Erdoğan’dan Terörsüz Türkiye mesajı: “Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor”
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, ‘tıkandığı’ yorumları yapılan çözüm süreciyle ilgili olarak son günlerde tartışılan ‘yasal düzenleme’ gündemi hakkında “Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kararlıyız, ‘Terörsüz Türkiye’yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah’ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eşgüdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz” diye ekledi.
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın CHP’den AKP’ye geçmesinin ardından yeniden gündeme gelen ‘transfer’ tartışmalarına ilişkin olarak, “CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti’de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. AK Parti’ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları ‘Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP’de mümkün değil. CHP’nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik’ yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir” dedi.
Aylardır dile getirdiği ‘yeni anayasa’ çıkışını bir kez daha yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni anayasa artık bir lüks değil, ihtiyaç, hatta zorunluluktur. Bu konuyu siyaset üstü görüyor ve açık yüreklilikle siyasi partilere çağrı yapıyoruz. Diyoruz ki; gelin her türlü siyasi önyargıyı bir kenara bırakalım” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Erdoğan’a Türkiye içi gündemle ilgili yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:
– Terörsüz Türkiye bağlamında bir soru soracağım. Ağustos 2024’te Ahlat’ta iç cepheyi tahkim etme noktasında mesajınızla başlayan ve farklı merhalelerden geçip Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de ezici sonuçla kabul edilen bir raporla, epeyce umut var eden bir aşamaya geldik. Bundan sonraki aşama bağlamında sürecin seyri özellikle çıkarılabilecek şartlı ve süreli bir çerçeve yasanın zamanlaması, örneğin meclis tatile girmeden bu mümkün olabilir mi? Silah bırakma sürecindeki gelgitler, bunların hepsini bir bütün olarak değerlendirdiğinizde önümüzde nasıl bir yol haritası var? Bizi neler bekliyor?
“Terörsüz Türkiye” 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adıdır. Cumhur İttifakı olarak, hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar atıyoruz. Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki; ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, “Terörsüz Türkiye”yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah’ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. “Terörsüz Türkiye” hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eşgüdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz.
– Sayın Cumhurbaşkanım, CHP bugünlerde yolsuzluk davalarının yanı sıra ihanet suçlamaları, koltuk kavgaları ve iç hesaplaşmalarla da gündemde. 17 belediye başkanı doğrudan AK Parti’ye katıldı, bu kaostan kaçarak. Bu belediye başkanları güvenli bir şekilde siyaset yapabilecekleri ortamın, zeminin AK Parti’de olduğunu, geleceğin, istikbalin AK Parti’de olduğunu, düşündüklerini söylüyorlar. Gerekçelerini bu şekilde açıklıyorlar. Siz, CHP içerisinde yaşanan ve tabana da yayılan bu kaosu, krizi nasıl yorumluyorsunuz? Bu bir güven krizi midir? Güvenlik krizi midir? Size göre nedir?
– Önümüz yaz ayları, gurbetçi vatandaşlarımızın Türkiye’ye tatil için gelecekleri zamanlar yaklaşıyor. Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye’ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum.
Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki; ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz, bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz.
– Sanal medya bugünlerde en önemli gündem maddelerinin başında geliyor belki de. Adeta dipsiz bir okyanus gibi buradaki tehlikeler. Çocuklarımız sanal oyunlardan dijital platformlara algoritmaların yönlendirdiği içeriklerde kötü niyetli kişilerin etkisi altına girme tehlikesiyle, riskiyle karşı karşıya. 15 yaş altına yönelik yasal bir düzenleme yapıldı. Peki çocuklarımızı dijital dünyanın görünmeyen tehlikelerinden korumak için başka hangi tedbirler planlanıyor?
Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin iş birliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz.
– Mayıs’ın son haftası malum aile haftası. Aile destek paketleri gençlerin evlenmesi için teşvik ve krediler ortada. Yeni müjdeler gelir mi efendim?
Aile Haftası vesilesiyle bir kez daha “biz bu kaleyi yıktırmayacağız” diyoruz. Nüfus meselesi Türkiye için hayati bir konu. Nüfusumuzun özellikle kendini yenileme oranındaki düşüş alarm veriyor. Bunu artırmak, geleceğimiz için çok çok önemli. Dijital teknolojilerin olumsuz sonuçlarından biri de malum bireyselleşme ve yalnızlaşmanın yaygın hale gelmesi. Bu durum, toplumda ailenin ve aile değerlerinin hak ettiği ilgiyi görmemesi riskini beraberinde getiriyor. Bunlarla mücadele etmek, nüfusumuzu korumak için çeşitli önlemler almak, devlet olarak bizim asli vazifemiz. Bütün bunlarla beraber, yıllardır bu tehlikeye dikkat çeken bir siyasetçi olarak, haksız eleştirilere maruz kaldık. 3 çocuk ikazımızın ne kadar haklı olduğunu ortaya koyduk. Mevcut tabloda haklılığımız ortaya çıktı. Aile ve Gençlik Fonu bu amaçla kuruldu ve bugüne kadar 205 binin üzerinde gencimiz bundan yararlanmaya hak kazandı. 140 binin üzerinde gencimize toplam 11,6 milyar lira ödeme yaptık. Aile danışmanlığı, aile indirim anlaşmaları çocuk sayısına göre desteklerle gençlerin bundan sonra da yanındayız. Bizim derdimiz bu ülkede evlenmedik genç, inşallah tütmedik ocak bırakmamaktır.
– Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu her fırsatta vurguluyorsunuz. Bu dönem değil belki ama önümüzdeki dönemde bu anlamda yeni adımlara şahitlik edebilecek miyiz?