Akran zorbalığına karşı önleyici ve onarıcı yaklaşımlar öne çıkıyor

Akran zorbalığına karşı önleyici ve onarıcı yaklaşımlar öne çıkıyor

Ankara’da yayımlanan bir rapor, akran zorbalığının dünya genelinde ve Türkiye'de okul çağındaki çocuk ve gençler üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu ortaya koydu. OECD’nin Uluslararası Değerlendirme Programı (PISA) 2022 verilerine göre, Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 27’sinin zorbalık davranışlarının herhangi birine uğradığı belirtildi. Bu oran, OECD ülkelerindeki yüzde 20’lik ortalamanın üzerinde seyrediyor ve Türkiye’deki kız öğrencilerin yüzde 25’i, erkek öğrencilerin ise yüzde 28’inin ayda en az birkaç kez zorbalık eylemine maruz kaldığına dikkat çekiliyor.

OECD Verileri Akran Zorbalığının Yaygınlığını Gösteriyor

OECD ülkelerinde uygulanan PISA 2022 sonuçları, akran zorbalığının yalnızca Türkiye değil, dünya genelinde yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye, OECD ortalamasının üzerinde bir oranla dikkat çekerken, bu durum yetkilileri harekete geçmeye zorluyor. Bu kapsamda, Türkiye’de akran zorbalığına karşı farkındalık yaratmak ve etkili önlemler almak büyük önem taşıyor.

Disipliner Yaklaşımlar Yerini Onarıcı Modellere Bırakıyor

Rapor, geleneksel olarak failin cezalandırılmasına odaklanan yaklaşımların giderek terk edilmekte olduğunu vurguluyor. Bunun yerine, okul iklimini güçlendirmeyi, erken müdahaleyi ve psikososyal destek mekanizmalarını esas alan önleyici ve onarıcı modeller ön plana çıkıyor. Bu bağlamda, Finlandiya’da geliştirilmiş olan ve bilimsel temellere dayanan KiVa programı başarılı bir örnek olarak gösteriliyor.

Ülkeler Farklı Yaklaşımlar Sergiliyor

Farklı ülkeler, akran zorbalığıyla mücadelede çeşitli yöntemler uyguluyor. Örneğin, Birleşik Krallık’ta okullara getirilen yasal yükümlülükler ve denetim mekanizmaları ön plandayken, Fransa’da zorbalık, ceza hukuku kapsamında değerlendiriliyor. Her iki ülke de sorunun çözümü için farklı modellemeler geliştirmiş durumda.

Zorbalık Tanımlarının Açıkça Yapılması Gerekiyor

Raporda öne çıkan bir başka öneri ise, mevzuatta akran zorbalığı ve siber zorbalık kavramlarının açık ve net bir şekilde tanımlanması yönünde. Bu tür tanımlar, uygulamada karşılaşılabilecek idari belirsizlikleri azaltarak, mücadeleyi daha etkin hale getirebilir. Yetkililer, bu tanımların geliştirilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir.

Sonraki Adımlar ve Beklentiler

Akran zorbalığı konusunda alınacak önlemler ve politika geliştirme süreçleri, yalnızca okul yönetimleri ve öğretmenlerin değil, aynı zamanda ebeveynler ve öğrencilerin de aktif katılımını gerektiriyor. Uzmanlar, multidisipliner bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurgularken, bu süreçte psikolojik destek ve rehberlik hizmetlerinin artırılması önemli bir adım olarak görülüyor. Türkiye’de bu yönde atılacak adımlar, zorbalık vakalarının azalmasına yönelik önemli katkılar sağlayabilir.

Kaynak: www.milliyet.com.tr

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar