CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan için 263 yıl hapis istemi
Bolu Belediyesi’ne yönelik “irtikap” soruşturması kapsamında aralarında Belediye Başkanu Tanju Özcan’ın da bulunduğu 7’si tutuklu 19 kişi hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede Özcan’ın toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı’nın müşteki kurumlar olarak yer aldığı 178 sayfalık iddianamede, 41 mağdur ve 7’si tutuklu 19 kişi şüpheli sıfatıyla yer aldı.
Tutuklu Özcan’ın “icbar suretiyle irtikap ve irtikaba teşebbüs”, “nitelikli dolandırıcılık”, “rüşvet” ve “5072 sayılı Vakıf ve Dernekler Kanunu’na muhalefet” suçlarından, diğer 18 kişinin de çeşitli suçlardan cezalandırılması istenen iddianame, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
Özcan hakkındaki tüm suçlamaları reddediyor.
Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu şüpheli Süleyman Can’ın da toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezasına mahkum edilmesi istendi. Diğer şüphelilerin ise bu suçlardan farklı sürelerde hapsi talep edildi.
Özcan 28 Şubat sabah saatlerinde gözaltına alınmıştı.
Arapça “yiyicilik” anlamına gelen irtikap, Türk Ceza Kanunu’nun 250. maddesince düzenlenen bir suç ve 10 yıla kadar hapisle cezalandırılabiliyor.
Rüşvette iki tarafın da eşit olduğu ve rızalarının bulunduğu varsayılırken irtikapta bir tarafın diğerine üstünlüğünün olması ve diğer tarafı buna zorlaması gibi unsurlar aranıyor.
Gözaltına alınmadan hemen önce sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Özcan, “Memleketimde binlerce öğrenciye burs verildiği için gözaltına alındım. Bu benim için onurdur” demişti.
Özcan ve Can’ın tutuklanmasıyla ilgili BBC News Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, “kararın hukuki değil, siyasi olduğunu” söyledi.
Şüpheliler neyle suçlanıyor?
Zanlılar belediyenin nüfuzunu kullanarak, Bolu’da faaliyet gösteren zincir marketleri, belediyeye bağlı bir anonim şirketle reklam sözleşmesi yapmaya zorladıkları; aksi halde belediye denetimleri ve idari yaptırımlar uygulanabileceği yönünde baskı oluşturmakla suçlandı.
Tutuklama kararında belediye şirketinin 2024 yılı itibarıyla reklam faaliyetlerine başladığı ve belediye yönetiminin marketlerle reklam sözleşmesi yapılmasını amaçladığı ifade ediliyor.
Bu amaçla belediye binasında zincir market temsilcileriyle toplantı düzenlendiği iddia edilirken toplantıda reklam tekliflerinin sunulduğu ancak bazı marketlerin teklifi yüksek bulduğu ve yerel reklam ihtiyacı olmadığını belirttiği öne sürülüyor.
İddiaya göre toplantıda, Tanju Özcan tarafından teklifi kabul etmeyen market temsilcilerine, “Bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da …” şeklinde ifadeler kullanıldığı ileri sürülüyor.
Reklam sözleşmesini imzalamayan marketlere yönelik belediye zabıta ekiplerince denetim başlatıldığı da yer alan iddialar arasında.
BBC News Türkçe’ye konuşan CHP’li Mahmut Tanal, savcılığın Tanju Özcan’ın “zorla bağış topladığı” yönünde bir suçlaması olduğunu söyledi.
Bunun doğru olmadığını kaydeden Tanal, “Gerekçe zorla bağış toplama. Siz yeni plaka aldığınızda zorla bağış toplanıyor. Ehliyet ya da pasaport alınca zorla bağış toplanıyor. O zaman bu şu anda ülkenin kamu görevlilerinin hepsinin cezaevinde olması lazım” dedi.
Toplanan paranın huzurevi açmak ve Bolulu yoksul çocukları okutmak amacıyla kullanıldığını ifade eden Tanal şöyle devam etti:
“Mülkiye müfettişleri rapor düzenledi ve ‘bu soyut beyandır’ dedi. Ancak Cumhuriyet Başsavcılığı bu soruşturmayı yapıyor. Tutuklamaya sevk ediyorlar ve sonra delil bulmaya çalışıyorlar.”
Tanju Özcan savunmasında ne dedi?
Tanju Özcan savcılıkta verdiği ifadede Bolu’yu Seviyorum Vakfı’nın (BOLSEV) kendisinin başkanı ve mahkeme kararıyla kurulmuş bir vakıf olduğunu hatırlattı.
Özcan, Bolu’yu Seviyorum Vakfı Ticaret A.Ş.’nin de bu vakfın iştiraki olduğunu belirterek, “Bu anonim şirketinin yönetim kurulu başkanı ben değilim. Bolu Bel A.Ş. ise bunlardan farklı olup yüzde 100’ü belediyeye ait olan bir şirkettir. Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim” dedi.
Bolsev Vakfı’nın 2024’te büyük bir huzur evi yapma ve fakir ailelere, öğrencilere, engelli vatandaşlara ve yatalak hastalara yardımda bulunma amaçlarıyla kurulduğunu ifade eden Özcan, şunları söyledi:
“Vakfı kurma kararımızdan sonra ben Bolu Belediye Başkanı olarak birçok yerde bu vakfa yardım yapılabileceğini söyledim. Bilboardlar aracılığı ile halka da çağrıda bulundum. Bolu’nun maddi olarak kazancı yüksek olan şirketlerden, hayır sever olduğunu bildiğimiz kişilerden bu vakfa yardımda bulunmalarını istedim.
“Bunların dışında Bolu ilinde faaliyet gösteren bankalara da marketlere de bu şekilde yardım edebileceklerini söyledim.”
Market yöneticilerine karşı sarf ettiği iddia edilen sözlerin hiçbirini söylemediğini belirten Özcan şöyle devam etti:
“Kaldı ki ben avukat olduğum için böyle bir şeyi bu kadar kişinin içinden söylenmeyecek kadar bilgiye sahibim. Zaten idari tahkikattaki ifadelerde de görüleceği üzere mağdurlardan hiçbiri ifadesinde bundan bahsetmemiştir.”