Gazeteci Fatih Atik: ‘CHP hakkında Cuma günü mutlak butlan kararının UYAP’a yüklenmesini bekliyoruz’
TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik, CHP’nin kurultay davasına ilişkin olarak, “Cuma günü mutlak butlan kararının UYAP’a yüklenmesini bekliyoruz” dedi.
CHP kulislerine yansıyan bilgilere göre; “mutlak butlan” kararı çıkması halinde nasıl bir yol haritası izleneceğine dair hazırlıklar yapıldı. CHP’nin Genel Merkez ve il binalarını terk etmeme kararı aldığı, kayyımların binalardan girişine izin verilmemesi yönünde hazırlık yapıldığı konuşuluyor. Atik, canlı yayında CHP’ye yönelik mutlak butlan kararına ilişkin olarak iddialarda bulundu.
Atik şu ifadeleri kullandı:
“Cuma günü mutlak butlan kararının UYAP’a yüklenmesini bekliyoruz.
Mutlak butlan çıkarsa, muhalif medyanın ekonomisi etkilenir. Oradan beslenen gazetecilerin ve bu süreci kendilerine sermaye yapanların ekonomileri etkilenir.”
Canlı yayın konuklarından biri olan eski AKP milletvekili Şamil Tayyar ise Atik’in sözlerine karşılık şu ifadeleri kullandı:
“Ankara’da cuma akşamı butlan kararı olur diyenleri görüyorum. Mayıs başında UYAP’a yüklenecekti, ertelendi. Bizim söylediklerimizle ilgili tersi bir gelişme olmadı. Beklentim Temmuz ayında çıkacağı.”
Mutlak butlan nedir? CHP yönetimine kayyum atanabilir mi?
Türk Dil Kurumu’na göre butlan, Arapça kökenli hukuki bir terim ve geçersizlik anlamına geliyor.
Hukukta, hukuki işlemlerdeki geçersizlik türlerinden biri olarak tanımlanıyor.
BBC Türkçe’ye konuşan avukat ve Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Umut Yeniocak, bu kavramı açıklarken önce hukuki işlemin ne demek olduğunu anlatıyor.
Hukuki işlemin, bir hukuki sonucun ortaya çıkmasına yönelik olarak ortaya çıkan hukuki irade beyanı olduğunu söyleyen Yeniocak örnek veriyor:
“Bir şeyi satın almak için yaptığınız sözleşme ya da bir dernek, şirket ya da siyasi parti genel kurulunda alınan kararların her biri birer hukuki işlemdir.”
Bir hukuki işlemin amaçlanan hukuki sonuçları doğurması için geçerlilik şartlarını taşımasının, yani en geniş ifadeyle hukuka uygun olmasının arandığını belirten Prof. Dr. Yeniocak, geçerlilik şartlarından birinin eksik olması durumunda işlemin geçersiz olacağını belirtiyor.
İşlemin geçersiz olmasıyla da beklenen hukuki sonuç gerçekleşmiyor.
Hukuki işlemlerde geçersizliğe sebep olarak ise yokluk, mutlak butlan, iptal edilebilirlik gibi gerekçeler öne çıkıyor.
‘Kesin hükümsüzlük’
Prof. Dr. Yeniocak mutlak butlanın daha anlaşılır ifadeyle hukuken kesin hükümsüzlük demek olduğunu, zaten yeni kanunda da daha çok bu ikinci kavramın tercih edildiğini belirtiyor.
Terimin anlaşılabilmesi için gündelik hayattaki bir olaydan örnek veriyor:
“Önünüzde bir sözleşme bulunuyor. Tarafların bu sözleşmeyi yapma iradesi var ve imza da atmışlar.
“Fakat kanunen yerine getirmeleri gereken bir koşulu yerine getirmemişler. Mesela taraflar, noterde yapılması gereken bir sözleşmeyi kendi aralarında yapmışlar. İşte burada bir mutlak butlan yani kesin hükümsüzlük durumu olur. Dolayısıyla ortadaki sözleşme geçerli olmaz.”
Aile hukukunda da var
Mutlak butlan, aile hukukundan idare hukukuna, borçlar hukukundan ticaret hukukuna kadar farklı hukuk alanlarının konusu.
Örneğin açılan dava sonucunda, eşlerden birinin evlenme sırasında başka biriyle evli olması, eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunmasının da aralarında bulunduğu çeşitli nedenlerle evlilikler, mutlak butlanla geçersiz olabiliyor.
Prof. Dr. Yeniocak, CHP kurultayı ile ilgili davadaki mutlak butlan tartışmasını ise genel hatlarıyla şöyle özetliyor:
“Burada ‘mutlak butlan var’ demek, genel kurul yapılmış ve bir karar alınmış olsa da geçerlilik şartlarında eksiklik olduğu için bunun geçersiz olması demek.”
Mutlak butlan kararı verilebilir mi?
Peki CHP kurultayı davasında mutlak butlan kararı çıkabilir mi?
Bu konuda hukukçular arasında farklı görüşler bulunuyor.
BBC Türkçe‘ye konuşan eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) başkanı, avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu, mahkemenin, Yargıtay içtihatlarından yola çıkarak ceza davasının sonuçlanmasını beklemesi gerektiğini savunuyor.
BBC Türkçe‘ye konuşan avukat Pınar Hacıbektaşoğlu ise hukuk yargılamalarında genelde hakimlerin karar vermeden ceza davasının sonucunu beklediğini ancak buna dair bir hukuki şart olmadığını belirtiyor.
“Hakim ceza davası bitmeden de hukuk davasını bitirebilir” diyen Bektaşoğlu bir olasılık örneği veriyor:
“Hukuk hakimi ‘Benim ceza davasında iradenin fesata uğratılıp uğratılmasını çok beklememe gerek yok çünkü burada kurultayın yapılmasına ilişkin asli, usuli, şekli şartlardan bir tanesi zaten yerine gelmemiş. Kurultayın iptaline karar veriyorum’ diyebilir.”
Ömer Faruk Eminağaoğlu daha önce CHP’den milletvekili aday adayı olmuş, partinin 2018’deki 36. Olağan Kurultayı’nda da genel başkanlığa adaylığını açıklamış ancak yeterli imzaya ulaşamamıştı.
Hacıbektaşoğlu, 7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP’den milletvekili adayı olmuş ancak seçilememişti.
Mutlak butlan kararı çıkarsa ne olur?
Eminağaoğlu, içtihatlardan yola çıkarak mutlak butlan kararı çıkması durumunda bunun yürürlüğe girmesinin istinaf ve temyiz süreçlerinin tamamlanmasından, yani kararın kesinleşmesinden sonra mümkün olacağını söylüyor.
Hacıbektaşoğlu da istinaf ve temyizin hukuki sürecin kaçınılmaz bir parçası olduğu görüşünde.
Eminağaoğlu, mutlak butlan kararı durumunda mevcut parti yönetiminin, Yargıtay kararına kadar görevine devam etmesi gerektiğini savunuyor.
Eminağaoğlu, bu arada da zaten zamanı gelen yeni kurultayın yapılması durumunda ise bu davanın bir konusunun kalmayacağını belirtiyor.
Bununla birlikte hukukçulara göre hakim, karar kesinleşinceye kadar tedbiren, geçici olarak görev yapacak bir kayyumu da belirleyebilir.
Kayyum atanabilir mi?
Hukukçular, mahkeme heyetinin mutlak butlan kararı doğrultusunda kayyum atamasının bir hukuki şart olmadığını, bu kararın tamamen heyete bağlı olduğunu söylüyor.
Böyle bir durumda ise atanacak kişi veya kişilerin CHP üyesi olmasının şart olduğunu belirtiyorlar.
Yani hukukçulara göre böyle bir karar çıkması halinde buradaki kayyum uygulaması, belediyelere atanan kayyum uygulaması gibi olmayacak.
Eminağaoğlu, atanan kayyumun sayısının da mahkeme heyetinin takdirinde olacağını, illa tek bir kişi atanacak diye bir kural olmadığını, sayının daha fazla olabileceğini söylüyor.
Mahkeme heyeti Kılıçdaroğlu’nu belirleyebilir mi?
Peki mahkeme heyeti, partiyi yönetmesi için kayyum olarak eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu belirleyebilir mi?
Avukat Bektaşoğlu bunun hukuken mümkün olduğu kanısında:
“O kişi mesela Kemal Kılıçdaroğlu veya bir parti meclisi üyesi de olabilir ya da Murat Karayalçın veya Hikmet Çetin gibi bir isim de olabilir. Bu, mahkeme heyetinin takdiri. Mahkeme heyeti o sırada bunu avukatlara da sorabilir.”
Ömer Faruk Eminağaoğlu ise mahkeme heyetinin ne eski ne de yeni yönetimdekileri kayyum olarak belirleyemeyeceği görüşünü savunuyor:
“Eski yönetimdekiler olamaz çünkü gelip görev üstlenebilmeleri için zaten kararın kesinleşmesi gerekiyor. Siz onlara kayyum adı altında görev verirseniz bu, istinaf ve temyiz sürecini bypass etmek olur. Aynı şekilde butlan kararı verdiğiniz bir durumda yeni yönetimi kayyum adı altında orada tutmak da yine hukukun arkasından dolanmak olur.”
Eminağaoğlu yaşanan süreci genel olarak, “Bunlar siyasi davalar. Hukuk davasının da ceza davasının da meşru bir zemini, hukuki bir zemini yok” yorumunu yapıyor.
Hacıbektaşoğlu ise “Dosyaya gelen bilgilerden bu kurultayın siyasi partinin tüzüğüne tamamen aykırı yapılan bir kurultay olduğu anlaşılıyor” diyor.