanya arasında yaklaşık iki yıl önce varılan anlaşma uyarınca, ABD’nin Rusya tehdidine karşı Avrupa’ya daha güçlü destek vermesi, özel bir taburu ve gelişmiş füze savunma sistemlerini 2026 yılında Almanya’ya konuşlandırması bekleniyordu.
ABD’nin bir önceki Demokrat Partili Başkan Joe Biden’ın onay verdiği plan kapsamında, nükleer başlık takılabilen Tomahawk füzeleri, SM-6 tipi hava savunma füzeleri ve Dark Eagle olarak adlandırılan hipersonik füzelerin Almanya’ya konuşlandırılacağı duyurulmuş, bunun “ABD’nin NATO’ya olan bağlılığını ve Avrupa’nın entegre caydırıcılık sistemine yaptığı katkıları ortaya koyacağı” vurgulanmıştı.

Ancak Trump’ın bu planı askıya aldığı haberleri, Berlin’de büyük endişeye yol açtı.
Trump’ın bu kararıyla, Avrupalı müttefiklerini Rusya’nın artan tehditleri karşısında savunmasız hale getirirken, Kremlin’i “ödüllendirdiği” yorumları yapılıyor.
Hatta Trump’ın bu kararını, Putin ile geçen hafta gerçekleştirdiği telefon görüşmesi sonrasında alıp almadığı, bunun İran savaşı ile girdiği çıkmazdan çıkmak için Kremlin’i ikna etmeye dönük bir taviz olup olmadığı da sorgulanıyor.
Rusya, iki sene önce ABD ile Almanya arasındaki anlaşma duyurulduğunda sert tepki göstermiş, “Avrupa’daki başkentlerin, Rus silahlı kuvvetleri için meşru birer hedef haline geleceği” tehdidinde bulunmuştu.
Oysa Rusya’nın da Kaliningrad’da, nükleer başlık takılabilen ve Berlin’i de vurabilecek menzile sahip füzeler konuşlandırdığı biliniyor.
Savunma uzmanlarından ‘zafiyet’ uyarıları
Alman savunma uzmanları, Trump’ın anlaşmayı rafa kaldırması durumunda bunun NATO’nun savunmasında ciddi zafiyet yaratacağı uyarısında bulundular ve bir an önce alternatif planlar üzerinde çalışılmasını önerdiler.
Ünlü savunma uzmanlarından Christian Mölling, Almanya’ya konuşlandırılması öngörülen uzun menzilli füzelerin kritik öneme sahip olduğunu anlatırken, “Bunlar, Rusya’nın bir Avrupa ülkesine olası bir saldırısı durumunda, daha NATO sınırlarına ulaşmadan bu saldırıya karşı koyma imkanı sağlıyor” dedi.
Güvenlik politikaları uzmanı Nico Lange ise Kremlin’in, Polonya ve Litvanya arasındaki Kaliningrad’a uzun menzilli füzeler konuşlandırdığını ve bu füzelerin Avrupa için tehdit oluşturduğunu söyledi ve “ABD’den gelecek Tomahawk füzeleri olmadan, bir caydırıcılık mümkün değil” diye konuştu.
Almanya’nın bir diğer tanınmış savunma uzmanı Carlo Masala da Trump’ın son adımının “tüm NATO’nun konvansiyonel caydırıcılığını zayıflatacağı” uyarısında bulundu.
Welt am Sonntag gazetesine konuşan Carlo Masala, ABD’nin gelişmiş füze sistemlerini Almanya’ya konuşlandırmaktan vazgeçmesiyle birlikte Kremlin’in Avrupa’da oluşan güvenlik zafiyetini fırsat olarak değerlendirebileceğini, 2029’dan daha önce bir Avrupa ülkesine saldırabileceğini söyledi.
Alman ordusu ve istihbarat birimleri tarafından önceki aylarda kamuoyuna açıklanan raporlarda, Rusya’nın saldırılarının Ukrayna ile sınırlı kalmayacağı, 2029 yılından sonra bir Avrupa ülkesinin daha hedef alınabileceği uyarıları yapılmıştı.
ABD Kongresi’nden de itirazlar yükseliyor
Bu arada ABD Kongresi’nden de Trump’ın Almanya’dan asker çekme kararına eleştiriler yükseliyor.
Senato ve Temsilciler Meclisi’ndeki Silahlı Hizmetler Komitelerinin Cumhuriyetçi başkanları Roger Wicker ve Mike Rogers, yayımladıkları ortak açıklamada, Trump yönetiminin Almanya’dan asker çekme kararından büyük endişe duyduklarını ifade ettiler.
İran’a karşı yürütülen operasyonlarda Almanya’daki üslerin sorunsuz şekilde kullanıldığını ifade eden başkanlar, ayrıca Almanya’nın son dönemde savunma harcamalarını arttırdığını, bununla birlikte Avrupalı müttefiklerin caydırıcılık konusunda ana sorumluluğu üstlenmesinin zaman alacağına dikkat çektiler.
Wicker ve Rogers açıklamalarında,”ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını vaktinden önce azaltmak, caydırıcılığı zayıflatma ve Vladimir Putin’e yanlış bir mesaj verme riskini doğurur” uyarısını dile getirdiler.
Trump pazarlık için mi gerilimi tırmandırıyor?
Trump’ın Almanya’da konuşlu yaklaşık 40 bin Amerikan askerinin kaçını çekeceği, uzun menzilli füze konuşlandırma planını tamamen sonlandırıp sonlandırmayacağı henüz bilinmiyor.
Berlin’deki diplomasi koridorlarında Trump’ın bu hamlelerinin gerisinde pazarlıklarda elini güçlendirme hedefinin olabileceği tartışılıyor.
Donald Trump, geçen sene de Avrupalı müttefikleriyle anlaşmazlık yaşamış, Ukrayna’ya askeri desteğini kesme restiyle benzer şekilde gerilimi tırmandırmıştı. Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya verilecek silah ve askeri desteğin finansmanını üstlenmesi sonrasında Trump Kiev’e hem silahların tedariği hem de istihbarat paylaşımının sürmesi için yeniden yeşil ışık yakmıştı.
Merz hükümetinin, bu sefer de perde arkasında Washington yönetimi ile diyalog yoluyla bir uzlaşma sağlanması için girişimlerde bulunacağı belirtiliyor.
Merz üzerindeki baskı artıyor
Almanya’dan asker çekme kararını açıklayan Trump’ın aynı zamanda AB’den ithal edilen otomotiv ve kamyonlara da ek yüzde 25’lik gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunması, özellikle Alman otomotiv sanayisini hedef alan bir adım olarak görülüyor.
Alman otomotiv sanayisi, artan enerji maliyetleri ve Çin ile rekabette zorlanması nedeniyle sıkıntılı günlerden geçiyor. Bazı fabrikaların kapanacak ve çok sayıda kişinin de işsiz kalacak olması, önümüzdeki günlerde iktidardaki ilk yılını dolduracak olan Başbakan Friedrich Merz’in üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.
Anketler, hükümete desteğin gerilediğini, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin ilk sıraya yerleşleştiğini gösteriyor.
Trump’ın uygulanacağını duyurduğu ek vergi tehdidi ve İran savaşının yol açtığı enerji krizi, Merz hükümetinin ekonomiyi canlandırma çabalarını zora sokuyor.

Alman otomotiv sanayisi ve ekonomistler ne diyor?
ABD ve AB geçen sene ticaret anlaşması üzerinde mutabakat sağlamıştı. Ancak Trump’ın Grönland’ı ilhak tehdidi ve daha sonra da ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump’ın yetkilerini aştığı gerekçesiyle gümrük vergilerini iptal etmesi üzerine Avrupa Parlamentosu’ndaki onay süreçleri iki kez ertelenmişti.
Trump yönetimi, AB’yi varılan mutabakata sadık kalmamakla suçluyor.
Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komisyonu Başkanı Bernd Lange, anlaşmaya bağlı olduklarını, onay süreçlerini tamamlamak için çalışmaya devam ettiklerini söylerken, Trump’ın son hamlesini “kabul edilemez” sözleriyle eleştirdi.
Lange, “AB yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ederken ABD taahhütlerini ihlal etmeye devam ediyor. Bu, ABD’nin ne kadar güvenilmez olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Yakın ortaklara böyle davranılmaz” şeklinde konuştu.
Almanya Otomotiv Endüstrisi Birliği (VDA) Başkanı Hildegard Müller ise AB’ye en kısa zamanda ticaret anlaşmasını onaylama çağrısı yaparken, her iki tarafın derhal diyalogla gerilimi düşürmesi gerektiğini söyledi.
Müller, Trump’ın ek gümrük vergisi tehdidinin “transatlantik ilişkiler üzerinde yeni ve ciddi bir yük oluşturduğunu” da sözlerine ekledi.
Kiel Dünya Ekonomi Enstitüsü (IfW) Trump’ın uygulanacağını ilan ettiği ek gümrük vergilerinin Alman ekonomisini önemli ölçüde etkileyeceği, ekonominin büyümesini daha da yavaşlatabileceği uyarısında bulundu.
Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (DIW) Başkanı Marcel Fratzscher ise Alman basınına yaptığı açıklamada, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve AB’nin Trump’ın tehditlerine artık boyun eğmemeleri gerektiğini söyledi.
“Artık şantaja boyun eğmemeliler, aksi takdirde Avrupa ekonomisi ve özellikle Alman ihracat şirketleri için maliyetler artmaya devam edecek” uyarısında bulunan Fratzscher, ABD yargısının gümrük vergilerini yasadışı ilan etmesine rağmen, Trump’ın şimdi Avrupa ve özellikle Alman otomobil üreticileri üzerinden Amerikan iç siyasetinde popülaritesini yeniden kazanmaya çalıştığını savundu.
Değer Akal – Berlin / BBC Türkçe