Eurovision finalinde seks, kemanlar ve öne çıkan diğer yedi şey

Eurovision finalinde seks, kemanlar ve öne çıkan diğer yedi şey

Mark Savage
Müzik Muhabiri / Eurovision Şarkı Yarışması, Viyana

Eurovision Şarkı Yarışması cumartesi akşamı büyük finaline ulaşıyor. Finlandiya, Yunanistan ve Avustralya kazanma ihtimali yüksek ülkeler arasında gösteriliyor.

Gösteri Viyana’da düzenleniyor ve bu da, gerekli olsun ya da olmasın, yarışmacıların yarısının şarkılarına operatik bir dokunuş katmasına yol açmış gibi görünüyor.

Bunun dışında, ölümcül zorluktaki dans hareketleri, seks imaları barındıran rock marşları ve Eurovision tarihinin en uzun süreli notası sizi bekliyor.

Bu akşamki finallerde öne çıkması beklenenler içeren bir rehber hazırladı.

Yarışmayı 16 Mayıs İngiltere’de 20:00’den itibaren BBC One’da, Türkiye’de ise 22:00’den itibaren Eurovision’ın YouTube hesabından canlı izleyebilirsiniz.

1) Yunan usulü bir Külkedisi hikayesi

Sekiz ay önce Yunan şarkıcı Akylas’ın işleri yolunda değildi.

BBC’ye konuşan Akylas “Atina’daydım, garson olarak çalışıyordum ve sokaklarda şarkı söylemeye başlamak için işimi bıraktım” diye anlatıyor o dönemi:

“Birçok kişi bana zamanımı boşa harcadığımı söylüyordu.

“Sokakta, kira ve faturalarımı ödemek için müzik yaparken insanlar beni taciz ediyordu.

“Çok zorlanıyordum – bu yüzden şimdi ülkemi Eurovision’da temsil ediyor olmam çılgınca.”

27 yaşındaki sanatçı rave synth’leri, video oyunu ses efektleri ve lir gibi geleneksel Yunan enstrümanlarını bir araya getiren enerjik dans marşı Ferto ile ilk üçe girebilecek isimler arasında gösteriliyor.

Akylas, şarkı sözlerinde Yunanistan’daki mali kriz dönemindeki çocukluğuna dönüyor: “Bu, çocuklarına en iyisini vermeye çalışan tüm ebeveynler ve onların yaptığı fedakârlıklar hakkında – tıpkı benim ailemin yaptığı gibi.”

2) Avustralya kazanırsa ne olacak? Ve zaten Eurovision’da ne işleri var?

Delta Goodrem üzerinde kolsuz, altından bir elbiseyle Avustralya bayrağı taşıyor

Avustralya, Abba’nın 1974’te kazanmasından bu yana Eurovision’a hayran.

İyi niyet jesti olarak, 2015’te yarışmanın 60. yılı için tek seferlik “joker” olarak davet edildiler.

Gösteriye öyle bir coşkuyla katıldılar ki, o zamandan beri her yıl yeniden davet edildiler – ancak geçen yıl yarı finalde elendikten sonra, 2026’da kazanmakta kararlılar.

Risk almayan ülke, gerçek bir platin plaklı pop yıldızı olan Delta Goodrem’i gönderdi.

Şarkısı Eclipse, son derece cilalı bir balad.

Celine Dion’u kıskandıracak bir nakaratı var ve final bölümünde büyük bir tonal değişmeden önce barok tarzda bir piyano pasajı içeriyor.

Perşembe günkü yarı finalden sonra bahisçiler Delta’nın oranlarını düşürdü ve onu kupanın favorilerinden biri haline getirdi.

Kazanması durumunda ne olacağı tam olarak bilinmiyor.

Eurovision sunucusu Graham Norton, bu hafta başında bir podcast’te Avustralya’nın her yıl kazanma ihtimaline karşı başka bir ülke ile ev sahipliği anlaşması yaptığını söyledi.

Avrupa Yayın Birliği (EBU) ise bu konuda net konuşmadı.

“Şu anda 16 Mayıs’ta yapılacak büyük finale odaklanmış durumdayız.

“Gelecek yılın ev sahipliği konusu her zaman olduğu gibi kazanan belirlendikten sonra ele alınacaktır.”

3) Finlandiya kemanı için endişeli

Pete Parkkonen ve Linda Lampenius sahnede, Pete siyah ve göğsü açık bir kıyafet giymiş ve Linda ise açık renkli bir elbiseyle çıktığı sandalyenin üstünde kemanı bir eliyle tutarken kafasını geriye doğru eğmiş ve ışıkların altında parlıyor

Avustralya’yı bir kenara bırakırsak, mevcut favori Finlandiya.

Tempolu aşk şarkısı Liekinheitin’i pop yıldızı Pete Parkkonen ve klasik kemancı Linda Lampenius birlikte seslendiriyor.

“Pete Finlandiya’nın en seksi erkeği,” diye takılıyor Linda.

Ancak final öncesinde tüm dikkat, Linda’nın yüksek topuklu ayakkabılarla sahnenin tamamını koşarak katetmesi gereken an üzerinde yoğunlaştı.

Elinde tuttuğu keman ise 1781 yapımı, yaklaşık 500 bin sterlin değerinde bir Gagliano.

“Koşuyorum, sandalyede zıplıyorum ve ateşin yanında duruyorum” diyor:

“Bu yüzden o üç dakika boyunca oldukça gerginim. Sürekli kemanı düşünüyorum.”

4) Moldova ‘ip atlıyor’

Satoshi zıplarken üzerinde bir kot ve tişört var

Elbette kelimenin tam anlamıyla değil.

İki yıl aradan sonra finale kalmaktan mutlular.

Ancak şarkıcı Satoshi, sahneye çıkmadan 30 saniye önce çok katı bir rutine sahip.

“Enerjimi artırmak için ip atlama hareketi yapıyorum” diyor.

Viva, Moldova! adlı şarkı, bağımsızlığın 35. yılı için yazılmış, gurur ve vatanseverlik dolu bir parça.

Şarkıda Eugene Doga, Maria Mirabela ve Grigore Vieru gibi önemli isimlere de gönderme yapılıyor.

“Grigore’un yazdığı şiir kitabı hâlâ çocukların alfabeyi öğrenmesinde temel kaynaklardan biri” diyor Satoshi.

Ve şimdi, o alfabeyi Eurovision’da başarılı olmasına kesin gözüyle bakılan bir şarkıya dönüştürdü.

Başarının seviyesini öğrenmek içinse finali beklemek gerekecek.

5) İsrail daha fazla protestoyla karşılaşır mı?

Noam Bettan etrafında dans eden kadınlarla, sahnede şarkı söylerken

Beş ülke, Gazze’deki gelişmeler ve savaşta ölenlerin sayısını gerekçe göstererek İsrail’in katılımını boykot ediyor.

Salı günkü yarı finalde İsrailli yarışmacı Noam Bettan hem alkış hem de yuhalamalarla karşılaştı.

Dört protestocu salondan çıkarıldı.

Bettan, yaşananlar karşısında şaşırdığını söyledi, “Açıkçası biraz şoke oldum” dedi.

Şarkıcı, daha önce de benzer tepkiler yaşandığı için prova sırasında yuhalanmaya hazırlandığını da kabul etti.

Cumartesi finalinde yeni protestolar bekleniyor, ancak İsrail’in yine de iyi derece alabileceği tahmin ediliyor.

Bettan, Michelle adlı aşk şarkısında elektronik müziğin üzerinde Ortadoğu enstrümanları kullanıyor.

6) İsveç’in kaybolan sesi

Felicia in a face mask, black dress and long red boots

İsveçli şarkıcı Felicia sahnede yüz maskesi kullanmasıyla tanınıyor. Bunu sağlık gerekçesiyle değil, imaj için yapıyor.

Ancak yarı finalde maskesi düştü ve ardından 24 saat içinde sesini kaybetti. Bunun üzerine ses tellerini dinlendirmek zorunda kaldı.

“Bu benim için felaket, çünkü sessiz kalmaktan nefret ediyorum,” dedi.

Cuma günkü kostümlü prova sırasında sesi düzelmişti.

My System adlı şarkısı, duyguların “bulaşması” teması üzerine kurulu.

Şarkısı yarışmayı kazanırsa, İsveç Eurovision’ı en çok kazanan ülke olarak tarihe geçecek.

Şu anda bu rekoru yedişer zaferle İrlanda ile paylaşıyorlar.

7) İngiltere kötü talihini yenebilir mi?

Look Mum No Computer in a pink boiler suit with a dancer in a green one and a fluffy box on their head behind him
Lafı dolandırmadan söylemek lazım: Birleşik Krallık’ın Eurovision’daki son performansları son derece kötü.

Bu yıl ülkeyi Sam Battle, Look Mum No Computer sahne adıyla temsil ediyor.

Garajında yaptığı synthesizer ile yazdığı Eins, Zwei, Drei adlı şarkı dikkat çekiyor.

“Yaptığımız şey kutuplaştırıcı – ya bayılırsınız ya nefret edersiniz” diyor.

Baladlarla dolu bu yılki yarışmada bu şarkı kesinlikle farklılığıyla dikkat çekiyor.

Sam’in çılgın personası da ya insanların kalbini çalacak ya da dev bir başarısızlık olarak tarihe gecek.

8) Cinsel oyunbazlıklar

Jonas Lovv deri bir işçi tulumuyla sahnede, üstünde kıyafet yok

Norveçli yıldız Jonas Lovv, rock şarkısı Ya Ya Ya’daki performansını sansürlemesinin talep edildiğini açıkladı.

Bu talebin nedeniyse, provalar sırasında kalçalarını çok fazla ileri geri hareket ettirmesiydi.

Yarı finallerden sonra, organizatörlerin kendisine verdiği geri bildirimi gazetecilere şöyle açıklamıştı:

“Şaka yapmıyorum: ‘Fazla seksi’ dediler.”

Norveç’in Eurovision ekibinin başkanı da düzenlemelerin gerekli olduğunu doğruladı.

Mads Tørklep, “Bize, aile dostu olmadığı için cinsel çekiciliği azaltmamız gerektiği söylendi,” diye açıkladı.

Özellikle, prodüksiyon ekibi “cinselleştirilmiş hareketlerin” ve ritmik jestlerin azaltılmasını istedi.

Artık genel izleyiciye uygun hale gelen Jonas, günahkâr kalçalarını sakinleştirdi, ancak yine de kameraya muzip bir şekilde göz kırpıp ve küçük bir popo sallama hareketi yapmaya devam ediyor.

9) Hit şarkılar, zirveler, çığlıklar ve susmalar

Dara pembe bir üstle şarkı söylerken

Bulgar şarkıcı Dara, Bangaranga şarkısıyla bir tropik pop kasırgası estirmeyi umuyor.

Performansı, plastik sandalyelerde oturan dansçıların şarkının sürekli değişen temposuna göre sarsılarak değiştiği, bir Adsız Alkolikler toplantısı ile The Exorcist filmi karışımı gibi. Buna bayılıyorum.

Romanya’dan Alexandra Căpitănescu, Choke Me adlı şarkısının sözleri nedeniyle tartışma yarattı. Aktivistler parçayı cinsel şiddeti yücelttiği gerekçesiyle eleştirdi — ancak Alexandra bunun aslında toplumun beklentilerinin ağırlığı altında boğulmayı anlattığını söylüyor.

Lady Gaga’nın Evanescence’a solistlik yaptığı hissini uyandıran bir sound ile, şarkıyı gitaristlerine dev neon iplerle bağlı şekilde seslendiriyor.

Ukrayna’nın narin baladı Ridnym nefes kesici, 30 saniyelik uzun bir tiz nota içerirken; Sırp grup Lavina, metalcore baladları Kraj Mene’nin sonunda tüyler ürpertici bir çığlık patlatıyor.

Ve Fransa’yı da unutmamak gerekir — şarkıcı Monroe bu yılın en genç yarışmacısı. 17 yaşındaki sanatçının Regarde! adlı parçası, pop ve R&B unsurlarını etkileyici bir operatik vokalle harmanlıyor.

“Regarde tamamen evrensel sevgiyle ilgili,” diyor BBC’ye. “Hayatınızdaki yoğun anları alıp, sadece ‘Şşş, her şey yoluna girecek’ demekle ilgili.”

Viyana’da Eurovision’u takip ederek geçen bir haftanın ardından, tam da ihtiyacım olan mesaj buydu.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar