ABD ve İran’dan karşılıklı yeni saldırılar
ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına, Tahran yönetimi bölgedeki Amerikan üssünü hedef olarak misilleme yaptı.
Devrim Muhafızları bir ABD üssünü hedef aldıklarını açıkladı.
Kuveyt’te hava saldırısı sirenleri çaldı.
Bunun öncesinde ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) İran’ın stratejik liman kenti Bender Abbas’taki bir askeri tesisi hedef alan yeni saldırılar düzenlediklerini açıkladı.
Saldırıların meşru müdafaa kapsamında yapıldığı savunuldu.
Bu son üç günde İran’a yönelik ikinci saldırı olarak kayda geçti.

CENTCOM Hürmüz Boğazı çevresinde tehdit oluşturduklarını belirttikleri İran’a ait dört insansız hava aracını (İHA) düşürdüklerini de duyurdu.
İran medyası da Bender Abbas’ın doğusunda patlama sesleri duyulduğunu yazdı.
Saldırılar ABD ile İran arasında müzakerelerin hızlandığı bir dönemde geldi.
Tahran ‘ateşkes ihlali’ demişti
ABD ordusu 26 Mayıs’ta da İran’a ait füze sahalarını ve mayın yerleştirmeye çalışan botları hedef alarak ülkenin güneyine yeni saldırılar düzenlediğini açıklamıştı
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ordusunu ateşkesi “ağır bir şekilde ihlal etmekle” suçladı.
İran medyası 25 Mayıs gecesi Bandar Abbas’ta ve şehrin havaalanı çevresinde bir patlama duyulduğunu bildirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD ile yapılan görüşmelerde bazı ilerlemeler kaydedildiğini ancak çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmanın “yakın olmadığını” ifade etmişti.
Hafta sonunda Başkan Donald Trump tarafların anlaşmaya yakın olduğunu öne sürmüş, ancak daha sonra müzakerecilere bir anlaşma konusunda “acele etmemeleri” talimatı verdiğini söylemişti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bir anlaşmaya Pazartesi günü ulaşılabileceğini ifade etmişti.
Bekayi ise “Görüşülen konuların büyük bir bölümünde sonuca ulaştığımızı söylemek doğru olur” dedi ve ekledi:
“Ancak bunun bir anlaşmanın yakında imzalanacağı anlamına geldiğini söylemek… Kimse böyle bir iddiada bulunamaz.”
Görüşülen mutabakat zaptının, ateşkesin 60 gün uzatılmasını, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve İran’ın nükleer programı üzerine daha fazla müzakere yapılmasına yönelik bir planı içerdiği bildiriliyor.
BBC’nin ABD’deki ortağı CBS News ABD istihbaratının, İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in açıklanmayan bir yerde saklandığına inandığını; bu durumun temsilcileriyle iletişimi zorlaştırarak ABD ile görüşmelerin ilerleme hızını yavaşlattığını aktardı.
ABD medyasına göre görüşmeler derhal nihai bir uzlaşmaya yol açmayacak.
İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasının ayrıntıları, dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması ve ABD’nin İran’ın nükleer hedeflerini sınırlaması yönündeki talepleri gibi tartışmalı konuların daha sonra ele alınması muhtemel.
Savaşın başında İran’ın yaklaşık 440 kg. (%60 saflık derecesine kadar zenginleştirilmiş) uranyuma sahip olduğu düşünülüyordu — bu da teorik olarak nükleer silah seviyesine (%90) ulaşmaya kısa bir adım mesafede bulunuyordu.
25 Mayıs akşamı Trump, zenginleştirilmiş uranyumun ya “derhal” ABD’ye teslim edileceğini ya da “tercihen, İran İslam Cumhuriyeti ile birlikte ve koordinasyon içinde yerinde imha edileceğini” söyledi.
Üst düzey yetkililerin önemli bir ilerleme olmadığı yönündeki açıklamalarına rağmen, İran’ın baş müzakerecisi ve dışişleri bakanının ABD ile olası bir anlaşma için Katar başbakanı ile görüşmeler yapmak üzere Doha’da bulunduğu Reuters tarafından bildirildi.
ABD ve İran güçleri 8 Nisan’dan bu yana ateşkese uyuyor.
İran, Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez’deki deniz taşımacılığı üzerindeki kontrolünü sürdürürken, ABD donanması ise İran limanlarını abluka altına almaya çalışıyor.
ABD ve İsrail 28 Şubat’ta İran’a geniş çaplı saldırılar başlatarak Orta Doğu genelinde çatışmayı tetikledi.
İran buna İsrail’i ve Körfez’deki ABD müttefiki ülkeleri hedef alarak karşılık verdi ve fiilen Hürmüz Boğazı’nı kapattı.
Bu adım küresel ölçekte petrol fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı.
Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlanıldı. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti.