İktidarı kaybeden Viktor Orban Macaristan’ı terk etmeye mi hazırlanıyor?
Tarık Demirkan
Budapeşte / BBC Türkçe
Muhalefetin seçim zaferinin ardından henüz yeni hükümet kurulmadı, ama siyasi gündem neredeyse saat başı değişiyor. Ülkede genel olarak iyimser bir hava hakim ve bu iyimserlik gelen haberlerle birlikte artıyor.
Hafta sonunun en önemli gelişmesi, seçimin ardından ortaya çıkan parlamento aritmetiğinin bir sonucu olarak kesintisiz 16 yıl süren ve bunun önemli bir kısmı da üçte ikilik çoğunluğa sahip olarak geçen iktidar yıllarının ardından Viktor Orban’ın, milletvekilli olarak meclise girmeyeceği haberiydi.
Bu haber FIDESZ taraftarlarını şaşkınlığa uğrattı. Çünkü Orban seçimler öncesinde ne olursa olsun siyasete mecliste devam edeceğini bir soru üzerine kameraların önünde özel olarak da vurgulamıştı.
Taraftarlarını hayal kırıklığına uğratan bu açıklama aslında Orban karşıtlarını şaşırtmadı. Onlar 36 yıllık kesintisiz bir şekilde devam eden parlamenterliğin ardından Orban’ın bu sürece nokta koymasını, hesap vermekten kaçma girişimi olarak algılıyorlar.
Bu görüşe göre yeni dönemde geçmişin ağır skandallar ve yolsuzluklar dosyalarının bir bir meclis gündemine alınacağı kesin ve Viktor Orban bu dosyalara yanıt vermek zorunda kalmak istemiyor.
Orban rotayı ABD’ye mi çevirdi?
Orban’ın meclise girmeme kararının halkta yarattığı şaşkınlık geçmeden Orban hakkında daha ağır bir iddia ortaya atıldı.
Macaristan’ın genç ve iddialı araştırmacı gazetecilerinden Szabolcs Pany, Orban’ın sadece meclisi değil, Macaristan’ı da terk etmeye hazırlandığını iddia etti.
Pany istihbarat kaynakları çok güçlü bir gazeteci olarak tanınıyor. Seçim öncesinde Macaristan ve Rusya dışişleri bakanları arasındaki telefon görüşmelerinin gizli kayıtları da Pany tarafından basına yansıtılmıştı.
Szabolcs Pany tarafından gündeme getirilen bu iddia Orban’a yakın çevreler tarafından tümden reddedilmese de, Orban’ın dünya kupası maçlarını izlemek için ABD’de olacağı açıklamasıyla yumuşatıldı.
Ancak Orban’ın sadece geçici bir süreyle değil, daimi olarak Macaristan’dan ayrılacağı iddiası FIDESZ iktidarında parlamentoda bağımsız milletvekili olan ve yolsuzlukları ortaya çıkaran dosyalarıyla ün salan Akos Hadhazy tarafından da destekleniyor.
Hadhazy, Viktor Orban’ın milletvekilliğini kabul etmeyerek dokunulmazlığını kaybedeceğini ve dolayısıyla yeni parlamentonun görev döneminin başlamasıyla birlikte kendisinden tüm yolsuzluk iddiaları nedeniyle hesap sorulabileceğini söylüyor.
Hadhazy savcılıkları göreve çağırıyor, Viktor Orban’ın kaçmasına müsaade edilmemesini ve dokunulmazlık zırhı geçersiz olur olmaz Orban’ın gözaltına alınmasını talep ediyor.
Viktor Orban’ın ABD’de yerleşebileceği iddialarını güçlendiren bir diğer etken de Orban’ın damadı Istvan Tiborcz ve kızı Rahel Orban’ın tam seçimler öncesi bütün varlıklarını da taşıyarak Amerika’ya yerleşmiş olmaları.
Istan Tiborcz devlet ihalelerini ve devlet tarafından dağıtılan Avrupa Birliği yatırım destek fonlarını kullanarak on yıl içinde Macaristan’ın en zengin yatırımcılarından biri haline gelmişti.
‘Yandaşlar batan gemiyi terk ediyorlar’
“Ülkeyi terk ediyorlar” iddiaları sadece “rejimin başındaki” Viktor Orban ve akrabaları için değil, son on yıldır Ulusal İşbirliği Sistemi (NER) adı verilen ekonomik ve siyasi programdan zengin olan yatırımcıların tümünü kapsayan bir iddia.
Bu siyasi ve ekonomik program kapsamında “ulusal yatırımcıları destekleme” iddiasıyla partililerden, yandaşlardan, ve akrabalardan oluşan yeni bir elit yaratılmıştı.
Henüz hükümeti kurup devlet kurumlarını idare etmeye başlamayan Peter Magyar dün savcılıkları ve yargıyı göreve çağırdı:
“Bize gelen istihbaratlara göre günlerdir Viyana’dan özel uçaklar Amerika Birleşik Devletleri’ne, Uruguay’a, Orta Doğu’ya Macar milli servetini, altın ve para taşıyorlar” dedi.

Orban yanlısı elitin, seçim yenilgisinden sonra yolsuzluklar nedeniyle kendilerinden hesap sorulacağı ve paraların bloke edileceği kaygısıyla şirket sermayelerini, banka hesaplarını kaçırmaya çalıştıklarını vurgulayan Magyar, bankaları ve Vergi Dairelerini de hızlı hareket etmeleri ve milli servetin yurt dışına kaçırılmasını engellemeleri için uyardı.
Henüz yeni hükümet kurulmamış olmakla birlikte savcılıkların da FIDESZ’le ilgili olarak geçmişteki umursamazlığı atlatıp, bazı yolsuzluklara karşı harekete geçtiği dikkat çekiyor.
Bunlardan biri, Orban’ın çok yakın çalışma arkadaşı olan eski Merkez Bankası başkanı György Matolcsi döneminde, merkez bankası kaynaklarını özel vakıflara aktararak bir milyar euroya varan zarara neden olduğu iddiaları.
Yıllardır suskunlukla geçiştirilen bu iddialar şimdi artık başsavcılık tarafından soruşturma yapılması için hemen seçimlerin ardından işleme konuldu.
Halk iyimser: ‘Her şey çok güzel olacak’
Sandıktan rejim değişikliği kararlılığının çıkması ve bu dönüşümü savunan Peter Magyar’ın TİSZA partisinin üçte ikilik bir çoğunluğu elde etmesi Macar seçmeninde büyük ümitlerin doğmasına neden olmuştu.
Bu iyimserlik devam ediyor. İnsanlarda bir şeylerin değişmeye başladığı, ülkeyi bu hale getirenlerden hesap sorulacağı inancı hakim.
Bunda elbette yeni siyasi elitin çoğunlukla geçmişte ülke politikasına yön veren diğer tüm siyasi partilerin dışından ve tabandan gelen kadrolar olmasının da payı büyük.
İnsanlar önce sokağı ele geçiren bu yeni kadroların kendilerinden biri olduğunu düşünüyor ve destekliyorlar.
Peter Magyar ve ekibi de durumun farkında. Sıradan insanların ve gençlerin ümitlerini ve halkın tekrar kazanmaya başladığı hayat sevincini sürekli kılmak için onların arasında olmaları gerektiğini düşünüyorlar.
Orban iktidarını deviren muhalefetin, ele geçirdiği meydanları ve sokakları bırakarak siyaset yapacağı düşünülmüyor.
Peter Magyar 9 Mayıs’ta hükümetin kurulmasının ardından halkı parlamentonun önündeki büyük meydanda rejim değişikliğini şarkılar söyleyerek ve dans ederek kutlamaya çağırdı.