Erdoğan Seul’de: Sinop’ta nükleer santrali Güney Kore mi yapacak?

Erdoğan Seul’de: Sinop’ta nükleer santrali Güney Kore mi yapacak?
Tepki Ver

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sinop’ta kurulması planlanan Türkiye’nin ikinci nükleer güç santrali için ortaklık arayışının sürdüğü bir dönemde Güney Kore’yi ziyaret ediyor.

Erdoğan’ın Salı günü Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile yapacağı görüşmelerde enerji ve savunma sanayisi iş birliğinin yanı sıra iki ülkenin ticareti ve yatırımlarının ele alınması bekleniyor.

Erdoğan’ın ziyareti 4 Kasım’a kadar sürecek. Heyette Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da yer alıyor.

Ziyaret kapsamında yarın yerel saatle öğleden sonra yapılacak görüşmelerin ardından iki ülke iş birliğini farklı alanlarda geliştirecek belgelerin imzalanması öngörülüyor.

Sinop santrali için Güney Kore seçeneği

Ziyaretin ana gündem maddelerinden birisi Sinop’ta yapılması planlanan Türkiye’nin ikinci nükleer santrali.

Erdoğan, ziyaret öncesinde Güney Kore haber ajansı Yonhap’a verdiği yazılı mülakatta, Seul’u Sinop projesi için önemli bir potansiyel ortak olarak gördüklerini söyledi. Güney Kore’nin kamu enerji şirketi Korea Electric Power Corporation (KEPCO) ile kapsamlı ön fizibilite çalışmaları yapıldığını belirten Erdoğan, teknik ve ekonomik değerlendirmelerin sürdüğünü kaydetti.

Nihai kararda elektrik üretim maliyetinin, finansman koşullarının ve Türkiye ekonomisine katkının dikkate alınacağını vurgulayan Erdoğan, diğer ülkelerle temasların da değerlendirildiğini belirtti.

Açıklamalar, Güney Kore seçeneğinin masada olduğunu, ancak son kararın henüz kesinleşmediğini gösteriyor.

Mevcut iş birliği çerçevesi ne zaman oluşturuldu?

Güney Kore ile nükleer alandaki mevcut iş birliği çerçevesi, Lee’nin Kasım 2025’te Ankara’ya yaptığı ziyarette imzalanan mutabakatla oluşturulmuştu.

Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ) ile KEPCO arasında 24 Kasım 2025’te imzalanan belge, nükleer projelerin geliştirilmesi ve teknik bilgi paylaşımı için ortak çalışma zemini sağlamıştı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına göre mutabakat; saha değerlendirmesi, proje finansmanı, teknoloji ve tecrübe paylaşımı ile insan kaynağının geliştirilmesini kapsıyor. Bu kapsamda geçen yılki belge bir santral yapım sözleşmesi değilken, olası ortaklığın hazırlanmasına yönelik bir çerçeve niteliği taşıyor.

Öte yandan Güney Kore’nin Sinop’a ilgisi yeni değil. Nükleer enerji sektörünü temsil eden Dünya Nükleer Birliği’nin ülke raporuna göre KEPCO, 2010’da Sinop için teklif hazırlamak üzere Türkiye ile temas kurmuştu. Ancak elektrik satışlarına ilişkin devlet garantisi konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle o dönemde sonuç alınamamıştı. Şirket, Ocak 2023’te de Türkiye’nin kuzeyinde dört APR1400 reaktörünün inşasına yönelik ön teklif sunmuştu.

Sinop’a nükleer santral projesi, kentte çevresel etkileri nedeniyle de uzun süredir tartışılıyor.

Sinop’ta Japonya girişimi neden ilerlemedi?

Sinop için daha önce Japonya ile yürütülen proje, Türkiye’nin nükleer enerji planlarında maliyet ve finansmanın belirleyici olduğuna işaret eden bir örnek olarak gösteriliyor.

Türkiye ile Japonya arasında 2013’te varılan anlaşma kapsamında Japon ve Fransız şirketlerinin katılımıyla dört reaktör kurulması planlanmıştı. Ancak fizibilite çalışmaları sonrasında maliyet ve takvim konusunda uzlaşma sağlanamamıştı.

Erdoğan, Haziran 2019’da Japon Nikkei gazetesine verdiği mülakatta, Japonya tarafının hazırladığı raporun incelendiğini, maliyetin ve proje takviminin ilk anlaşmayla uyumlu olmadığını açıklamıştı.

Bu arada ortaklık arayışı Güney Kore ile sınırlı değil. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Haziran ayında Romanya’daki Cernavoda santralinde Kanada menşeli CANDU reaktör teknolojisini incelemiş, Çin ve Güney Kore ile çalışmaların yanı sıra Kanada teknolojisine ilişkin değerlendirmelerin de yoğunlaştığını açıklamıştı.

Sinop projesi için Güney Kore’nin yanı sıra Rusya’nın Rosatom şirketi de ilgi gösterirken, Kanada merkezli AtkinsRéalis ile de olası iş birliği için teknik çalışmalar yürütülüyor.

Bayraktar, yeni yatırımlarda rekabetçi fiyatın ve güvenli teknolojinin yanında nükleer atık yönetimi, yakıt tedariki ve yerli katkının da gözetileceğini belirtmişti.

Sinop’un yanı sıra Trakya’da da yeni bir santral planlayan hükümet, küçük modüler reaktörleri de yatırım seçenekleri arasında tutuyor.

Ticaretteki dengesizlik giderilebilecek mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Seul temaslarının bir diğer önemli başlığını iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler ve bu kapsamda ikili ticarette Türkiye aleyhine olan dengesizliğin azaltılması oluşturuyor.

Erdoğan, Yonhap’a verdiği mülakatta iki ülkenin 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi doğrultusunda çalıştığını, ancak ticaretin daha dengeli hale gelmesini istediklerini söyledi. Bu nedenle ortak üretim ve karşılıklı yatırımların artırılması Ankara’nın beklentileri arasında.

Ticaret Bakanlığının 2026 Güney Kore Ülke Profili’ne göre, 2025’te iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 11,4 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin Güney Kore’ye ihracatı 1,1 milyar dolar düzeyinde kalırken bu ülkeden ithalatı ise 10,3 milyar doları buldu. Böylece Türkiye yaklaşık 9,1 milyar dolar ticaret açığı verdi.

Türkiye’nin Güney Kore’ye ihracatında eczacılık ürünleri, metal cevherleri ve makineler öne çıkıyor. Güney Kore’den ithalatında ise demir-çelik, plastik ürünleri, motorlu taşıtlar ve makineler önemli yer tutuyor.

Bakanlığın raporuna göre Türkiye’nin bu ülkeden otomobil ithalatı 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 82 artarak yaklaşık 1 milyar 49 milyon dolara çıktı.

Güney Koreli şirketlere yatırım çağrısı

Erdoğan, Yonhap’a verdiği mülakatta Güney Koreli şirketleri Türkiye’deki yatırımlarını artırmaya, Türk şirketleriyle ortak üretim ve teknoloji geliştirmeye de çağırdı.

Türkiye’nin üretim altyapısı ve stratejik konumuna işaret eden Erdoğan, Hyundai’nin otomotiv ve POSCO’nun çelik sektöründeki yatırımlarını mevcut iş birliğine örnek gösterdi. Erdoğan, Hyundai’nin İzmit’teki fabrikasında elektrikli araç üretimine başlamasından da memnuniyet duyduğunu belirtti.

Hürmüz Boğazı dahil ticaret güzergâhlarındaki risklerin alternatif ulaşım yollarının önemini gösterdiğini de söyleyen Erdoğan, Güney Koreli şirketleri Türkiye’nin bölgesel ulaştırma ve lojistik yatırımlarına katılmaya davet etti.

KAYNAK: Gülsen SOLAKER / DW Türkçe

Tepki Ver
Yazar Profili
Türkiye Görüş Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

2594 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar